İBB'nin Meclis Gündemiyle..,

6 Mart 2020 Cuma , 22:11
Okunma: 2177
0 Yorum

süresi değişen ihalesi!!!


İzmir büyükşehir belediyesi Mart meclis gündemine gelen bir madde;

“Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı Tanıtım Şube Müdürlüğüne ait tanıtım alanlarının gelir getirmesi amacıyla 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında (3 yıl - 36 ay) üç yıl süre ile ihale yoluyla kiraya verilmesi planlanmış olup, yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda, Belediyemize ait tanıtım alanları işinin devamlılığı ve kamu yararı düşünülerek 10 (on) yıl süre ile kiraya verildiği takdirde daha fazla gelir elde edileceği kanaati doğrultusunda, söz konusu işin 10 (on) yıl süre ile ihale yoluyla kiraya verilmesi hususunun görüşülmesi. (Basın Yay. ve Halk.İlş.Dai.Bşk.E.58920)”
 
Üç yıl süreyle verilen ihale, meclis kararı ile10 yıl olacak,
 
RANT BÜYÜK !
 
İhalenin 3 yıldan 10 yıla çıkartılması, piyasa koşullarına aykırı!
 
3 yıl bile fazla 2 yıl olmalı,
 
Bunların bir yatırımı yok!
 
Her şey hazır değil mi?
 
Sistemi bir kişiye kilitlenecek,
 
İstanbul’dan bir firmaya verilir mi?
 
Bizce verilir, iki harfli bir firma olursa da şaşırmayız!
 
Bu konu ile ilgili Ekşisözlükte enteresan bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyoruz.
 

öncelikle güleryüzlü, medeni bir insan ve bu özelliği, tıpkı izmir gibi..

fakat bunlar yetmiyor.

çünkü, izmir gibi bir kenti yönetebilmek için, her şeyden önce izmir'i gözü dönmüş rantçıların tecavüzlerinden korumak gerekiyor.

çünkü yönettiğiniz kente para uğruna tecavüzü serbest bırakırsanız, yaptığınız hiçbir şeyin değeri kalmaz.

mesela;

açık hava reklamcılığı adı altında, ilçe belediye başkanlıklarına rüşvet vererek kentin "uygun gördükleri" her yerini reklam panolarıyla dolduran ve çok kısa bir sürede akıl almaz paralar kazanan bir avuç uyanığa, yol vermeyeceksin..

örneğin;

bayraklı'dan altınyol'a girerken bir bakıyorsun, adam iki adet boruyu dikmiş yolun kenarına, koymuş üstüne reklam panosunu kafasına göre, gelsin paralar..

karşıyaka'ya ilerliyorsun, sağda bir gecekondu, üstünde yine kocaman bir reklam panosu, gelsin paralar..

mavişehir'e geliyorsun, tam göbeğinde bir seramik satıcısının tek katlı satış mağazası, çatısının üç cephesi birden, caddeye bakan cephesinin ise tamamı boylu boyunca dev gibi reklam panosu, gelsin paralar..

çevreyolundan forum bornova yönüne giriyorsun, forum bornova sapağında ve saptıktan sonra tam karşında, insanı kör edecek parlaklıkta, iki adet led ekran, gelsin paralar..

gaziemir yönüne gidiyorsun, optimum'un karşısında, yolun kenarında, bir dev ekran daha, gelsin paralar..
havalanı yönüne gidiyorsun, havalanı sapağına gelmeden sağda, her biri dört billboard uzunluğunda yola sıfır konumda, dev reklam panoları, gelsin paralar..

kentin her yeri, 3-5 tane uyanığın milyonlarca lira rant elde ettiği bu gecekondu reklam panolarıyla dolu.

ne yapıyor büyükşehir belediyesi bunlar için ? hiç.

nerede, restoranların tenteleri için kıyameti kopartan kent estetiği kurulu ? uykuda.

bir gidin bakın bakalım, eskişehir'de var mı böyle açık hava reklamcılığı adı altında, ilçe belediyelerine rüşvet vererek, kentin ırzına geçmek..

yok, hiçbir zaman da olmadı.

ayrıca, büyükşehir belediyesi tarafından ihale edilen reklam panolarını alan şirketlerin reklam panolarını da bir saysınlar bakalım, örneğin ihale ile 500 adet pano almışlarsa, kafalarına göre buna yakın sayıda reklam panosunu da kendileri eklemişler mi eklememişler mi ?

aziz kocaoğlu döneminden beri açıkhava reklamcılığı adı altında gerçekleşen bu rüşvet beslemeli rezalete, tunç soyer'de seyirci kalıyorsa ki bu olay, çeşme'den aliağa'ya kadar kentin her yerini sarmış, her yerinde var, o zaman ben de sorarım..

insan istediği yere kafasına göre bina yapabiliyor mu ki, bu üç beş kişi kafasına göre reklam panoları dikerek her yıl milyonlarca lirayı cebe indirebiliyor..

milyonlarca lira derken, abarttığım da zannedilmesin..

bugün izmir'de yılda 60 bin lira kira alabilmeniz için, en azından 1.5 milyon liralık bir daireniz veya dükkanınız olması gerekli..

ama bu uyanıklar; rüşveti, yapımı ve sadaka mahiyetindeki "işi kılıfına uydurma harcı" dahil, maksimum 30 bin liraya maliyetli her reklam panosundan, senede en az 100-150 bin lira kazanıyorlar.

çarpın bu rakamı binlerce reklam panosuyla, görün izmir'in görselliğinin ırzına geçerek, izmir'in sırtından kazandıkları parayı..

özetle, bir belediye başkanının iş yapanı tabii ki makbuldür ve bu yönde, tunç soyer için olumsuz bir şeyler söylemek, en azınan şimdilik doğru olmaz fakat bir belediye başkanının esas makbul olanı, kıçlarına giyecek donları yokken, açık hava reklamcılığı adı altında kent estetiğinin ırzına geçerek çok lüks bir yaşama, en lüks otomobillere ve gayrimenkullere boğulan 3-5 uyanığın reklam panolarını söküp atarak, bu rezalete son verebilenidir.

çünkü rüşvet tabanlı "kılıfına uydurulmuş" yanlışları seyredenin, doğrusu da şüphe uyandırır, uyandırıyor da. 


Kaynak: