24.04.2013 11:36:23
Okunma: 4390
1 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Ne çektiysek, planlamadan çektik

 
İzmir, İzmir olalı bu kadar planlamadan çekmedi.
 
Mahkemede, bir kısım meclis üyelerinin ifadelerini dinledim, dinleyemediklerimin de ifadelerini okudum, her biri ortak dil kullanmışlar.
 
“Maliklerin kim olduğunu bilmiyoruz” ya da “Gündem maddesinde, maliklerin kim olduğuna bakmıyoruz.”
 
Planlamanın olumsuz görüşüne de bakmıyorsunuz.
 
Peki neye bakıyorsunuz? 
 
Neden plan onamaları konusunda bu denli usulsüzlükler, hukuka aykırılıklar yaşanıyor?
 
Genel olarak hukukçular, plan onama işini idari bir işlem olarak tanımlıyorlar ve yerel yöneticileri de bu şekilde yönlendiriyorlar. 
 
Yani “plan onamaktan dolayı kim hapis yatmış” yaklaşımından ötürü bu iş çığırından çıkmış, kentin her parseli belediye meclislerinde tadilat görür hale gelmiştir.
 
Belediye başkanları savunmalarında, bölgenin bir Metropoliten Aktivite Merkezi'ne ihtiyacı olduğunu, söz konusu plan değişikliğinin bu nedenle onandığını iddia etmektedirler.
 
Oysa hepimizin bildiği gibi, kentin hangi bölgesinin ne tür bir kullanımına ihtiyaç duyduğu konusu ile ilgili yerel yönetim kurumlarına aittir. Böyle bir araştırmayı yapacak olanda ilgili kurumdur.
 
Piyasada tamamen rant amaçlı hazırlanan bir kullanım kararı değişikliğinin, bir eksiği giderdiği düşüncesiyle, onanması en hafif deyimle abestir.
 
Eğer bu durum doğru ise, ilgili idarenin yani belediye başkanı ve belediye meclisinin seçilme sebebi olan görevlerini yerine getirmediği, yönettiği beldenin ihtiyaçlarından bihaber olduğu anlamına gelir.
 
Yargılamayı yapan kişiyle yargılanan kişinin bir husumet olması halinde, yargının eşit ve adaletli karar vermeyeceği düşünülebilinir.
 
Ancak,  buradaki yargılamayı yapan ben değilim özgürce karar verecek olan YARGIDIR.
 
Bu anlamda benim husumetimle ilgili iddialar anlamsızdır. Yani burada beklenen nedir? Aziz Başkan’ın en yakın arkadaşının mı suç duyurusu yapması bekleniyor? O zaman husumet söylemi ortadan kalkacak mıdır?
 
Diğer taraftan meclis üyelerinin bazıları savunmalarında; “İstanbul gibi diğer bazı kentlerde de bu işler oluyor. Oralarda neden dava açılmıyor” söylemleri ile tamamen demagojik,  konuyu amacı dışına çıkarma, dağıtma ve yayma çabası içindedirler…
 
Sözün özü diğer illerde böyle bir dava olmaması, benim duyarlı bir kent vatandaşı olarak bu davayı açmamı engellemez.
 
Kaldı ki, bu tür davaların başka kentlerde olmadığına dair iddianın dayanağı var mıdır? Bunu da takdirlerinize bırakıyorum.
 
 

Etiketler:

Misafir - 25.04.2013 01:09:10

  • Bu davalar başka kentlerde var mı!
  • "Kaldı ki, bu tür davaların başka kentlerde olmadığına dair iddianın dayanağı var mıdır?" Vardır! Eğer Anayasa Mahkemesinin valilerin belediye meclisi kararlarına karşı iptal davası açma yetkisini kaldırmadan önce İzmir Valisi ile İstanbul Valisinin açtığı dava sayılarına bakılırsa dayanak çok net gözükür. Gazeteci olarak lütfen bunu araştırıp açıklayın da herkes öğrensin Sayın Gençel.
  • Yazarın Diğer Yazıları