Muhittin Başkan Neden..

26 Ekim 2016 Çarşamba , 20:08
Okunma: 1150
2 Yorum

BARANKAYA Tesisleri için gerekeni yapmıyor?

   
BARANKAYA Tesisleri için geçtiğimiz yıldan bugüne, belediyelerle yazışmaktayız.
 
Trajik komik olaylar zinciri ile karşılaştık.
 
Önce Gaziemir Belediyesi yasal işlemleri başlattık dedi.
 
Sonrasında ruhsat çalışmalarımız başladı dedi.
 
Sonrasında pardon bizim sınırda kalmıyor dedi.
 
Böylelikle 6 ay gibi bir süre geçti.
 
Bu kez Karabağlar Belediyesine sorduk, o dedi, bu dedi aradan, bir yıl geçti.
 
Karabağlar Belediyesi bugün yanıtladı,  
 
26/07/2016 Tarihli Bilgi Edinme başvurunuza 15/08/2016 Tarihinde cevap verilmiş olup,Zabıta Müdürlüğümüzün 21/10/2016 tarih ve E.8551 sayılı yazısıyla "Ekiplerimizce yerinde yapılan tetkikte söz konusu yerin  Barankaya Hafriyat Taah.Aky.Maden Gıda San.Tic.A.Ş ünvanlı işletme olduğu belirtilmiş ise de 3962/31 Sokak No:6  sayılı yerde Ginal İnş.Harf. nak.taah.ve Bet Mam.San.Tic.Ltd.Şti. tarafından depo (şantiye sahası) olarak kullandığı tespit edildiğinden söz konusu işyerinin ruhsatsız faaliyetinden dolayı 2005/9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6.maddesine istinaden yasal işlemlerin başlatıldığı" bildirilmiştir.
 
Yasal işlemler Encümen Kararı ile çoktan başlamıştı. Şimdi yeniden sil başa mı döndük?
 
Kırk yıllık Barankaya oldu, GİNAL oldu diye mi?
 
Bilmezler mi, bizim için ha Barankaya, ha Ginal fark etmez, bu alan üzerinde yapılanlar KAÇAK MI, DEĞİLMİ?
 
Biz ilgilendiren kısmı odur!
 
Üzerine basa basa burası Barankaya değil denilince, bir bakalım Ginal firması kiminmiş diye, bir inceleme yaptık.
 
Karşımıza aynı soyadlı kişiler çıktı. Adresleri sorgulayalım dedik. Adreslerde aynı, ufak bir farkla 286/7 sokakta bulunan firmaların bir 286/7 diğeri 287/7 Sokak numaraları da aynı.
 
Biz bir konuyu yazarken öyle çalakalem yazmayız hala öğrenemediniz mi?
 
Diyelim ki ayrı firmalar hiç kan bağları da yok. Lakin KAÇAK!
 
Değişen nedir?

Barankaya seçkin bir firma büyükşehir ve diğer belediyelerin ihalelerine girer, ismi lekelenmesin diyorsanız bilemeyiz.
 
Lakin yıllardır bu firma ihalelere girmesini biliyor da, neden kendi yerine ruhsat almayı bilememiş
 
Gelelim yıllarını büyükşehir belediyesinde geçirmiş Muhittin Başkan'a soruyoruz;

“Yapı Kontrol Müdürlüğünce incelenmiş, Müdürlüğün 21/03/2016 tarih ve 1368 sayılı yazısıyla "İzmir İli, Karabağlar İlçesi, 258,259 ve 260 parselin arşivlerinde ve yerinde yapılan inceleme sonucunda 3194 sayılı İmar Kanununa göre yasal işlemlerin başlatıldığı"
 
14.04.2016 ve 02.06.2016 tarihinde Karabağlar Belediyesi Encümen kararları alınmış.
 
Encümen kararında; “17.770,24 TL idari para cezası, mühürleme tarihinden sonra bir ay geçmesine rağmen yapı sahibi tarafından ruhsata bağlanamadığından, 3194 sayılı Yasanın 42. Maddesine c fıkrasına istinaden mükellefiyetine, yerine getirmediği için 3.161.42 TL idari para cezası ve ruhsatsız olarak yapının mal sahibi tarafından yıkılması.” 
 
Nisan ayından bugüne neden BARANKAYA Tesisleri dimdik yerinde durabilmekte?

İzmir Büyükşehir Belediyesi 1/1000 ölçekli planda Aziz Kocaoğlu tarafından imzalanan planda, Barankaya Tesislerinin bulunduğu alanın, AĞAÇLANDIRILACAK ALANDA kaldığı belgelenmiştir.
 
Üstelik bu alan hem imar kanuna aykırı hem de Zeytin Koruma Kanunu'na aykırı.
 
Muhittin Başkan Sevgili Eşi Fügen Hanım’a da sormadı mı?
 
Fügen Hanımı imar mevzuatını çok iyi bilen biri olarak bilmekteyiz.
 
Barankaya tesisleri daha ne kadar korunacak çok merak etmekteyiz.
 
Biz elimizden geleni yaptık bundan sonrasını İçişleri Bakanlığı bilir diyoruz.
 

 


Kaynak:



  • Yorum yazmak için üye girişi yapınız. veya
  • Misafir - 29.10.2016 21:38:16

  • Cesamin Özkan
  • • Nasıl oluyor da halka, kamuya hizmet adına halkın oylarıyla seçilen bir belediye başkanı, çevreye ve halka zarar üretme adına iş yapanlara karşı böyle top çevirip duruyor. Bu, ideolojisi sağ olan partilerde doğal olabilir ancak sosyal demokrat bir belediye başkanının hele de CHP gibi bir partide göreve gelmiş bir başkanın olduğu belediye yapısında olmaz olmamalıdır. Bir çok kişi parti fark etmiyor işler hep aynı diyor tabi ki. İşte bu ağızlara bu tür sözde CHP li unsurlar tarafından taban malzeme oluşturulmuş oluyor. İşte defalarca söyleyip duruyoruz ya CHP içerisinde CHP ile ilgisi bulunmayanların CHP ye ve dolayısı ile Türkiye’ye ne kadar çok maliyet yaşattıklarını. Ve defalarca dile getirdiğimiz gibi bu tür kişiler ve onların yapılarını parti içerisinden söküp atmak parti sorununun ötesinde ulusal sorundur. Onun içindir ki ivedilikle Aziz Kocaoğlu başta olmak üzere onun etrafında toplanmış olan son derece ülkeye sorun üretme adına, sorunların çözümünün güçleştirilmesi ve ötelenmesi adına işlevleri olanları parti içerisinde tutmak sakıncalıdır...Olaya bakın burnunun dibinde bir firma yasal olmayan davranışlar gösterecek, bu yasal olmayan davranışlarından kaynaklı doğal olarak çevreye zarar üretecek sende acz içinde bahaneler üreterek bu duruma seyirci kalıp top çevirip duracaksın. Bu bağlamda CHP için bu kişileri parti ile ilişkilendirmelerini önlemek, bu kişiler içinde kendilerine uyumlu siyasal yapılara doğru yol almaları herkes için yararlı olacaktır. Bana göre Aziz Kocaoğlu zaten iyi ilişkiler içerisinde olduğu AKP ve onun başbakanı ile zaten uyumlu olmasından kaynaklı olarak önümüzdeki dönemde kendisini ve o PM de dikte ettirdiği başkanları ve başkan olamayan adaylarını da alarak blok halinde AKP ye katılmalıdırlar. Burada çekinecek utanılacak bir durum yok herkes kimyasının gereği ne ise onu yaparsa çok daha saygın olabilir. Zaten CHP içerisinde ve İzmir halkı için tükenmişlikleri çok açık. Böylece bir takım izlerde bir birine karışmamış olur…CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun başkanlığa gelmesi, partiyi toparlaması ve henüz yeni yeni parti çerisindeki İzmir gibi kronikleşmiş sorunları dahil olmak üzere bir çok kronik hale gelmiş sorunların üzerine gitmek operasyon yapmak durumuna yeni ulaşabilmiştir. Aziz Kocaoğlu ve benzeri sorunlar işte o geçiş döneminin ilk iki safhasının koşulları sayesinde gündemde kalmış olanlardır. CHP tabanının ve tabana katılım potansiyelinde olan partili olmayıp CHP ye oy verme kararsızlığının kenarında gidip gelen seçmen katmanlarını kazanarak iktidara yürümenin yolunu yakalamış olacaktır. İki tehlike vardır bu yol üzerinde, birincisi YSK nın seçim dönemindeki yasal sorumluluklarını bağımsız bir şekilde yerine getirmemesi, ikincisi ise Aziz Kocaoğlu gibi unsurların Büyükşehir başkanlığını üç dönem kapatmış olmalarından ve konumun sağladığı olanakları bu süreci tökezletecek, Kılıçdaroğlu’na karşı önleyici eylemlerde bulunma olasılıklarıdır.. Sayın Genel Başkan başta olmak üzere genel merkezin ve İzmir deki CHP nin eski yeni gerçek CHP lilerinin bu anlamda dikkatli olmaları önemlidir. Gerçi rüştünü CHP li ve başarılı yerel yönetici olamama adına kanıtlamış olanlardan yana kimsenin tavır almasının olamayacağı da açıktır. İzmir’i AKP yandaşı holdinglerin AVM cennetine dönüştüren, hemde bunu halka rağmen yapan, kafasına göre ürettiği olumsuz projeleri ile İzmir’e hem kaynak hem zaman kaybettiren şu anki büyükşehir belediyesinide onun yavru şubelerinide ne İzmirli nede CHP liler istemiyorlar hemde çoktan beri. CHP bu tarz düşünen ve çalışan kişilerin boy attığı yer olmayacaktır artık. Buna İzmir’inde CHP ‘ninde Türkiye’ninde tahammülü kalmamıştır artık. CHP de atağa kalkarak iktidara doğru yol almasının startı, Aziz Kocaoğlu ve onun etrafındakileri partiden soyutlayıp ayrıştırarak verilmiş olacaktır. Bakın inanın bu iktidara koşma startı söylemini bile onlar küçümserler ve inanmazlar inanmak istemezler. Çünkü onların küçük ama onların olan iktidarları CHP nin sınırlı bir güç içerisinde kalması ile olanaklıdır. Aynı durum aynı tutum ve davranış genel merkezdede vardır. Bir takım unsurlarda genel başkanın sınırlı seviyede kalmasını, daha fazla başarılı olmasını kendileri için düşledikleri genel başkanlık için istememektedirler. Ancak artık bitti bitiyor, bu tablo 11. Katta ve orada bu tarz CHP zararlılarına çalışan yereldekiler için CHP de kirli deniz bitmiştir,,artık Türkiye’nin özlediği susadığı halkçı iktidar için bunu halkımıza koşulsuz sunacak CHP ye su kadar gereksinim doğmuştur ve bu görev CHP ye dayatılmıştır. Bence bu yolun önünde yıllardır engel olmuş olanlar ve olmaya devam edenler, kendi inisiyatifleri ile bu yolda engel olmaktan kendilerini çıkartmanın tercihini yapmalıdırlar. Yoksa geleceğin Türkiye’sinde iyi anılmamış olacaklardır.
  • Misafir - 26.10.2016 23:51:10

  • Cesamin Özkan
  • Bu tarz çalışmalar,uygulamalar sağ patentli partilere ve özellikle halk karşıtı çalışma temelli sağ ideolojini en çarpık olanının prim yaptığı AKP gibi partilere yakışır ve uyuşur. Eğer CHP çatısı altında göreve gelen bir başkanın tarzı benzerlik gösteriyorsa o zatın parti içerisinde tutulması CHP için büyük yanlış vede önemli olumsuzluklara neden olacak bir tutumdur. Bu başta Aziz Kocaoğlu için öncelikli ve acil olandır. Burnunun dibinde bir firma yasal olmayan davranışlar gösterecek, bu yasal olmayan davranışlarından kaynaklı doğal olarak çevreye zarar üretecek sende acz içinde bahaneler üreterek bu duruma seyirci kalacaksın. Eğer AKP ye eşdeğer bir yapının adamıysa ve o yapının içinde bulunan bir zat ise CHP mensupları eyvallah adam kimyasını salgılıyor der. Ama bu salgıyı CHP içerisinde etrafına saçıyorsa o zat her CHP li vede CHP li olma adayı olan her yurttaş adama sorar bu ne turşu bu ne lahana diye sorar. Sorunun muhatabı gayda almayabilir, yani kimyam bu der işin içinden çıkar. Ancak önemli olan kullanmış olduğu siyasal yapının tutumudur. Yani CHP nin böylesi durumlardaki çok net ve kararlı duruşu çok önemlidir. Örgütleri örgüt yapanda zaten ilkelerindeki kararlı duruşu ve asla taviz vermeyişinde yatar. Partinin özünü sulandıranlara fırsat verildiği an işte sonuç İzmir'de, dolayısı ile Türkiye'de yaşanmakta olan içler acısı durum olur. Olumsuz bir iktidar karşısında kendisini kanıtlama olanağı olan bir partidede yapılanlar iktidardakinin benzeri olursa o zaman ülke için alternatif olması gereken bir parti en önemli ve en avantajlı ilinde işte böyle her geçen gün güç kaybeder. İzmir de işte Aziz Kocaoğlu ile bu başarılmış, CHP ülke ölçeğinde önemli sıçramalara neden olacak güçlenmesini güçsüzlükle trampa etmiştir. Balık baştan kokar demiş atalarımız. İzmir'de balık baştan kokmuş ya işte o yaşanıyor. Kokuşmuş balıkları mutfağınızda tutmayacaksınız o zaman. CHP nin de zaten İzmir için almış olduğu karar da bundan ibarettir.