07.01.2014 21:58:19
Okunma: 5200
3 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
CHP kendi gücünün farkında değil!

Gece yatmaya korkar olduk, güne yeni operasyonlarla kalkıyoruz, şaka gibi. İnsanlar artık güvenlerini yitirmiş durumda.

Hükümet yolsuzluklarla mücadele edeceğiz dedi halk güvendi alternatifsizlikten oy verdi.
 
Şimdi Ana Muhalefet Partisi, hükümet yolsuzluklara batmış diyor, yine halk alternatifsizlikten oy verecek.
 
Durgun havada, yelkenleri doldurmak neredeyse imkânsızdır. Yedek güce ihtiyaç vardır motorlar devreye girer.
 
Şimdilerde hava durgun değil adeta patladı, neden hala yedek güçlere ihtiyaç duyulmakta.
 
Neden kendi içinden birileri ile yola devam etmek yerine alternatif güçler aranmakta?
 
CHP kendi başına bir güç değil midir?
Ülke yolsuzlukların içine gömülmüşken neden haklarında soruşturmalar açılmış, hatta partiden yolsuzluk yüzünden atılmış kişilerle yarışa girmekte.
 
AKP, MHP, Anavatan gibi, başka partilerden başkan avına çıktı?
 
CHP neden, kendi gücünün farkında değil?
 
Kemal Kılıçdaroğlu’nu halk elinde kırmızı yolsuzluk dosyalarıyla hafızalarına kazınmışken, neden böylesi hatalar yapmakta?
 
Nedir Kılıçdaroğlu’nu zorlayan, hangi güç bilinmezlere doğru yol aldırmakta?
 
Halk bir çıkış aramakta, hangi nedenden dolayı halkın uzattığı eli tutmamaya kararlı?
 
Yolsuzluklarla ilgili dosyalara bu kadar hakim olan Genel Başkan neden kendi kapısının önüne bakmaz!
 
Yok mudur, Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını, gerçek anlamda taşıyacak belediye başkan adayları.
 
Anlamak, istiyorum anlayamıyorum. Yoksa sarışınlar aptal olur gerçeği ile yüzyüzemiyim.
 
Ben İzmir’de yaşıyorum, diğer illerde olan yolsuzluk, vurgun gibi olayları sadece izliyorum, sizler gibi ah vahlar ediyor, kimi zamanda alıp başımı gideyim diyorum.
 
Kendi ilimde yaşadığım olaylara bakıyorum, her gün bir yaşıma daha girdim diye, diye yaşlanıyorum. Çünkü birebir dosyalara hakimim.
 
Dostlarım, sana ne diyor, bu bugünün olayı değil böyle gelmiş böyle gider diyor. Anlayamıyorum.
 
Kimi zaman, hırsımı alamayıp, CHP Genel Merkezi Genel Başkan Yardımcısına olayları anlatmak için arıyor not bırakıyorum. Arandığımda ise “Siz HAFİYEMİSİNİZ” sorusuyla karşılaşıyorum.
 
Her gün mücadeleyi bırakma kararı alıyor, sonra vazgeçiyorum. Yaptığımız hizmetlerin karşılığını, “Ak Parti Uşağı” olarak adlandırılıyorum, ya da derneğe kadar gelinip Süleyman Gencel tartaklanıyor.
 
Şaka gibi, elbet madalya beklemiyoruz! 
 
Oysa bizler sadece CHP Belediyeleri için özellikle dosya hazırlamıyoruz, bizleri takip edenler bilir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan imar planları, maden ruhsatları, EXPO Harcamaları sorgumuz hala devam etmekte.
 
Üstelik kent adına yapılan mücadele için kendi cebimizden harcamalarla yapıyoruz. Bir Allahın kulu da çıkıp yardımcı olalım demiyor. 
 
Ben ülkemi seviyorum. Ya siz?
 
Gelelim gelecek günlerde, İzmir Büyükşehir Belediyesi davalarına, “çete davası” değil, onun dışında gelişen davalardan bir kısmını bugün sizlerle paylaşacağım.
 
İddialara göre; Torbalı’da görülmeye başlanan İZSU davası 24 Ocak’ta yeni celsesi görülecek. Bu davada 2 arıtma, biri Torbalı Atık Su Arıtma, diğeri Ayrancılar Atık Su arıtma Tesisi İhaleleri ile ilgili. Subaşın’da yapılan Kanal Projesi ihalesi de dava kapsamında. Torbalı’da görülmeye başlanan davada İZSU Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Kocaoğlu olmasına karşın davalarda adı geçmemekte. 
 
Yine iddialara göre, İzmir Adliyesinde, İZSU ihaleleri ile ilgili, Şeytan Deresi, Malama Deresi, dere ıslah inşaatı ihalesi için Pazartesi günü adliyede dava görülecekmiş.
 
İZSU Genel Müdürü bir hafta rapor almış davaların çokluğundan mı bilinmez!
 
Daha işleme konulmamış sayısız soruşturma İzmir Adliyelesi’nde beklemekte.
 
Bu davaların birinden, ya ceza alınsa.
 
Neden, Kale olarak adlandırılan bir kent riske atılmakta, hala anlamış değilim.      
 

Etiketler:

Misafir - 09.01.2014 14:14:50

  • Misafir karşıyaka
  • Nivent hanımı Izmir şehri ve İzmir'de yaşayan vatandaşlar için yaptıklarından dolayı kutluyorum.
  • Misafir - 08.01.2014 14:44:55

  • Özgür Düşünce
  • CHP'NİN TARİHİ.CHP Atatürk'ün mirasını yedi bitirdi.Chp'nin tarihi darbecilik tarihi.1961 darbesine zemin hazırlayanda ..balyoz,sarıkız,ayışığı..gibi planları yapanlara destek verende Chp.Cumhuriyet mitingleri adı altında insanımıza Cumhuriyeti kötü göstermeye çalışanda Chp.Chp gücünü hiçbir zaman halktan alamadı.Hep halka tepeden bakan jakoben anlayışı benimsedi.İnsanımıza göbeğini kaşıyan adam,bidon kafalı,cahil diyen de yine Chp zihniyeti.Chp'ye ümit bağlamak enerji israfı.Chp kendi içinde demokrasiyi sindiremedi.Ankara'da Mansur Yavaş'ı..İstanbul'da baronların tercihi Sarıgül'ü ..yine İzmir'de baronların yoldaşı Kocaoğlunu aday yaptı.Birileri aday belirliyor Chp'li üyelerde özgür iradelerinin yansıdığını sanıyor.Komik olmayın,aynı espriyi Chp tarihi boyunca görüyoruz..sıktı artık.Herkes hürdür istediği sivil toplum kuruluşuna üye olmakta.Ama soruyorum;Kocaoğlunun masonluğunun adaylığında etkisi yok mu sanıyorsunuz ? Chp adı halkçı..adı cumhuriyet ama gerçekte hiçbir zaman ne cumhuriyeti nede halkı kabullenip benimsedi.Dayatmacı anlayışın siyasi vücut bulmuş hali bana göre.Çok mu sert yorum yaptım diye düşünüyorsunuz.Söylemediklermi,bildiklerimi yazmadım henüz...eğer yayınlayabilirseniz,kısmetse sonra yazarım.Saygılar.
  • Misafir - 07.01.2014 22:39:17

  • tarçın kokusu
  • eminim dünyanın hiçbir ülkesinde, hiçbir muhalefetin eline iktidarın tozunu defalarca atmaya yetecek bu kadar malzeme çıkmamıştır ve hiçbir iktidar bu kadar yetersiz bir muhalefetle karşı karşıya kalacak kadar şanslı olmamıştır...
  • Yazarın Diğer Yazıları