19.06.2015 20:05:08
Okunma: 3433
4 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
ŞAŞIRDIK KALDIK!

 

Evet nerde kalmıştık,

Yapı İşleri Daire Başkanı Ayşen Kalpalı imzalı yazıda; ”Kullanılan malzemelere ait istemiş olduğunuz teknik dokümanların boyutu e- posta sınırlarını aştığından Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesine göre istenen belgeler yerinde görülüp incelenebilir.”
 
Yazı elime geçer geçmez, belgenin altındaki telefon numarasını aradım ve dün için randevulaştık.
 
Randevu saatinde, yani 13.15 de AKDEMİR PLAZA büyükşehir ek hizmet binasına, Temiz İzmir Derneği Başkan Yardımcısı Hülya Hekimoğlu ve İstanbul’da elektronik şirketi olan arkadaşımın teknik elemanı ile gittik.
 
Makine ve Elektrik Şube Müdürü Turgay Türkyılmaz büyük bir nezaketle bizi kabul etti ve iki teknik eleman ile odasında bulunan yuvarlak masa üzerinde, kalınca bir klasörün içindeki yüzlerce resim ve kullanılan malzemenin özellikleri olan klasör açıldı.
 
Beraber geldiğimiz teknik eleman Ahmet Bey “klasör içindeki resimlere bakacağımıza yerinde incelemenin daha doğru olacağını” söyledi.
 
Makine ve Elektrik Şube Müdürü Turgay Türkyılmaz “elbette daha doğru olur” diyerek odanın içinde bulunan, konusunun uzmanı olan iki kişi ile Gaziemir Fuar Alanına doğru yola çıktık.
 
Belediye ekibinin aracı önde biz arkada, Gaziemir Fuar Alanına girdik. Arabayı park ederken öndeki araçtaki görevli arkadaşlar “çok üzgünüz yolda Ayşen Kalpalı aradı, konulan cihazları gösteremezsiniz” dedi.
 
Bende yeni fuar alanını görmediğimden, bari resim çekeyim diye fuarın kapısına yöneldim. Yönelmez olaydım, güvenlik elemanları yolumu kesti. Bir anda 9-10 kişi etrafımı sardı “fotoğraf çekemezsiniz yasak”  Böyle bir şey olabilir mi İzmir Fuarının fotoğrafı çekilmesi ne zamandan beri yasak oldu diye direttim. Alanda bulunan herhalde onların başları olan beyaz gömlekli iki kişi  “çekemezsiniz” diye üzerime doğru gelince, bak işte çekiyorum ne yapacaksınız dedim.
 
Hülya hanım “ne yapıyorsunuz” diye araya girdi.
 
 
Gerçekten şaşkındım, anlam veremedim. Bizlerin vergileri ile böylesi bir fuar yapılacak ve resim bile çekmemiz engellenecek. Diyelim ki şehir dışından geldim ve fuarı görmek istiyorum fuarı görmek için özel izin mi alınması lazım?
 
Yaşanan arbeden sonra, fuarı yapan yüklenicinin şantiye ofisinde klasör üzerinden başladık kontrol etmeye.  
 
Bilgi Edinme Yasasının bizlere tanıdığı hak ile her bir sayfayı fotoğrafladık.
 
Aziz Başkan meydanlarda “Hangi gazeteci belediyeye girememiş, kime ambargo konulmuş! Daha fazla küçülmeyin ayıptır. Güneş balçıkla sıvanmaz.”
 
Adaletli, dürüst başkanım, ekibiniz yaptığı bu hareketle, Güneş balçıkla sıvandı diyebilir miyiz?
 
İzmir’imize güneş gibi doğan fuar, İzmir’imiz geleceği için atılmış büyük bir adım, bu imalatı düşünen yapan kişileri övmemek mümkün değil. Bu muazzam yapı önümüzdeki 50 yıl İzmir’in ticari hayatına ekonomisine ve dünya ile sosyal entegrasyonuna katkı sağlayacak. Kimse bunu inkar edemez etmemeli.
 
Ancak siyasette hep söylenen ama yapılmayan “şeffaflık”  nerde kaldı?
 
İzmir Enternasyonal Fuarı 17 Şubat 1923’te Atatürk’ün talimatı ile kuruldu. 
 
Atatürk’ün partisinin belediyesinde bulunan, bürokratlar ne yapıyor?
 
Bu bürokratların yaptığı, şeffaflığa aykırı değil mi?
 
Dünyaya açılan böylesi bir tesisin fotoğraf çekimi engelleniyor, şimdi biz hangisine inanalım söylenene mi, yapılana mı?
 
Oysaki biz sadece şartnamede okuduğumuz maddelerde yer alan kablosuz sistem kullanıldı mı kullanılmadı mı diye görmek istedik.
 
Eğer kullanıldı ise kendilerini tebrik edecektik.
 
Ne oldu ki engelle karşılaştık?
 
Yoksa şartnameye uygun olmayan malzemeler mi var?

Ayşen Kalpalı’nın engellemesi Aziz Kocaoğlu’na zarar vermez mi?
 
Ben sizin yerinizde olsam, yaptığım teknolojiyi herkese örnek olsun diye, kullanılan malzemeyi gururla gösterirdim.
 
Şartnameye uygun olmayan malzeme kullanmış olsaydım bende göstermezdim elbet.
 
Aziz Başkanım bu yapılan uygulama maalesef sizin misyonunuza vizyonunuza, fikir özgürlüğüne ve kişilik haklarına aykırı. Otoriter bir yaklaşımla davranılıyor. Söyler misiniz otoriter rejimler hangi siyaset kurumlarında vardır. Benim bildiğim faşizm ve kominizim de var. Var olanı da kınamıyor muyuz?

Eğer biz Cumhuriyetle yönetiliyorsak ve ben yurttaşsam benim vergilerimle yapılan, fuarın hesabını sormak benim vatandaşlık hakkımdır. Hele ki bunu toplum yararına yapıyorsam, bu engelleme nedir?
 
Adını İzmir’den alan Temiz İzmir Derneği, İzmir’in ekonomisine yön veren kişilerin denetiminde olan İzmir Ticaret Odası elektronik sistemleri gurubundan tespit edilmesi için Cumhuriyet Savcılığına Müracaatımızı yapacağız. 
 
Yapı İşleri daire Başkanı Ayşen Kalpalı’ya sorularım olacak;

1-Neden Makine ve Elektrik Şube Müdürü Turgay Türkyılmaz’in izni ile gittiğimiz fuarda güvenlik engeliyle karşılaştık?
2-Yoksa siz nasıl olsa baksa da anlamaz diye, önce müsaade verip sonra yanımızda bulunan teknik adandan dolayı mı verilen müsaadeyi yok saydınız? 
3-Kızınız Gülin Ersembil Kalpalı, Raylı Sistem Yatırımları Daire Başkanlığı’nda çalışmakta mıdır?
4-Damadınız Ercan Ersembil Makine İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı’nda mı çalışmaktadır?
5-Damadınız ve kızınız belediyede çalışıyorlarsa eğer, sınav ile mi bu kadrolara geldiler?
 
Notlarım;
 
İZULAŞ  elindeki VOLVO otobüslerini satıyor mu?
İZULAŞ elindeki araçları ESHOT’A kiralamaya mı başladı?
İZULAŞ küçültülmeye mi çalışılıyor?
 
 

Etiketler:

Misafir - 21.06.2015 11:20:40

  • Cesamin ÖZKAN
  • Bürokratına bak başkanının notunu ver. Heyet karşılanıyor inceleme amaçlı yola belediye yetkilileri ile yola çıkılıyor bir telefon talimatı ile engellenme yapılıyor, buna heyetteki kişiler seyirci kalıyor. Ayşe Kalpalı demekki memurluk adabını, hiyerarşiyi, devletin işleyişi ile ilgili hiç bir şeyi bilmiyor. Yada biliyor birisinin talimatı ile bunları unutuyor. Gelişme v sonuç ne olursa olsun burada muhatap büyükşehir ise koskocaman bu fiyasko bu rezalet önce Aziz Kocoğlunu ve belediyesini bağlar. Dedik ya deveye sormuşlara deren eğri diye oda nerem doğruki demiş. Bu söylemin bire bire örtüştüğü kişi ve belediye ararsanız adres belli Aziz kocaoğlu ve belediyesidir ve alkışlıyoruz...
  • Misafir - 21.06.2015 11:13:12

  • Cesamin ÖZKAN
  • Deveye sormuşlar neren eğri diye oda nerem doğruki demiş. Şimdi bu Aziz Kocaoğlunada bir soralım hangi işin sorunsuz krizsiz düzgün tıkır tıkır başlayan ve devam eden. Bırakın bunları var olan devraldığı tesisleri sistemlerinde içine edercesine onları devre dışı bırakma hobisi var ve kurduğu ekibinde. Çok ilginç . Bakın bir kişi belediyecilik adına beceriksiz olur ama başka bir alandaki hüneri yeteneği becerisi öne çıkar ve elle tutulur hal yaratır. Örneğin Diyarbakır'ın eski belediye başkanı Osman Baydemir belediyeciliği o kadar ön planda tutmazdı ancak partisinin ideoloğu ve yıldızı gibiydi. Aziz Kocaoğluna bakınca belediyeciliği zaten yerlerde sürünüyor, bakalım siyasetçiliğine adamın işi gücü partilileri ile vekilleri ile tabanı ile tepişmek kavga etmek. Hangi rasyonel siyasetçi genel seçimlere bir hafta kala partili vekili ile basının önünde kavga eder hemde bozuk bir ağızla. Ya anlat anlat bitmez de siz haber yaptıkça bizde yazmak durumunda zorunluluğunda kalıyoruz duyarsız kalmama adına. İşte yeni fuar ortada her yönüyle fiyasko zaten.İlk adımı yanlış.Bir üretim ünitesinin, bu mal üretimi olur hizmet üretimi olur ilk önce sağlıklı bir kuruluş yeri seçimi ile işin iyi başlaması sağlanır. Fuarlar çok farklı yapılardır ama en temel özelliği turizm yanının ağırlıkta oluşudur. Şimdi bir turizm kompleksi bu kadar çirkin bir izmir manzarası alan yerdemi kurulur ve bir köşeye sıkışmış alandamı kurulur. İzmir için izmire yakışacak o kadar çok mükemmel fuar alanları varki oralarda çok mükemmel fuar yapılanmasının yanı sıra bir okadarda mükemmel tatil köyü niteliğinde eklentiler yapılarak fuar amaçlı gelen kişiler inanın İzmirde kalma sürelerini yaratılmış olan o mükemmel komplekste uzatırlar. İşte başarılı fuarcılık ölçme kriteride buradadır yani fuar amaçlı gelenleri daha fazla o kentte tutabilmektir. Şimdi bu kriterden bakınca bana söylermisiniz bu fuar şimdiki alanı ile bırakın İzmirde kalma süresini artırmayı gelenlerin hadi hemen gezelim ve dönelim duygusunu uyandırır bir yapısı bulunmaktadır. O nedenle kısmende olsa fuar alanı ile ilgili övgülerinizin asla karşılığı yoktur..Burasının seçilmesi için en başarısız ve en uygunsuz yer seçimi yarışması yapılarak ancak böyle bir yer tespiti yapılır. Bu ilde Aziz Kocaoğlu belediyenin başında olduğu sürece ne İzmir kazanır ne CHP ve dolayısı ile nede bu güzel ülke. Nitekim tüm veriler tüm göstergelerde bu tabloyu onaylamaktadır. Bir firmayı mali açıdan algılamak durumunu anlamak için bilançoları vardır ona bakarsınız makro boyutta. Yani detaylara girmenize gerekte kalmaz. İşte Aziz Kocaoğlunun bilançosu bu ilde sözde mensubu olduğu partiye yani CHP ye çok büyük bir düzeyde güç kaybetmesini gösteren bilançodur. Bakın yerel yönetimler eğer işlerinde başarılı iseler öncelikle bağlı olduğu partinin tabanını korur o taban katılımlar sağlar yani oylarını artırır. Bu Aziz kocaoğlu ne yapmış geldi geleli partisine ait olan sekiz belediye başkanlığını AKP ye hediye etmiş, sözde CHP li gözüken ancak parti ilkeleri ile 180 derece zıt çalışan üç beş belediye başkanıda üretmiş, gelmişiz genel seçimlere beklenen odurki iktidar partisi milletvekilliği kaybeder muhalefet artırır ancak kale diyerek okutulan İzmirde Aziz Kocaoğlu olduğu için CHP'nin milletvekillikleride azalmıştır. Genel başkan Kılıçdaroğlunu bu ilde ön seçime çağırarak işi kotarmaya kalkmış ama İzmirli bunu yememiş, tersine bu davranış bile oy kayıplarına neden olmuştur. ne yerel yönetim vizyonu var nede siyaset. Buna rağmen de bazen ülkenin tarım sorunlarını, bazen gençlik ve spor sorunlarını çözmeye niyetlenmiş yani abesle iştigal etmiş. Fakat fakat tabiki güzel özellikleride var örneğin Recep tayyi geldiğinde koltuğu ona bırakıp yanında emir eri gibi esas duruşta beklemek, Davutoğlu geldiğinde 90 derece eğilerek eline doğru hamle yapmak, ve kendi tabanına kendisini demokratça protesto eden halkımız için ''Bunlar üç beş çapulcu'' diyebilme özellikleri gibi.. Bunları yan yana koyduğunuz zaman Aziz Kocaoğlunu ve onun oluşturduğu yapıları ve sözde yaptığı belediyeciliği tanımlamış olursunuz.
  • Misafir - 20.06.2015 13:06:21

  • Cesamin ÖZKAN
  • Bu haberinizden anlaşılmıştırki büyük şehirde kapıda görev yapan güvenlik başkanın bürokratından dahada yetkili ve etkili. Yanınızda onların üstündeki bir konumda olan belediyenin bürokratı varken bile kapıdaki güvenlikmidir nedir daha doğrusu belirsiz tiplerin orada yetkiyi ele almış olması kadar acı berbat bir durum olamaz. Eğer bu haber üzerine o kişiler hakkında gereken yapılmaz ise bu demektirki onlara telefonla talimat veren her kimse bu görüntüyü tanımladığım niteliktedirler.
  • Misafir - 20.06.2015 11:58:35

  • Cesamin ÖZKAN
  • Yine çok önemli bir görevi yaptığınız için tebrikler teşekkürler. Yaptığını sınırda bu ülkenin ve milletinin namusunu şerefini bekleyerek güvenliğini sağlayan mehmetçiğin yaptığı görev kadar önemli. Çünkü bu ülke dışarıya karşı korunurken içerde ulusun kaynaklarını etkin kullanamaya israf edenler ve kişisel çıkarları için kullanmış olanlar içerdeki düşmanlar olup dışarda kimliği belli olan düşmanlardan çok daha tehlikelidirler. Bakın içerde bu ulusun kaynaklarını har vurup harman savuranlar günü geldiğinde hesap sorulup cezalandırılacaklarını anladıkları hissettikleri zaman arkalarına bakmadan bu ülkeyi terk etmeyi ve alçakça çaldıklarının sefasını sürmek için ilk işleri soluğu kaçtıkları başka ülkelerde almak için tabanı yağlarlar. Bu örneklemeyi haberle ilişkilendirmek için yapmayıp görevinizin önemini vurgulamak için yapıyorum. İşte dışardan ülkeye vurma amacı güden belli düşmandan, içeride vur kaç taktiği uygulayan üstelik sendenmiş gibi gözüken bu iç düşmanlar fersah fersah daha tehlikelidir. O nedenle sizin ve benzer yapıların görevleri ulusun ve vatanın bekası açısından son derece önemlidir. Yazınızda kısmende olsa fuarla ilgili övgülerinize katılmıyorum. Bir defa ilk adım kuruluş yeri seçimi ile yanlış atılmıştır. Aziz Kocaoğlunun olduğu bir dönemde bu yatırımın sağlıklı yapılandırılmasının beklentisi içinde aklı selim bir kişi olmaz. Ben daha çok siyasi başarısını baz alır, ardındanda keyif duyacağım düşüncesi ile belediyecliğinin detaylarını analiz etme inceleme merakı içerisinde olurum. Ancak baktığınız zaman Aziz Kocaoğlunun siyasetteki durumu kocaman bir hiç bir tablodur. Bu tablonun böyle olduğunu en etkin ölçme kriterlerini kullanarak ile tespit edebilisiniz. Çok kabaca bakarakta bu tespit her yurttaş ve her partili tarafından zaten kolayca yapılabilir. Tüm olumlu etkenlere rağmen, ve bu etkenlerin yurt sathında hissedilmesine rağmen, CHP bir umut kapısı iken bu ilde bu adam ve yapılandırdığı alt birimler tarafının iş ve eylemleri ile tam anlamıyla yerlerde sürüklendirilmiştir. Bakın partinin kurmay yapısının içerisinde olan en donanımlı nitelikli unsurlar bu başkanın derhal gündemden düşürülmesini ısrarla savunurken ne yazıkki Kılıçdaroğlu kendisine en fazla zarar veren başkan muhafaza etmiştir.Sayın Kılıçdaroğlu bu tutumundan dolayı şu an bizzat kendisi pişmanlık içerisindedir. Bana göre CHP genel merkezi sizi çok iyi takip etmeli.İnanın her ilde olacak bir TEMİZ İZMİR derneği siyasal partilerin hiç para harcamaksızın bir çok alt beslenmeyi tabandan beslenmeyi sağlayarak etkin çalışmalarına katkı sağlayabilirler. Genel merkeze ayrıca önerim bu olacak. Aziz Kocaoğlunun ensesine halkın gücü kokan soluğunu taşıdığınız için tekrar tebrikler.
  • Yazarın Diğer Yazıları