04.09.2017 18:11:34
Okunma: 2974
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
TECAVÜZ!!!

 

Tecavüz denildiğinde herkes, bir kadına yapılan eylem olarak yanıtlar.

Oysa tecavüz, yaşamımızın her yerinde var.
 
Her an, her vakit, tecavüz eylemi ile karşı karşıyayız.
 
Örneğin bir bankaya girdik, sıra numarası almak için, kartımızı ya da vatandaşlık numaramızı giriyoruz ve bankada parası daha çok olan, sizden sonrada gelse, hemen ön sıraya yerleşiyor.
 
Ya da hiç sıra numarası ile uğraşmadan, bankadaki parası orantısında, yukarıdaki katta,  müdürün odasına ya da bir masanın önündeki koltuğa yerleşiyorsunuz.
 
Gelsin kahveler, çaylar derken bir çırpıda işinizi hallediyor, üstelik havale masrafı da, vermiyorsunuz.
 
Çünkü onlar itibarlı müşteriler! 
 
Ya sıradan vatandaş, oflaya oflaya aşağıda sırasını beklerken, birde üzerine havale masrafını veriyor.
 
İşte bu da bir hak tecavüzü, değil mi?
 
Sıradan bir vatandaş, arsasına bir ev yapacak ve imar için giriyor sıraya, karşısına bir yığın mevzuat çıkıyor.
 
Efendim çekme mesafesi şu olacak, kadastral yolu var mı, tarım dışı yazısı var mı diye tüm yasa ve mevzuat engeli karşısına çıkıyorken.
 
Diğer yandan, bir rezidans yapacak inşaat firması için, tüm yasa ve yönetmelikler bir anda değiştirilmeye çalışılıyor, halledemedikleri kısmında ise, hemen meclis gündemine alınıyor, yeşil alandan, sosyal donatı alanından bir çırpıda çıkarılıp, hoop her şey bir anda yasal hale geliyor değil mi?
 
Bu hak tecavüzü değil de nedir?
 
Ha bir kadına tecavüz etmişin, ha yasaları çiğnemişin!
 
Aradaki fark nedir?
 
Kanun koyucu, uzun araştırmalar sonucu imar kanunu yapmışsa, herkes ona uyacak!
 
Cebindeki paraya oranla, kanunlar değişemez.
 
Değişirse, TECAVÜZ olur.
 
Toplum olarak o kadar alıştık ki, tecavüz olayını gerçekleştirmeye, en sıradan en basit bir olayda bile tecavüz devreye giriyor.
 
Bir restorana giriyorsunuz, karşınıza çıkan garsonun eline, bir miktar para sıkıştırıyorsun, en ön masayı kapıyorsun,
 
 
Evinin kocaman bir bahçesi var, yetinmeyip bahçe duvarının önündeki, kaldırımı işgal edip oraya da çiçek dikmiyor muyuz?
 
 
Bu tecavüz değil de nedir?
 
Kamuda işe başlamak için sınavlarda ter döken binlerce insanımız varken, onun yakını bunun yakını diye işe başlatmıyor muyuz?
 
Özel kalem makamlarını memur yapabilmek için işgal altına almıyor muyuz?
 
Atanamayan on binlerce öğretmen, doktor kadro beklerken onun yakını bunun yakını diye atanırken,
 
Oysa herkes hakkına razı gelse, bu tecavüzler yaşanır mı?
 
Kimdir bunlar?
 
Cebi dolu olanda, günü 24 saat yaşıyor,
 
Her canlı gibi onlarda, vadesi dolunca ölüyor,
 
Gözünüzde büyüttüğünüz, bu tecavüzcülerin, ellerinden parasını aldığınızda, karşınıza kocaman bir hiç kalıyor.
 
Onların gerçek yüzlerini görebilseydiniz eğer bu saygıyı hak etmediklerini anlardınız.
 
Halk olarak TECAVÜZÜ sever bir toplum olduk, ya da kanıksadık değil mi?
 
Konuşmaya gelince herkes konuşuyor da boş konuşuyor.
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları