SİT KURULU KARARINI tanımayan..,

15 Ekim 2020 Perşembe , 20:02
Okunma: 3692
0 Yorum

bir belediye olabilir mi?

 

Dün akşam yayınladığımız yazı dizisine kaldığımız,

Yerden devam ediyoruz,
 
Çeşme Belediyesi, Kat Mülkiyeti Kanunu yok sayarak,
 
Muvafakat olmadan TADİLAT RUHSATI ile,
 
İkiz villanın ortadan peynir gibi kesilip,
 
Yeniden yapılmasına göz yummuş,
 
Binanın statiğinin etklendiğini,9 Eylül Üniversitesinden seçilen bilirkişiler tarafından kapsamlı bir rapor yazılmış,
 
Mühendisler Odasının raporunda ise,
 
“..,Temel tek tek parça olarak tasarlanmış ve mütemadi kirişlerden oluşmaktadır. Yapıda farklı çalışmayı ön gören hiçbir diletasyon derzi tasarlanmamıştır, dolayısıyla 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler statik ve genel taşıyıcı tasarımı açısından birbirine bağımlıdır ve birbirinden bağımsız olarak tadilat yapmak mümkün değildir.., teknik olarak, bitişik nizam ve tek bir yapı olarak tasarlanmış binanın statik anlamda taşıyıcı sistem bütünlüğünün bozularak bir kısmının tadilat ve yenileme işlemi gerekli teknik çalışmalar olmadan yapılamaz. Bu işlemin yapılabilmesi için mevcut yapıya ait tüm verilerin (statik- betonarme ve mimari projelerin, yapı denetim firmasının uygulama notlarının, zemin etüt raporlarının, varsa geoteknik değerlendirme raporunun, demir ve beton numunelerinin laboratuar sonuçlarının) değerlendirilmiş olmalıdır” 
 
Bunların hiç biri yok,
 
Çeşme Belediyesi  tadilat ruhsatı ile binanın tamamı yıkılıp yapılırken,
 
Bitişik nizam yapılan yan binanın hasar görmesine müsaade etmiştir,
 
“Hukuk devletinde idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemler yapmaması gerekir. Hukuka saygılı bir idarenin kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanmış bu zararları da karşılaması gerekir. Hukuk devleti ilkesi idarenin hem hukuka uygun hareket etmesini hem de hukuka aykırı davranışlardan kaçınmasını içerir. İdarenin, hukuka aykırı davranışlardan doğan zararları karşılaması, hukuk devleti anlayışının doğal sonucudur.”
 
Çeşme Belediyesi hukuk tanımaz bir zihniyetin arkasında olabilir mi?

“Anayasanın 125. Maddesinin son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
 
Bu düzenleme ile idarenin, yapmış olduğu işlem ve eylemlerden dolayı zarar gören kişilere karşı hukuken sorumlu olacağı anlatılmış bulunmaktadır.”
 
Yapılan işlem ANAYASAYA da AYKIRI!

Tadilat Ruhsatı ile inşaat izni veren belediyenin onayı ile yapılan inşaatın yapımına esas statik ve mimari projelerde ilim ve fennin kabul edemeyeceği açık hatalar bulunmasına karşın bu projelere onay veren, bu hatalı projelere göre yapılan ve yapım aşamasındaki uygulama ve imalat hataları nedeniyle fen bakımından sakıncalı bir hale gelen binaya yapı kullanma izni veren ve bu suretle de insanların burada ikametlerine olanak sağlayan idarenin, hizmeti iyi işletmediği ve dolayısıyla hizmet kusuru işlediği ortadadır.
 
Asıl anlaşılamayan bir değil birçok detay var,
 
 
Çeşme Belediyesi tarafından tadilat ruhsatı ile binanın yıkılarak yeniden müsaade eden yönetim,
 
Yan binanın zarar görebileceğini hesaba katmamış olabilir mi?
 
Diyelim ki görmezden, duymazdan geldi,
 
Ortada iki kurumun verdiği raporda, “binanın statiği etkilenmiş” diyor,
 
Bunu da gözardı etmeye devam ederken,
 
Sit Kurulunun kararında,
 
Her iki binanın yıkılması kararı çıkıyor,
 
Bu kararı da tanımıyor,
 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü,
 
"..,Ozel Kanunlar uyarınca veya herhangi bir Mahkemece verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise alınan Yapı Kayıt Belgesi bu kararların uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.”
 
Ardından yık bende Yapı Kayıt Belgesini iptal edeyim diyor,
 
Çeşme Belediyesi ısrarla binayı yıkmamak için direniyor,
 
Birde Bakanlıktan görüş istiyor,
 
Oysa ki "Sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır" hükmü yer almaktadır. Cezalara ilişkin 65. Maddesinde: "Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır." hükümleri bulunmaktadır.
 
Çeşme Belediyesi yıkmaya kıyamadığı bina sahibi için Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyuru yaptı mı?
 
Kanun çok açık özel kanunlara tabi yani Sit Alanlarında Yapı Kayıt Geçerli değildir.
 
Derken Çeşme belediyesi, kaçak yapıyı çok sevmiş olacak ki,
 
Yıkmamakla direniyor,
 
Binasının statiği etkilenen bina sahibi, 6 yıldır deprem korkusuyla evini kullanamıyor,
 
Oysa ki yasa diyor ki, bina tehlike arz ediyorsa derhal tahliye edilir,
 
Çeşme belediyesi seyrediyor,
 
Konuyu İzmir Valiliğine yazdık,
 
Deprem yönetmeliğine aykırı binanın yıkılması Çeşme Belediyesi tarafından engellemekte konunun nezdinizde incelenmesi dedik,
 
Çeşme Belediyesi ile ilgili yazı yazmaya başladık,
 
Çeşmeden kaçak binalarla ilgili resimler gelmeye başladı,
 
Kaçak yapılaşmayla ilgili yazılarımızı okuduğunuz da,
 
Hele bunu yapanın kimliğini öğrendiğinizde gerçekten çok şaşıracaksınız. 
 


Kaynak: