24.05.2013 10:57:24
Okunma: 4718
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Hala inanamıyorum

 

Aziz Kocaoğlu’nun Diyarbakır’a gidecek haberlerini duyduğumda, şaka gibi gelmişti, son ana kadar böyle bir şeye inanmakta zorlandım. O değil miydi, meydanlarda her fırsatta Atatürk ilke ve inkılâplarından söz eden, her fırsatta İzmirlinin milli duygularını arkasına rüzgâr yapan.

 
“Evet belediye tam anlamıyla çalışmıyor ama kalemizi vermeyiz, bayrağımıza, değerlerimize sahip çıkarız” diye bakıyorduk bizler de…   
 
Şimdi meydanlarda nasıl İzmirlinin yüzüne bakacaksınız? “Hükümetin Kürt açılımına destek vermek için gittim” mi diyeceksiniz?
 
Yoksa Diyarbakır’da söylediğiniz gibi, ”İzmir’de 70 bin Diyarbakır doğumlu vatandaşımız yaşıyor. Birbirimizi tanıyarak dostluğumuzun, kardeşliğimizin daha da sağlamlaşacağına inanıyorum. İnsanlar birbirini tanıdıkça barış kalıcı olur” açıklaması mı yapacaksınız?
 
Diyarbakır’a gitmeseydiniz 70 bin Diyarbakırlı kardeşlerimizi tanıyamayacak mıydınız?
 
Bu nasıl bir ifadedir.
 
Zılgıtlarla karşılanmışınız, oysa İzmir belediyesinde zılgıtları zaten işitiyordunuz, ne gerek vardı oralara gittiniz?
 
İzmir'in kırsal ve ekonomik kalkınma modellerini yanı sıra kente yapılan projeler ve kentte hayata geçen sosyal projeler hakkında da bilgi vermişiniz, burada bitiremediğiniz projelerinizi mi anlattınız?
 
Siz kiminle halay çektiğinizin farkında mısınız? İsterseniz kısa bir hatırlatma yapayım dedim.
 
"Bizler bu halkın evlatları olarak, bu halkın kendi topraklarında daha iyi yaşaması için, kendi kimliğiyle, kendi diliyle özgür bir şekilde yaşaması için inancına ve kendi değerlerine sahip çıkması için üzerimize ne düşerse yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bunun bedelini ödemeye hazırız. Şimdi 28 Şubat'ın generallerini içeriye tıkıyorlar. Peki 28 Şubat'ta bu generaller toplantılar yaparken ortada görünmeyenler, kaçanlar, gizlenenler bugün 28 Şubat'ın mağduru olarak çıkıp hesabını soramazlar. Rahmetli Erbakan'ın Bingöl'de kullandığı bir cümle yüzünden siyasi hayatına nerdeyse son vermek istediler. Siz ne mutlu Türküm derseniz, buradaki insanlarda ne mutlu Kürdüm der."  
 
Bu sözleri halay çektiğiniz Baydemir, 3 Mart 2013 de söylemiş yıllar evvel değil.
 
Bitmedi devam ediyoruz yazarken içim çekiliyor, siz hiç bunları okumadınız mı?
 
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, polis müdürlerine yönelik sarf ettiği sözlerle gündeme damgasını vurdu. Diyarbakır Valiliği önünde kendisini engellemek isteyen polis müdürlerine yönelik "Alçaklar, Faşistler, Allah belanızı versin" açıklamasına ne diyorsunuz?
 
Bu sözleri polislerimize söylemiş, bunlardan da haberiniz yok muydu?
 
Yazarken içim buruluyor ama hatırlatmakta fayda görmekteyim, halay arkadaşınız Baydemir Nevruz’da konuşmuş: “Nevruz’un barış ve Öcalan’ın özgürlüğünün temeli olmasını umut ediyoruz.”
Başkanım bilmem farkına vardınız mı? Kiminle halay çektiğinizin.
 
Halay arkadaşınız, 2011 yılında 3 toplantı ve protesto eylemi nedeniyle, terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, terör örgütü propagandası yapmak ve 2911 sayı toplantı ve gösteri kanununa muhalefet etmek suçlarından toplam 42 yıl hapis cezasıyla dava açılmış.
 
22.11.2012 tarihinde, “Teröristler belediyeden çıktı” haberlerini okuyunca da bu şekilde irkilmiştim.
 
“Sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden, aralarında Akyıldız'ın da bulunduğu 13 kişi tutuklandı. Tutuklanan bu 13 kişi arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nda ve satın alma biriminde görevli U.T. ile E.H.'nin de bulunduğu öğrenildi. E.H.'nin 2005 yılında Tunceli'de jandarmayla girdiği silahlı çatışmada ölü ele geçirilen Aydın H.'nin de akını olduğu ileri sürüldü. E.H.'nin ayrıca 'suç ve suçluyu övmek ve örgüt propagandası yapmak' suçlarından da poliste kaydının bulunduğu bildirildi.”
 
Bu kişiler belediyeye nasıl alınabildi, sabıka kayıtları alınmıyor mu?
 
İTO Başkanı Ekrem Demirtaş,  Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan, Aliağa Belediye Başkanı Turgut Oğuz, Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı, Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Kınık Belediye Başkanı Süleyman Kaya, Ödemiş Belediye Başkanı Bekir Keskin, Menderes Belediye Başkanı Ergun Özgün, Kemalpaşa Belediye Başkanı Rıdvan Karakayalı, Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin’i kutluyorum.
 
Eğer niyetiniz de, İzmir’de son yıllarda doğu kökenli vatandaşların nüfuzlarının artması ile kaybettiğiniz oyları bu yolla telafi etmek istiyorsanız, beyhude bir caba, siz hiç bir şey yapmasanız da, sadece Atatürk ilke ve inkılâplarına sahip çıktığınız sürece İzmirliden her daim oy alabilirdiniz.
Sırada ne var çok merak ediyorum. Sözlerimi  ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ ile bitirmek istiyorum.
 
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî
bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak
için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
K. ATATÜRK 20 Ekim 1927.
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları