02.08.2017 20:01:06
Okunma: 2777
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
SAYIN CUMHURBAŞKANIM NE GÜZEL SÖYLÜYORSUNUZ DA (2)

 

CHP’li belediyelerin İzmir’deki durumu zaten malumunuz. İzmir genellikle CHP’li belediyelerden oluştuğu için, doğal olarak yanlış uygulamaları bizim hedefimizde oldu. İtiraz ettik, soruşturma istedik, dava açtık… 

Hatta bizim açtığımız davalardan hüküm giyenler de oldu. O yüzden adımız AKP’liye bile çıktı. 
 
Oysa bizim misyonumuz İzmir sınırları içindeki her yanlışa karşı mücadele etmekti. Temiz İzmir Derneği’nin kuruluş amacı da buydu.  
 
Derken AK Partili Menderes Belediyesince yapılan yanlış uygulamalar gündemimize geldi. 
 
Milyonlarca yılda oluşan plaj kumlarının üzerine beton atıp, cafe-bar yapmışlardı. Sonra da ‘usulen’ bir ihale yapmış görünerek, yandaşlarına kiraya vermişlerdi. Bunu bize ileten de orada yaşayan, denize giren, ya da işletmecilik yapan insanlardı!    
 
Kamu yararı adına çalışıp, konuyu hukuka taşıdık. Hukuk bizi, daha doğrusu Menderes halkını haklı bularak, alanın yıkımına karar verdi.    
   
Bütün yargı kararlarına rağmen, burası yıkılmadığı gibi, daha da büyütülerek tekrar yandaşların işletmesine amade edildi. 
 
Üstelik bununla da kalmayıp, Menderes Başkanı Sayın Soylu “Temiz değil, ismiyle müsemma olmayan kirli bir dernektir.” diye basına açıklama yaptı.
 
Oysa halkın kullanımına ait olan, halkın plajı olan, üstelik yıkım kararı olan, kaçak olan, yani “yok hükmünde” olan yerin işletilmesine izin veren kendisiydi. 
 
Yetmezmiş gibi, bir de yok hükmündeki bu yerin, hiçbir şeyi olmayan bu yerin TAPDK belgesi var.
 
TAPDK, topu kaymakamlığa atıyor. Kaymakamlık Turizm Bakanlığına atıyor. Anlaşılacağı gibi Sayın Cumhurbaşkanım sürekli top çeviriyorlar…
 
Bir de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz var ki, evlere şenlik. Sanki görevlerini icra etmemek üzere oraya oturmuşlar ve bunun için maaş alıyorlar. Şehrin göbeğinde BETON SANTRALI kuruluyor ama görevi ÇEVRE olan il müdürlüğümüz biz söyleyince fark ediyor. 

“Peki fark ediyor da ne oluyor?” derseniz eğer, “Kapasite raporu.” isteniyor. 
 
Oysa burası sanayi alanı değil ki. Kentin göbeği!..
 
İlgili belediyesi topu çevre şehirciliğe atıyor. Çevre şehircilik “Ben bilmem Bakanlığa sorun” diyor.
 
Ankara’daki Bakanlık, Üçkuyular Meydanındaki beton santralini nasıl görsün Sayın Cumhurbaşkanım…
 
Bu Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri her yerde mi aynı, yoksa Sadece İzmir İl müdürlüğü mü bu durumda, çözemedik Sayın Cumhurbaşkanım?
 
Sayın Cumhurbaşkanım, eğer Sayın Büyükerşen’le yaptığınız, basına da yansıyan telefon görüşmeniz olmasaydı, bu duyarlılığınızdan haberdar olup, bu yazıyı kaleme alamazdım…
 
Yarın da rezidansları yazacağım hayırlısıyla…
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları