Şimdi önümüzde iki seçenek bulunmakta!!

15 Ağustos 2018 Çarşamba , 19:15
Okunma: 1276
0 Yorum

Askıdan inen plan..,

 
İstinye Park İnşaatı adeta yılan hikayesine döndü,
 
12.12.2014 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali istemiyle, Temiz İzmir Derneği İzmir Valiliği’ne karşı açılan davada Bilirkişi Heyeti raporunda;
 
“Dava konusu proje alanı ve çevresi için trafik yükünün kestirimine ve bu trafik yükünün oluşturacağı hava ve gürültü kirliğinin niceliksel kestirimine ilişkin bilimsel sayılabilecek modelleme çalışma yapılmadığı; dava konusu “Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı”nın alınmasında, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin bilimsel bir zemine dayandırılmamış olması gerekçesi ile Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümlerine aykırı olduğu, görüşüne varmıştır.”
 
Kararı almamıza karşın, İstinye Park İzmir’de üniversite kalmamış gibi, Pamukkale Üniversitesinden bir rapor alıp, önceki kararı bozdu,
 
Bu konuyu çok yazdık tekrarına gitmek istemiyorum,
 
Şimdi gündemde olan konu çok daha önemli,
 
Plan tamamen iptal oldu,
 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 09.07.2018 tarihinde yeni 1/5000 Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı onaylanmış ve 12.07.2018- 13.08.2018 tarihleri arasında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce askıya çıkarıldı,
 
Yeni plan 3194 sayılı İmar Kanunun 9. maddesine göre “kamu yararına” planladı,

“Kamu Yararı İlkesi “İdare hukukuna göre bütün idari işlemlerin nihai amacı kamu yararıdır. İmar planlarının da nihai amacı kamu yararıdır. Bu açıdan bakıldığında kamu yararı çok geniş kavramdır.” 
 
Eğer ortada özel bir kişinin veya kuruluşun çıkarına yapılmış bir plan varsa veya plan yaparken özellikle muhalif bir kesimin zararına hareket ediliyorsa kamu yararına uygun olmayan bir imar planlaması söz konusu olmakta mıdır?
 
Bu konuyu da şimdilik bir kenara koyalım,
 
Plan iptalinden sonra herkes soruyor, planı olmayan bir inşaat hangi yasa ve yönetmeliğe göre devam etmekte?
 
Günlerdir bu konu üzeride çalışıyorum, plansız bir yerde inşaat nasıl devam ediyor sorusuna en nihayetinde bir cevap buldum.
 
Bu cevabı nasıl buldum derseniz eğer, 
 
Prof. Dr. Gürsel ÖNGÖREN "Yargı Kararları Işığında" İmar Hukuku kitabından buldum.
 
Kitaptan alıntılara geçmeden önce,
 
Planın iptalini sağlayan kurum ya da kişiler,
 
Ruhsat iptali için ayrı bir dava açmaları gerekliymiş,
 
Çünkü ruhsat işlemi ayrı bir idari işlemmiş,
 
İmar planı askıdan ineli 2 gün oldu, plana karşı itirazımızı yaptık,
 
Şimdi önümüzde iki seçenek bulunmakta,
 
1-İtirazımız yerinde görülmezse, hemen yeni yapılan plana karşı dava açacağız,
 
2-Plana karşı yaptığımız itiraz uygun görülürse, hemen ruhsat iptali için bir dava açacağız,
 
Prof. Dr. Gürsel ÖNGÖREN "Yargı Kararları Işığında" kitabından alıntıları sizlerle paylaşıyoruz,
 
“İMAR PLANININ YARGI KARARIYLA İPTAL EDİLMESİ HALİNDE YAPI İNŞAATININ DURUMU VE YAPI RUHSATINA ETKİSİ 
 
İmar planlarının idari yargı mahkemeleri tarafından iptal edilmesi durumunda, iptal kararıyla birlikte yapı inşaatında gelinen seviyenin ve inşaat ruhsatının hukuki durumunun ne olacağı konusu çok sorunlu ve önemli bir konudur. 
 
Bir önceki bölümde belirttiğimiz üzere; İdare tarafından yapılan imar planı değişikliğiyle yapılaşma durumunu değiştiren kararların, yapılaşmada gelinen seviyeyi ve ruhsatla verilmiş yapılaşma hakkını etkilemeyeceği; “idareye güven” ve “idari faaliyetlerde istikrar” ilkeleri gereği, yapılaşmada ruhsattaki inşaatın gerçekleşmesinin gerekeceği açıktır. 
 
Buna karşılık, imar durumunda değişiklik oluşturan irade, bir yargı kararı şeklinde ortaya çıkmışsa durum biraz daha karmaşıktır. İnşaat ruhsatı düzenlendikten ve yapılaşma belli bir seviyeye geldikten sonra imar planının iptali yönünde bir yargı kararı alınması durumunda, inşaatın durumu ne olacaktır? 
 
İnşaat ruhsatı verilmesi ayrı bir idari işlemdir. İmar planına karşı dava açan tarafın, inşaat ruhsatına da dava açması gerekir. 
 
Hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği inşaat ruhsatı verme işlemine karşı dava açılmayan hallerde, imar planının iptali üzerine ruhsat işleminin İdare tarafından iptal edilmesi gerektiği ya da ruhsatın geri alınmasının zorunlu olduğu zorlama bir yorum olacaktır. 
 
Planı dava eden tarafın, inşaat ruhsatını da dava etmesi sonrasında her ikisi için iptal kararları alırsa bu kararlar ile İdareden ruhsat iptalini istemesi olanaklıdır." 
 

 


Kaynak: