20.8.2019 12:52:13
Okunma: 1052
0 Yorum

H.Emre Özer
Kemeraltı Kahrediciler Sokağı

 

Kemeraltı dünyanın en eski ve büyük açık pazarlarından bir tanesi.

 
Bu tarihi pazar, güzel İzmir’imizin hala en canlı ve nostaljik yerlerinden biri.
 
Her gün on binlerce insan ya alış veriş için yada sırf bu tarihi mekanda nostalji yaşamak için geliyor ve sokaklarını geziyor.
 
Yetmişli yıllarda çocukken her türlü alış verişimizi ve tabii en önemlisi bayram alış verişlerimizi Kemeraltı’dan yapardık.
 
Büyüklerimiz ellerimizden tutar, ayrıca her gördüğünü istemeyeceksin diye de tembihleyerek, bu kendine has sihirli havası olan  yere yanlarında getirirlerdi.
 
Gezmekten ve alış verişten yorulduğumuzda , çay, kahve ve soğukluk satılan küçük dükkanlara oturur,hem biz hem de büyüklerimiz soluklanırdı.
 
Çocukluğumunda yediğim kazan dibi üstüne dondurmayı hala unutmam mümkün değil.
 
Şehrimizde bir çok AVM açılmasına rağmen Kemeraltı yine de şehrin en canlı merkezi.
 
Gerek İzmirliler gerekse şehrimizi ziyarete gelenler yine Kemeraltı’na uğramayı, şöyle alış veriş yapmasalar da gezinmeyi seviyorlar.
 
Gezmekten yorulanlar, yine eskisi gibi fakat eskiye göre sayıları çok çok artmış çay,kahve içilen mekanlarda soluklanıyorlar.
 
Hisarönü Camisi'ne paralel sokaklardan bir tanesi Kahveciler Sokağı diye bilinen sokak.Hemen hemen bütün dükkanlar kahvehane.Zaten o yüzden kahveciler sokağı olarak biliniyor.Amaç çay , kahve içip biraz dinlemek diye düşünürseniz maalesef yanılırsınız.
 
Daha sokağa adımınızı atar atmaz; Hacivat sakallı, çoğunluğunun kolları tuaf dövmeli, taciz edercesine konuşan,adeta kolunuzdan bacağınızdan tutarak sizi çalıştığı mekana oturtmaya çalışan bir güruhla karşılaşırsınız.
 
Birinden kurtulsanız birine mutlaka yakalanırsınız.O sokaktan para bırakmadan geçmeniz sanki onlara yapılmış bir hakaret gibi sizi ve yanınızdaki arkadaşlarınızı sevimsizce zorlarlar.
 
Hayır dediğinizde yada muhatap olmayıp yanıt vermediğinizde,her manaya gelecek kelimelerden oluşan cümlelerle edepsizlikleri tavan yapar.
 
Söylediklerini ve çirkinliklerini kaldıramayıp tekme tokat kavga etmeniz an meselesi.
 
Artık zorunlu olmadıkça o sokaktan geçmiyorum, konuştuğum arkadaşlarım da.
 
İşin ilginç yanı çevre esnaf da bu utanmazlardan çok şikayetçi.
 
Çünkü insanlar o taraflara gelmek istemiyor.
 
Ayrıca nedir bu, bağıra bağıra fal bakmaya çağırmaları?
 
Fal; hem kutsal dinimizce büyük günah değil midir?Allaha şirk koşmak değil midir?Ayrıca ,yasalarımızda da falcılık,üfürükçülük yasak değil midir?
 
Bu utanmazlar, ulu orta insanları taciz ederek ve hem dinen hem de yasal olarak yasaklanmış falcılığı hangi hakla oradan geçen insanlara dayatabiliyor?
 
Kimden ve nasıl böyle cesaret alıyorlar?
 
Kemeraltı ,bir takım başıbozuk haramilere bırakılamayacak kadar değerli  ,hepimizin ortak tarihi ve gezmekten,alış veriş yapmaktan keyif aldığımız bir yerdir.
 
Şimdi bazı kamu kuruluşlarını göreve davet etmek isterim;
 
Kemeraltı esnaf dernekleri,İzmir Valiliği, İlgili belediyeler.
 
Lütfen bu çirkinliği durdurun.
 
Başka Kemeraltı yok.

Etiketler: