08.01.2015 23:03:04
Okunma: 3445
2 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Alenen suç duyurusunda bulunuyorum.

 

 “Anayasa Mahkemesini tanımıyoruz.” Dediler. 

Haşim Kılıç’ın başkanlık yaptığı Yüce Divan’a güvenmiyoruz.” Dediler.
 
“Arkadaşlarımızı Anayasa Mahkemesinin ellerine mi vereceğiz.” Dediler.
 
“Haşim Kılıç’ın başkanı olduğu mahkeme bize itimat vermiyor.” Dediler.
 
“Anayasa Mahkemesi’nin kendilerine tuzak kuran sistemin ana unsuru olduğunu öne sürerek, 'Yüce Divan'a güvenmiyoruz, yolsuzlukları kendimiz temizleriz.” Dediler 
 
Bu ve buna benzer eylemlerin hepsi Anayasa ihlali değil midir?
 
Siyasi parti ve siyasi partiyi temsil eden parti yöneticileri tarafından söylenirse de partiyi bağlamaz mı, partiyle ilişkilendirmez mi?
 
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının takibe alıp soruşturma açacağı bir suç teşkil eder.
 
Siyasi partiler kanuna ve anayasaya aykırılık sebebiyle aynı lafları kişiler söylerse yani gazeteciler, vatandaş söylerse de suçtur.
 
O zaman da, Cumhuriyet Başsavcıları harekete geçmek zorunda değil midir?
 
Söz konusu bu durum, TCK ilgili maddelerinin ihlali söz konusudur. 
 
Yani mahkemeye, mahkeme heyetine hakaret diye adlandırılmaz mı? 
 
Anayasa Mahkemesine, Yüce Divan sıfatıyla mahkeme hükmünde olan, en üst yargı mevkisini ifade eden Anayasa Mahkemesine bu şekilde saldırı TCK göre suç değil midir?
 
Gazetelere ilan verilerek bu suçu işleyenler oldu.
 
Türkiye’de hukuk durdu ise, ne Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında ne de, Cumhuriyet Başsavcılıklarında konu ile ilgili bir “TIK” işitmedik.
 
Hukuk sadece durmamıştır, hukuk mantığı tersine dönmüştür. 
 
CHP ve MHP yöneticileri, benim bir vatandaş olarak gördüğümü görmüyorlar mı? 

Savcılar veya Yargıtay Başsavcıları re’sen harekete geçmedi ise, suç duyurusu müessesi var hatırlatırım.
 
Lafa gelince hukuk herkese lazım demiyor muyuz!
 

Etiketler:

Misafir - 09.01.2015 12:53:44

  • Erdal Karademir
  • Kutluyorum sizi Nivent Hanım.
  • Misafir - 09.01.2015 11:10:15

  • E.K
  • Kutluyorum sizi...
  • Yazarın Diğer Yazıları