08.01.2018 20:53:46
Okunma: 2517
1 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Sayın Cumhurbaşkanımız, KHK imza atmaz diyorum!!!

 
Sayın Cumhurbaşkanımız, kendi.., söylemleriyle ters düşeceğini, sanmıyoruz!!! Başlığı altında bir haber yayınladık,
 
Haberimizin içeriğinde, Sözcü Gazetesinde yer alan;
 
“Türkiye genelinde milyonlarca mülk sahibini etkileyecek KHK yolda Kaçak olan ve ruhsatı bulunmayan yapılara yönelik af çıkartılıyor.”
 
Bu konuda yazacaklarım var diye haberimizi sonlandırmıştım. Söz verdiğim gibi yazıyorum.
 
Tüm mevzuatı, KHK nedir. İlk imar afları vb tüm verileri okudum,
 
Öncelikle KHK nedir ve ilk ne zaman yapıldığından başlayalım,
 
“Kanun Hükmünde Kararnameler 1924 Anayasasında ve 1961 Anayasasının ilk şeklinde mevcut olmayan kanun hükmünde kararname (KHK), bu Anayasada 1971 yılında 1488 sayılı kanunla yapılan değişiklikler arasında hukukumuza girmiştir. TBMM, yasa ile belli konularda Bakanlar Kuruluna KHK çıkarma yetkisi verebilir. 1982 Anayasası ile KHK çıkarmanın hem uygulama alanı genişletilmiş, hem de olağanüstü durumlarda Meclisten yetki almadan KHK çıkarma yolu hükümete tanınmış.”
 
Evet, ülkemizde olağanüstü birçok olay yaşıyoruz, öncelikle başımızda devleti ele geçirmeye çalışan bir FETÖ Belası ile savaşmaktayız, ülkemizi seven her vatandaşın buna destek vermesi lazım.
 
Ancak İMAR AFFI hangi olağanüstü durumu da meclisten yetki almadan çıkarılmaya çalışılmakta işte onu anlayamadım.
 
Ve bu durumda, Üst Hukuk Kurallarına aykırı yönetmelik iptali için Danıştay'a dava açılabilir. Yasaya ve tüzüğe aykırı olan yönetmelikler yargı yerleri tarafından uygulanmazlar.
 
Her seçim döneminden önce ortaya atılan imar affı söylemleri ve bugüne kadar yapılan imara aykırı yapılaşmalara göz yuman belediye başkanları yargılandıklarında ceza almış olsalardı, bugün yaşanan KENT FELAKETLERİ olmazdı.
 
İmara aykırı yapılaşmayı suç olarak görmeyen, imar eklerine aykırı yapılaşmayı güç olarak gören yatırımcılarımız olduğu sürece, nefes alan kentlerde yaşamak hayal olmazdı.
 
Bir takım güç odakları, Özelleştirme İdaresinden aldıkları kamu arazileri üzerinde bir takım özel imar uygulamaları yaparak, güçlerine güç katarlarken, diğer yandan kentin rüzgarı kesilmesine, tarım alanlarının yok olmasına, Orman alanlarının talanlarına, su havzalarımızın kirletilmesine göz yuman yerel yöneticileri olduğu sürece daha çok imar afları görürüz.
 
Kaçak yapılaşma = haksız kazanç elde etme yöntemidir!
 
“2981 Sayılı Kanun, bu kanunun kamuoyunda "Yeni İmar Affı Kanunu" olarak bilinir. Ancak bu kanunun yasal adı, "İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı (eski) İmar Kanunun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun"dur. Kanun daha sonra 3290 ve 3366 sayılı Kanunlarla değişikliğe uğramıştır. Kanun imar ve gecekondu yasalarına aykırı olarak yapılmış yapıları hukukileştirmek amacı gütmüş, ancak karmaşık yapısı uygulamada sıkıntı yarattığından istenilen amaca ulaşamamıştır.41 Kanunun 20. maddesinin ilk fıkrası, imar affı için yapılan işlemlerin örnek teşkil etmeyeceğini hükme bağlamıştır.”
 
20 madde nedir diye merak edenler için;
 
Uygulamaların örnek teşkil etmemesi: Madde 20 – Bu Kanunda yer alan ruhsat ve kullanma izni hakkındaki işlemler bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır. Bu işlemler, bundan sonraki uygulamalara örnek teşkil etmez. Bu Kanuna göre ruhsat ve kullanma izni verilen, yapıların her hangi bir sebeple yıkılmaları halinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri ile gecekondular için ıslah imar planlarını geliştiren imar planları uygulanır.
 
Kanunun çıkaranlar da anlamış olacaklar ki, “BİR DEFAYA MAHSUS” ve “ÖRNEK TEŞKİL ETMEMESİ”
 
Bu gerçekten bir çelişki, demek ki örnek teşkil etmiş olacak ki, İmar Affı defalarca gelmiş!
 
İmar cezalarından ceza alınmadığı sürece imar dışı uygulamalar hep olacaktır.
 
Bu konuyla da ilgili kısa bir araştırma yaptım;
 
“5237 sayılı TCK'dan önce hukukumuzda imar mevzuatına aykırı kaçak yapılaşmayı suç olarak tanımlayan ve caydırıcı bir cezai müeyyide içeren herhangi bir hüküm yoktu. Bu dönemde yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsata aykırı yapılan yapılar ile ilgili olarak imar kirliliğine neden olma eylemleri, 3194 sayılı İmar Kanunu‟nda idari yaptırım gerektiren fiiller olarak kabul edilmiş ve Kanun'un 42. maddesi ile çoğu zaman caydırıcılıktan uzak idari para cezaları öngörülmüş idi. Ayrıca Kanun'un 32. maddesinde süresi içinde ruhsat alınmayan veya ruhsata uygun hale getirilmeyen yapıların Belediye ve Valilik tarafından yıkılacağı hükmü yer almakla birlikle pratikte genellikle siyasal sebeplerle fazlaca uygulanamamaktaydı." 
 
Lütfen buraya dikkat;
 
“Açıklanan nedenlerle imar kirliliğine neden olma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‟nun ikinci kitabında “Topluma Karşı Suçlar”a dair üçüncü kısmının ikinci bölümünde “Çevreye Karşı Suçlar” başlığı altında 184. maddede düzenlenmiştir. Böylece imar kirliliğine neden olma suçu ilk kez ceza sistemine girmiştir.
 
Çevre suçlarına ceza kanunda yer verilmesi Avrupa Birliği hukukuna uyum çerçevesindeki yükümlülüklerimizin sonucu olup, Avrupa Birliği Konseyinin 27 Ocak 2003 tarihli ve “Çevrenin Ceza Hukuku Yoluyla Korunması Hakkında Yönerge”si, çevre hukukunun çeşitli alanlarının ceza hukuku yaptırımlarıyla korunma altına alınmasını öngörmektedir.”
 
Dernek olarak yaptığımız şikayetlerde, hep İmar Kanununa aykırılıktan yola çıkıyorduk, her gün imar mevzuatı ile ilgili bir bilgi ediniyorum. 
 
Peki, ülkemizde kaç defa İmar Affı gelmiş?
 
1948 yılından itibaren Türkiye‟de toplam 15 kez imar affı çıkarılmıştır. Bu aflar kaçak yapılaşmaya cesaret vermiş ve onları teşvik etmiştir. 
 
70 yıl içinde hemen hemen her 4,5 yılda bir İmar Affı gelmiş,
 
Ben hala inancımı koruyorum, Sayın Cumhurbaşkanımız “Biz bu şehre ihanet ettik, hâlâ da ediyoruz” dedikten sonra asla ve kat’a bu KHK imzalamaz kendiyle ters düşmez diyorum.
 
Bu arada küçük bir not ilave etmek istiyorum.
 
İmar Affı gelirse eğer, imara aykırı hareket eden kişiye af gelmekte,
 
Görevini Kötüye kullanmaktan yargılan kişilere yani belediye görevlilerine af gelmiyor,
 
Bunun adı İmar Affı, Suç Affı değil kanımca.
 

Etiketler:

Misafir - 09.01.2018 21:19:19

  • Mücadele
  • Nivent Hanım yine kamu yararına olmayan bir gelişmenin önünü kesmeye çalışıyor, büyük bir gayretle. Bu olağanüstü insanın bitmez tükenmez enerjisinin, bilgisinin, kararlılığının az birazı bizlerde, insanımızda olsa kanunsuz işlerin esamesi okunmazdı güzel İzmirimizde, Ülkemizde.
  • Yazarın Diğer Yazıları