Başkan Bu Ne!

28 Ekim 2019 Pazartesi , 19:08
Okunma: 1869
0 Yorum

Bir cevabınız var mı?

 

Kıbrıs Haberci Gazetesi  Gizem Özgenç ile bugün telefonla görüştük, 

 

Telefon görüşmesini,  Nivent Kurtuluş kaleminden ilerleyen saatlerde sizlerle paylaşacağız,

 

Önce Gizem Özgenç’in kaleme aldığı yazıyı,  sizlerle paylaşalım.

 

Kaypaklık ve siyasi polemik

“Paçayı kurtarmak” için bir gazetecinin emeğini boşa çıkarmaya çalışarak, emeğe saygısızlık etmeye çalışan “sözde” solcular adına da utanıyorum…

Aslında tanıştığıma, hitabına, bizi karşılayışına ve naifliğine hayran kalmıştım… Kısa ama keyifli bir sohbet gerçekleştirmiştik… Kıbrıs’a dönecek ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’le yaptığım röportajı gazetemde yayınlayacaktım… Öyle de yaptım…  Ne olay oldu ama!!! Ne kıyamet koptu böyle!!!  Ne komplo kurmamız kaldı, ne paralı yayın yaptığımız, ne yalancılığımız!!!

Ne dedi Tunç Soyer? “Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakalım”… “Sadece Türkiye değil, tüm taraflar ada halkını ezmemeli” diyordu…  Buraya kadar her şey doğru ve etik… Soyer’in buradaki söylemlerinin adadaki iki toplum adına yüreğinden süzülerek sarf edilmiş olduğunu hissetmiştim…  Kelimesi kelimesine de yazdım…

Meslek yaşamımda bir ilki daha yaşamış oldum… Daha doğrusu ilkleri!!!  Bir şekilde bizim haber Türkiye medyasına bomba gibi düştü…  Bazı basın kuruluşları tarafından çarpıtılarak verildi ve olanlar oldu…  Neticede Sayın Soyer, gelen olumsuz tepkiler karşısında, “Söylediklerim buradaki bazı gazeteciler tarafından çarpıtıldı” demek yerine ortaya doğru olmayan bir iddia attı… O açıklamaları üç yıl önce Kıbrıs’ta bir gazeteci grubuna yapmıştı…  Peki, biz neden üç yıl sonra ortada hiçbir şey yokken bunu yazalım ki?  Soyer’le yaptığım kısa söyleşinin tüm detayları tarihi ile birlikte gazetemizin web sitesinde yayınlandı… Buna mecbur kaldık…  Sevgili Soyer’den çok daha dik bir duruş sergilemesini ve doğruları söylemesini beklerdim ya da en azından saptırılan haberlere tepki vermesini… Birtakım cenahlarda bu röportajın farklı taraflara çekilerek siyasi polemik malzemesi yapılmasını kınamasını…

İşin daha da üzücü yanı, Sayın Soyer’in buradaki aracılarla benim bu yazıyı üç yıl önceye dayandırarak yaptığımı açıklamamı istemesi oldu… Bunu kendisi mi istedi yoksa Kıbrıs’taki dostları kendi kafalarına göre mi talep etti, onu bilmiyorum…

Ne beklediniz ki? “Evet, Soyer bunları söylemedi, biz hiç işimiz yoktu da komplo kurduk”  dememizi mi? Yalan söylememizi mi?  Bugüne kadarki meslek yaşamımda gazeteciliğimi aynı zamanda karakterimi de zan altında bırakacak böylesi bir durumla ve sonrasında daha da çirkinleşen olgularla hiç karşılaşmadım…

Dün söylediklerinin bugün arkasında duramayanlar adına üzgünüm… Oluşan baskıya boyun eğmek zorunda kalarak, her şeye rağmen çark etmeden dik duramayanlar adına hayal kırıklığı içindeyim… Duruş bozukluğu yaşayanlar adına hayrete kapılmış durumdayım…  “Paçayı kurtarmak” için bir gazetecinin emeğini boşa çıkarmaya çalışarak, emeğe saygısızlık etmeye çalışan “sözde” solcular adına da utanıyorum… 


Etiketler:

  • Başkan,
  • Bu,
  • Ne!,