03.12.2019 20:19:55
Okunma: 3176
0 Yorum

Nivent Kurtuluş nivents@yahoo.com
Unutmam Mümkün mü? (1)

 

Sizlerle, birbirine bağlı iki dava sürecini paylaşmak istiyorum,
 
Bundan iki yıl önce okuyucularımızdan gelen ihbarla başladı her şey,

“Çeşme ilçesinde, otel adı altında, REZİDANSLAR yapılmasının nasıl mümkün olduğu sorulmaktaydı..,”
 
Hemen konuyu, ilgili belediyesine bizzat sordum,
 
Sorduğum sorunun cevabında, Rezidans olarak yapılan yerlerin, “Turizm Tesis Alanında olduğu, otel ruhsatı alındığı , bağımsız bölüm oluşturulamayacağı, kat irtifakı kurulamayacağı..,” şeklinde Çeşme Belediyesi eski başkanı Muhittin Dalgıç imzalı yazı geldi,
 
Cevap yazısından hemen sonra,  “Turizm Alanı’nda Konut Yapılır mı?" Başlığı altında bir haber yaptım,
 
Haberin linkini sizlere veremiyorum, çünkü haber sonrası yayın yasağı getirildi,
 
Oysaki haberde, Folkart Blu harika bir proje, 1+1, 2+1, 3+1, 4+1 daireler satışta,
 
Folkart inşaat konusunda uzman, İzmir’e katma değer projeler yapıyor,harika reklamlar yapıyor,vizyonu, misyonu çok iyi, lakin bahse konu parseller Turizm Tesis Alanında kalmakta, biz demiyoruz.., şeklinde bir yazı yazdım,
 
Yazının devamında, belediyeden gelen cevabı özetledim ve belgeyi yazının en altına koydum,
 
En önemli detay ise, haberin sonunda, “yazımızdan sonra nereye ifade vermeye gideceğim merak etmekteyim” diye bitirdim.
 
Ne yazık ki tam dediğim gibi oldu!
 
Yazımdan hemen sonra, Mesut Sancak beni aradı, hayatımda duymadığım küfür, hakarete ve tehdide maruz kaldım,
 
Savcılık tarafından uzaklaştırma kararı aldım, her gün polis Güzelbahçede’ki evime gelip “her şey yolunda mı” diye beni kontrol etti.
 
Hakaretten Mesut sancak hakkında kamu davası açıldı,
 
Burada tekrar tekrar şahsıma yapılan küfürleri, hakaretleri yazmak istemiyorum,
 
Mesut Sancak hakkında kamu davası açılınca, Mesut Sancak hemen hakkımızda ŞANTAJ iddiası ile suç duyurusu yaptı,

Suç duyurusunu, ben ve iki gazeteci arkadaşımı da dahil edip ÇETE kapsamında hakkımızda bir iddianame düzenlendi, 
 
Kimler hakkında yazı yazdı isek onlarda, şikayetçi olmuşlardı,
 
Bazılarına da gidilmiş, ancak “kendilerinin aranmadığını” beyan etmişler,
 
Telefonlarımız sayın savcı tarafından dinlenmiş,
 
Kayıtlarda, suç unsuruna rastlanılmamış olmasına karşın,
 
Ortada tek bir somut delil olmamasına karşın mahkemede, 2 yıl boyunca yargılandık,
 
İlk duruşmada, Mesut Sancak, “benden araba istediğini ima etti” dedi,
 
Barankaya, Metin Kaya  ise, “İsminin Nivent Kurtulmuş olduğunu söyleyen şahıs telefonla reklam istemiş..,” dedi.

Soyadımı bile doğru söyleyemedi!
 
Gazi Hastanesi ortaklarından, Selim Amato ve rahmetli Salih Mertan karakolda verdikleri ifadelerinin aksine benden şikayetlerinden vazgeçtiklerini,  mahkemede beyan ettiler,
 
En garibi ise Selim Amato ve Salih Mertan’ın avukatı benim şahsi avukatım olduğu gibi Temiz İzmir Derneği’nin de avukatıydı,
 
Her şey inanın şaka gibiydi, sanki, kötü bir rüya görüyordum,
 
Hatta kabus görüyor olmalıydım,
 
İzmir adına, vaktimi, zamanımı, paramı harcayarak mücadele verirken,
 
Yüzüme kocaman bir Osmanlı Tokatı yemiş gibiydim,
 
Yapmadığımız, bir suçtan yargılanıyorduk,
 
Çaresiz değildim, çünkü ALLAH’A çok güveniyordum,
 
Her ne kadar karşı taraf, “Senin Allah’ını …,” dese de,
 
Çok yıprandım, tam iki yıl boyunca, işlemediğim bir suçtan yargılanıyordum,
 
Her mahkemede, “ima” ile “aramış, muş” ile nasıl bu davanın devam ettiğini sordum,
 
İddianamede tek bir kanıt var mı, sayın hakimim diye her davada sordum,
 
Çirkin ve yaralayıcı bir süreçti sonunda BERAAT kararı verildi,
 
Peki, bittimi, bence bitmedi,
 
Bitmesi mümkün değil!
 
Bizleri ÇETEYE sokan bu kişiler ellerini kollarını sağlayıp gezecekler mi?
 
Bizlere, iftira eden kişiler cezasız kalması mümkün mü?
 
Vaktimin çoğunu, bizlere iftira eden kişiler hakkında suç duyurusu yapmak için harcıyorum,

İFTİRA ve SUÇ UYDURMA hakkında doktora tezi verebilecek kadar çalışmaktayım.
 
İftira Suçu Cezası (TCK 267) Suç Uydurma Suçunun Cezası (TCK m.271)
 
TCK’nın “Adliye’ye karşı suçlar” başlığıyla düzenlenen 267’nci maddesi; “…basın ve yayın yoluyla, işlenmediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnad eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
 
Bizlere ÇETE diyen aynı kişiler hakkında,
 
“SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜTLENME SUÇU SABİTTİR” diye davaya hazırlanıyorum.
 
Bizlere, iftira ve suç uydurma suçunu işleyen kişiler de, aynı bizler gibi ÇETE den yargılanmaları mümkün mü? 
 
Yarın yazıma devam edeceğim.
 

Etiketler:

Yazarın Diğer Yazıları