Dava sonuçlandı..,

7 Haziran 2018 Perşembe , 20:01
Okunma: 1589
1 Yorum

Diyebilir miyiz!

 

Bugün 6.Asliye Hukuk Mahkemesinde, hakkımızda açılan dava sonuçlandı,
 
Konuya ilişkin haberi yapmayacaktım,
 
Ancak Ben TV Haberde Erol Yaraş tarafından yapılan açıklamada,
 
 "Adalet yerini buldu. Adalete zaten güvenim tamdı. Bu tazminatları da daha önce açıkladığım gibi hayır kurumlarına bağışlayacağım" ifadesini kullandı.
 
Davanın daha temyiz aşaması var,
 
Bugün duruşmada, dava konusu ile ilgili bir dosya verdim,
 
Mahkemeye verdiğim dosyayı noktasına virgülüne dokunmadan paylaşıyorum.
 
 
TC

6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

 

2016/185

2016 yılından bugüne mahkemenizde davamız görülmekte, duruşmada kendimi savunma fırsatım sınırlandırıldığından yazılı olarak savunmamı vermek zorundayım.

 Açıklamalarım;

1-Dava konusu dosyada “Kısaca izah ettiğimiz gibi, müvekkil ve Nur Yaraş evli olmakla birlikte birbirlerinden farklı alanlarda faaliyet göstermektedir. Ve Narlıdere'de inşa edilen çiftlik evi müvekkile ait bir yer değildir. Ancak, iş bu davada davalı olan internet gazetesi imtiyaz sahibi olan davalılar. hem bu gazetelerde yaptıkları haberler hem de kendi köşe yazılarında şahsen yazdıkları ile müvekkille ve gerçekle ilgisi olmayan olayları haber yaparak, müvekkilin saygınlık ve itibarına zarar vermeye çalışmaktadırlar.”

İfadesi yanlıştır. 22 Kasım 2001 kabul tarihli 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 de yürürlüğe girmiştir. Bu kanundan önce eşler arasındaki yasal mal rejimi mal ayrılığı iken, bu kanunla birlikte eşlerin tabi olduğu yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma” olmuştur. Dolayısıyla bahse konu yerin paydaşı Erol Yaraş’tır.

Ayrıca, dava açıldığı dönemde, yazılarımın hiçbir yerinde Erol Yaraş ifadesi de kullanmadım.

“28 haziran 2015 Bu Bina kime ait bilmiyoruz.” Haberimden anlaşılacaktır. Ayrıca bu yazıma mahkemeniz tarafından erişim engeli gelmiştir.

Bu internet sitesi (http://www.gaze-temiz.com/bu-bina-kime-ait-bilmiyoruz/HaberDetay/1533) Aşağıdaki kararlara istinaden 5651 sayılı Kanun uyarınca Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından erişime engellenmiştir.

Yazılarım incelendiğinde, ne şeref ne de hasiyetine dokunacak tek bir cümlem yoktur.

Yine yazılarım incelendiğinde, dava konusu yerin sahiplerine yönelik tek bir satır bulamazsınız, Temiz İzmir Derneği Başkanı olmam sıfatımla tüzüğümüz gereği bizler kişilere yönelik yazı yazmayız. Bizler kamu kurumlarının yaptığı olumsuzlukları yasa ve yönetmeliklere aykırı tesis edilen işlemleri kaleme alırız.

2- Dava konusu yerin bağlı olduğu Narlıdere belediye başkanı tarafından da yazdığımız yazılara konu tazminat davası açılmış. Davanın reddi ile sonuçlanmıştır.

3- Davalı avukatı tarafından kaleme alınan “..,başlığı altında (ek-7), yine resmi kurumlardan gelen cevapların doğru olmadığı yönünde bu konuda tek yetkili otorite kendisini görerek bir yazı kaleme almıştır. Yazı ekinde Tarım İl Müdürlüğünden gelen yazı cevabını da sunmuştur. Yazı da Tarım İl Müdürlüğü ruhsat konusundan kendisinin yetkili olmadığını belirtip son cümlede “...meri mevzuatımızda meyve ağaçlarının kesimini kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır” demektedir. Davalının kendi yazısı ekinde yer alan bu cevap bile davalıların aylardır saldırı konusu yaptıkları koruma altında ki ağaçların kesildiği haberinin bir safsatadan ibaret olduğunu göstermektedir.”

Ekte (1) sunduğum resim incelendiğinde kesilmiş ağaçlar görülecektir. Dolayısıyla yalan haber yapmadım Mandalina ağaçlarının kesimi için kısıtlayıcı hüküm bulunmadığını içeren yazıyı da haberimin içine koydum. Dolayısıyla yanlı ve taraflı haber yapmadığımı açıklayan bir belgedir. Ayrıca mandalina ağaçları bir tesis için heba edilmesine hala karşıyım çünkü bir ağacın yetişmesi yıllar almaktadır.

EK (2)  ve EK (3) sunduğum görüntüleri haberimin içinde de yayınladım. 2012 ve 2015 yılları arasındaki ağaçların nasıl eksildiği görülecektir. Eğer ağaçları korumak suçsa ben cezama razıyım.

 

 

4- Dava dosyasında, “Yazılarda ki sınır m2 ölçüsü bazen 150m2 . bazen 250m2 . bazen de 400m2 olmakta ama davalılar için hiç önemli olmamaktadır. Çünkü amaç gerçeği yazmak değildir.”

Evet bizlerde şaşırdık plan notu farklı yapılan imalatlar çok farklı bizde işin içinden çıkamadığımızdandır. 

EK (4) Evin 247 m2 olduğu vaziyet planında gösterilmekte. 
 
 
EK (5) Satış ilanında ise, 450 m2 olarak gösterilmekte.
 
EK (4) vaziyet planında sökülüp takılabilen prefabrik yapı doğal toprak zeminli diye belirtilmiş.
 
EK (6) At ağılları yapılırken tabanına beton dökülerek yapıldığı ortadadır.
 
 
EK (7) At ağıllarının etrafı sökülüp takılabilen bir yapı olmadığı gibi taban toprak değil betondur.
 
 
5-  Dava dilekçesini kaleme alan Av Meryem Kocabaş "‘MADDE 24.- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hakimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.” Demekte. 
 
6- EK (8) Davacı Erol Yaraş tarafından kaleme alınan “BECERİKSİZLİĞİN ADI DALGIÇ” Ben hiçbir yazımda ne bir belediye başkanı ya da şahıslar hakkında onur kırıcı tek bir satır yazmadım ve yazmayı da aklımdan geçirmedim. Yazdığım yazılar incelendiğinde her bir yazımın sonunda belge ve fotoğraf olmadan yazı yazmadım.
 
 
7- EK (9) işyeri çalıştırma ruhsatı incelendiğinde Çiftlik Evi Köy Evi yazmakta ancak bahse konu alanda ne çiftlik evi nede köy evi vardır.
 
 
8- EK (10) İçişleri bakanlığı tarafından yapılan incelemede eksik yapılmıştır. Etrafı açık üstü kapalı diye bildirilen yerin EK (7) sunduğum resimde etrafının açık değil kapalı olduğu görülecektir.
 
9- EK (11) resim incelediğinde yazdıklarımın doğru olduğu görülecektir. Bu resimde görülen yer çiftlik ve köy evimidir? Plan notlarına tamamen aykırı bir tesistir.
 
 
10- EK (12)Mahkemeniz tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesinden görüş istediğiniz yazıya cevaben her şey uygundur yazısına karşın büyükşehir belediyesine 10.05.2018 tarihli bilgi edinme sorum.
 
 
11- EK (13) Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden gelen yazıda “çiftlik ve köy evi 2 adet üzeri çelik konstrüksiyondan etrafı açık sundurmalarla kaplı olduğu belirtilmiştir.”  Cevap yazısından anlaşılacağı üzere “belirtilmiştir” ifadesi yerinde kontrol edilmediğinin göstergesidir. Kimse yerinde tespit yapmadan yazıları yazmaktalar.
 
 
12- Mahkemeniz tarafından verilen erişim engelinin kaldırılmasını talep ederken ekli dosyada sunduğum 2014/5552 Karar26.10.2017 tarihli Anayasa Kararını sunuyorum. 
 
Sonuç;
 
Mahkemenizden bağımsız bir bilirkişi talep etmeme karşın talebim karşılıksız kaldığını görmekteyim. İsteğimi yineliyorum İmar planına aykırı, plan notlarına aykırı tesisin bağımsız bir bilirkişi tarafından incelenmesini talep ederken, ilgili kurumların verdiği cevaplar doğru değildir. TCK 281 hükmünde açık ve net olarak, 

“ Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme

(1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
 
Yazdığım yazıların sonuna kadar arkasındayım, Takdir Yüce mahkemenizindir diyorum.
 
Nivent Kurtuluş
 
Birazdan görüşmek üzere,

 


Kaynak:

Etiketler:

  • Dava,
  • sonuçlandı..,



  • Yorum yazmak için üye girişi yapınız. veya
  • Misafir - 08.06.2018 12:31:15

  • Cesamin Özkan
  • Erol Yaraş adalet yerini buldu adalete güvenim tamdı zaten demiş. Bu söylemi adaletin ne kadar güvenilir olduğu anlamında nerede konumlandığının kanıtıdır. Ancak adalete an itibarı ile güven duyulmadığının adresi ise muhalefet partileridir. Onunda bir numaralı adresi CHP dir. Bir CHP üyesi olarak bende yargının şuan için adalet dağıtmadığını söyleyenlerdenim. Peki bu gayrimenkulü ile ilgili olarak CHP li belediyeler ne yapmış ?. Yani üzerine düşeni hak hukuk adalet bağlamında yerine getirmiş mi ?. Burada ne var biliyormusunuz çifte kavrulmuş lokum var. Yani bir yandan CHP ye güç kaybettirmek diğer yandan AKP ye güç sunmak var. .Güneş balçıkla sıvanmaz ve sıvamaya kalkanları yakar. Bu dava da er yada geç hukukun üstünlüğünün sağlanacağı bir dava olacaktır. Dik duran yıkılmayacak eğri duran ördüğü eğri duvarın altında mutlaka kalacaktır. bu böyledir ve asırlardır böyle olmuştur.