18.06.2017 22:50:54
Okunma: 3021
1 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
SKANDAL!

 

Kocaoğlu her fırsatta, “imar mikser değil” demesine karşın, planlama konusunda sınıfta kaldı diyebilir miyiz?

Kanımca defaten aynı suçu işlediğinden, okuldan uzaklaştırma bile alması gerekir. 
 
Planı yapmadan önce yapım ihalesine çıkılacak, sonrasında pardon yanlış oldu denilecek.
 
Böylesi bir şey olabilir mi?
 
Söz konusu, İzmir Büyükşehir Belediyesi olunca oluyormuş.
 
Bu durum ne ilk ne de son olacak!
 
Garipsediğim, anlamakta zorlandığım, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu konuda sessiz kalmasıdır!
 
Hadi diyelim bakanlık Ankara’da farkında değiller, ya il müdürlüğü ne yapmakta?
 
İzleyip, oh ne güzel, planı olmayan yerde, ihaleler yapılmış, imalatlar başlamış mı diyorlar?
 
Görmüyorlar mı, bilmiyorlar mı, ben pek anlayamadım. Anlayan varsa Allah rızası için bir yanıt versin.
   
Yasalar diyor ki;
 
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğine göre, Yapım işlerinde arsa temin edilmeden, mülkiyet, kamulaştırma ve gerekli hallerde imar işlemleri tamamlanmadan ve uygulama projeleri yapılmadan ihaleye çıkılamaz..,
 
Bu yasayı çıkaranlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi kapsam dışındadır mı demişler?
 
Plana itiraz ederken, “SKANDAL” plan diye tanımladık, aynen bu ifadelerle;
 
“Planın, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde askıya çıkması ise, SKANDALDIR. Planlanan yerin üzerindeki imalatları, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün görmemesi bir o kadar ilginçtir.” Dedik.
 
“Plan açıklama raporunda; “..,imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 12.01.2017 tarihinde onaylanmıştır.” Asıl skandal buradadır, İzmir Deprem Bölgesi ve alt geçit gibi önemli bir projenin ihalesi bitmiş imalatları yapılmış sonrasında imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporu onaylanmış. Bu süreçte Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ne yapmıştır.” Dedik.
 
“Plan askıdayken, yapılan imalatların devam etmesi, yapılan imalatların yasallaştırılma çabası, SKANDALDIR! Tüm bu gerekçelerle askıda olan plana, İTİRAZ EDİYORUZ.” Dedik. 
 
Görülen o ki, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “SKANDAL Plana” yaptığımız itiraza yazacak cevap bulamadığından, topu büyükşehir belediyesine attı.
 
Topu istediğiniz kadar taca atın, o topa dikkat edin, kaleye gol olarak girmesin.
 
Hukuk devletinde yaşıyoruz, ister inanın ister inanmayın. Bizler adaletin er geç tecelli edeceğine inanan bir avuç gurubuz. Yasalar karşısında suç işliyorsunuz, yapım işleri ihale yönetmeliği, “planlar onanmadan ihale edilemez” derken, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yasaların üzerinde bir kurum mu?
 
Kılıçdaroğlu “ADALET” diye yollara düştü!
 
Büyükşehir Belediyesi yasa ve yönetmelikleri yok saymakta!
 
Biz hangisine inanalım?
 
Konuyu yargıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.   
 

Etiketler:

Misafir - 19.06.2017 00:44:19

  • Cesamin Özkan
  • Adalet mülkün temeli derken ne anlatılmak istenmiştir. TBMM'inde kocaman yazılmış olan Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, söylemleri ne anlatılmak istenmiştir ?. Yukarıda sayılanların hepsinin dayanak bulduğu tek bir şey vardır oda hukuk devleti olmanın önemi ile hukukun üstünlüğünü vurgulamaktır. Bu Aziz iş ve eylemlerinde ne yapıyor, yasaları tanımıyor ve yasaların emrettiklerini uygulamıyor. Yani milli iradeye, onun meclisine ve o meclisin çıkartmış olduğu yasaları çiğnemekle hem suç işliyor hemde millete saygısızlık yapmış oluyor. Bu duruma seyirci kalan devletin organları da bu suçlara iştirak etmiş oluyorlar. Şu unutulmasın ki bu tür suçlar ne zaman aşımı ile nede başka bir neden ile ortadan kalkmaz, yasalar ve uygulamakla görevli yargı suçu işleyeni mutlaka bulur ve yakasına yapışır. Bu tür ihlallerin birde toplumsal cezalandırma yanı vardır ki bana göre o daha ağırdır. Örneğin bu milletin iradesini hiçe sayarak yapılan işler aynı zamanda yüz kızartıcı yan taşır, işte o yüz kızartıcı yan nedeni iledir ki milletin yargılaması daha acı olur. Milletin yüzüne bakamamak gibi.
  • Yazarın Diğer Yazıları