Sayın Valimizi ve Tunç Soyer'in

13 Ekim 2020 Salı , 11:09
Okunma: 2187
0 Yorum

Göreve davet ediyoruz!!!!

 

Geçen akşam yayınladığımız yazının sabahında,
 
“Ege Denizi açıklarında 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin 6 kilometre derinlikte olduğu belirlendi. Aynı bölgede saat 03.30'dan bu yana 4,8 4,2 3,8 ve ikisi 3,7 olmak üzere 5 ayrı deprem meydana gelmiş..,”
 
Haberlerini okuduk,
 
Son günlerde Ege Bölgesinde meydana gelen depremler insanın aklına ister istemez binalar ne kadar güvenli sorusunu getirmekte,
 
Dün akşam sizlerle paylaştığımız haberin içeriğinde,

“İzmir Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binasında çalışanlar da Belediye Başkanı Tunç Soyer’e bir dilekçe yazarak ana binanın depreme dayanıklı olmadığına dair yaşadıkları endişeyi dile getirdiler.”
 
Belediye hizmet binası için 2006 yılında Dokuz Eylül Üniversitesinin hazırladığı bilimsel rapor,
 
Gerçek dışı olmalı ki, ilgili ve yetkililer raporu yok sayarak hayatlarına devam etmekteler,
 
Yine o tarihlerde yayınlanan yazılarda,

“CİDDİ ZARAR GÖRECEK
İzmir'in birinci derece deprem bölgesinde kalması ve meydana gelecek 6,5 ve üzeri büyüklükteki depremlerde sahil şeridinde yer alan binaların ciddi hasar göreceği vurgulanan dilekçede, "Hasara yönelik bilimsel tespitlerin bulunması, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası ile ilgili alınan bilimsel rapor verileri, 6331 sayılı Kanun ve ilgili mevzuattan kaynaklanan işveren yükümlülükleri ve depremin İdare için beklenmeyen hal olmadığı gerçeği dikkate alındığında yaşanacak bir deprem felaketinde en az 1500 çalışanın yüksek derecede ölüm riskinin bulunduğu, çalışanların ailelerinin ve o esnada binada bulunan vatandaşların da bu durumdan doğrudan etkileneceği tartışmasız bir gerçektir” 
 
Nu nasıl bir aymazlıktır?

İDARE HUKUKUNDA SORUMLULUK kavramını da yazdık,
 
Biraz açalım belki anlaşılır,
 
“Cezai sorumluluk, ceza hukukundan kaynaklanan sorumluluğa denilmektedir. Ceza hukukunun “cezalandırıcı” ve “koruyucu” olmak üzere iki fonksiyonu vardır. Ceza hukukunda öngörülen bir suç işlendiğinde suç işleyen cezalandırılır. Bu cezalandırma esnasında ceza hukukunun koruyucu fonksiyonu da gerçekleşmiş olur. 
 
Toplumun korunması Devletin temel görevlerindendir.
 
İzmir Valiliği Bu durumda ne yapmayı düşünüyor?
 
Danıştay bu konuda aynı yöndeki kararlarından birinde şöyle demektedir:
 
“Bir idari işlem veya bir idari sözleşmenin uygulanması durumunda olmayan, idarenin her türlü faaliyetlerinden veya hareketsiz kalmasından, araçlarının kullanımından, taşınır ve taşınmaz mallarının veya tesislerinin yönetiminden dolayı oluşan zararları idari eylem sonucu oluşan zarar ve buna yol açan eylemi de sonuç olarak idari eylem kavramı içerisinde düşünmek gerekmektedir. Deprem nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararların tazmini istemiyle açılan bu davada, yapının üzerinde bulunduğu zeminin özelliği, zemin durumuna göre depreme dayanıklılığının kontrolü.., idarelerin üzerlerine düşen görev ve yetkileri yerine getirip getirmediği, denetim ve kontrol görevlerini yapıp yapmadığı hususları ayrı ayrı irdelenmeli ve idarece gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı belirlenmeli ve bunun sonucuna göre; idarenin belli bir hareket tarzı izleyip izlemediği veya hareketsiz kalıp kalmadığı ortaya konulmalıdır.”

“Görüldüğü üzere Belediye, mülki idare amirleri ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına afet bölgelerindeki yapıları denetleme görev ve yetkisi verilmiştir. Anılan makamlar sorumlu oldukları alanlarda yapıların mevzuata uygun olup olmadığı konusunda gerekli denetimi yapmakla yükümlüdürler. 
 
Bu anlamda mevzuata aykırı olarak yapılmış binaların yıktırılması, yeni yapılacak binaların ise mevzuatın öngördüğü kurallara uygun bir şekilde yaptırılması sağlanmalıdır. İdarenin denetleme görevini hiç yerine getirmemesi ya da eksik yerine getirmesi hizmet kusuru teşkil eder…,”
 
Yasa çok açık 2006 yılından bu güne İzmir büyükşehir belediye hizmet binasını kaderine terk edip,
 
Fuzuli harcamalar yapıp, boyamakla bina güçlenmiyor,
 
Bu kararlar alındığında,
 
Ben İzmir Valisi değildim,
 
Ben İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı değildim,
 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürü değildim,
 
Demekle sorumluluğu üzerinizden atamazsınız,
 
Nasıl Bostanlı binalarını acilen boşaltıp yıkıyorsanız,
 
Büyükşehir belediyesini de acilen BOŞALTIP YIKMALISINIZ,
 
Bir hafta bekleyip bu yazıyı ilgi tutup İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu yapacağız,
 
Bizler deprem riskini sizler gibi göz ardı yapamayacağız.

 


Kaynak: