SİT KURULU Kararının..,

20 Ekim 2020 Salı , 20:17
Okunma: 4219
0 Yorum

Gereğini yapmayan..,

 

Geçtiğimiz günlerde, Çeşme Belediyesinin,

Sit Kurulu Kararlarını tanımadığını ele almıştık,


Yazımızın içeriğinde,

Sit Kurulu 24.06.2020 tarihinde, bir karar almış,

“..,19.01.2018 gün ve 21 sayılı encümen kararı ile; 2 nolu bağımsız bulunduğu alanda sondaj kazısı 2863 sayılı Yasa kapsamında taşıyıcı kolonların yıkılarak aykırılığın giderilmesinin mümkün olmadığı, taşıyıcı bölümdeki kolonun binanın statiğini etkilediği bu nedenle; statik gerekçeler ile binanın tamamının yıkılmasına..,”

Çevre ve Şehircilik tarafından, Çeşme Belediyesine yazılan yazı da,
 
“..,Bu kapsamda Özel Kanuna tabi alanlarda (Kıyı Kanunu, Kültür veTabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Mera Kanunu, Orman Kanunu gibi) bulunan yapılar hakkında bu Ozel Kanunlar uyarınca veya herhangi bir Mahkemece verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise alınan Yapı Kayıt Belgesi bu kararların uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.”

Eğer ortada, ÖZEL KANUNA TABİ OLAN yerlerde YAPI KAYIT BELGESİ varsa, GEÇERLİ DEĞİLDİR demiş,

Çeşme Belediyesine Sit Kurulu Kararı yeterli gelmemiş olabilir mi?

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün yazdığı yazıda, 

"Özel Kanunlar uyarınca veya herhangi bir Mahkemece verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise alınan Yapı Kayıt Belgesi bu kararların uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.”

Yani Sit Alanlarında alınan YAPI KAYIT BELGESİ yıkım kararlarına engel teşkil etmez demiş,

Çeşme Belediyesi her iki kurumu yok sayarak,

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından görüş sormuş,

Çeşme belediyesi yıkımlara karşı diyeceğiz,

Lakin Roman kardeşlerimizin çadırlarını bile yıktı,
 
O tarihlerde basına yansıyan,

“ İzmir’in Çeşme ilçesinde belediye, Romanlar’ın yaşadığı çadırları yıktı Salgın döneminde çadırları yıkmak insanlığa sığmayan bir davranış”

Pandemi süreci bile bu yıkımlara engel olamadı,
 
Diğer yandan,
 
Sit Kurulu kararında her iki binanın yıkımı kararı varken,
 
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün “özel kanunlar yapı kayıt belgesine engel teşkil etmeyecektir” derken,
 
Acaba Çeşme belediyesi nerdeyse, taşınmaz sahibinin tansiyonu var yıkım yaparsak tansiyonu yükselir kolesterolü artar diyecek,
 
Bu kadar bahaneye sığınmaya gerek yok ki!
 
Yasa ve mevzuat çok açık,
 
Üstelik burası ikiz villa, muvafakat almadan,
 
Tadilat ruhsatı ile,
 
Peynir gibi binayı kes,
 
Binanın statiğinin bozulmasına izin ver,
 
Bunu biz söylemiyoruz,
 
Dokuz Eylül Üniversitesinin mühendisleri tarafından, imzalanmış bilirkişi raporlarında,
 
Açık açık binanın statiği etkilenmiştir, diyor,
 
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası raporunda da,
 
Binanın statiği etkilenmiştir diyor,
 
İkiz villanın mağdur olan sahibi belediyeye yazı yazıyor,
 
Sit Kurulu kararına istinaden Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulup bulunulmadığını soruyor,
 
Çeşme belediyesi cevap veriyor,
 
“..,parselle ilgili olarak 05.01.2017 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunun 32’nci maddesine göre yapı tatil zaptı tanzim edilmiş, ilgilisi hakkında T.C.K 184. Maddesi gereği suç duyurusunda bulunulmuştur…,”
 
Çeşme belediyesi SİT KURULU kararı sonrası suç duyurusunda bulunmadığını kabul ederken, ben eskiden kaçak bina için suç duyurusunda bulundum diyor,

Aslında suç duyurusunu yapması imkansız,
 
Çünkü tadilat ruhsatı ile bina yapımına izin veren aynı belediye,
 
Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusu yapıldığında,
 
Savcılık soracak bu bina yapılırken, niye sesin çıkmadı, gereken önlemi almadın diye sormasından mı korkar bilinmez,
 
Bina sahibi belediyeye bir soru daha soruyor,
 
Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendisler Odası raporunda binanın statiğinin bozulduğunun ayrıca Sit Kurulu kararı ile binanın yıkılması kararı olduğundan, binaya taşınmaya engel bir durumun olup olmadığını soruyor,
 
Cevap bir hayli ilginç,
 
“Yapının tamamının yıkımıyla ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne 15.09.2020 tarihinde görüş sorulmuş olup gelen görüş doğrultusunda işlemler devam ettirilecektir. Yapıda oturup oturamayacağınız hususunda 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olan yapıların riskli yapı tespiti yapı maliklerinin talebine istinaden yapılmakta olup Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlarca riskli yapı tespiti yapıldıktan sonra değerlendirilebileceği görüşüne varılmıştır.”
 
Sit Kurulu kararını tanımadığı gibi,
 
Dokuz Eylül Üniversitesi ve TMMOB Mühendisler Odası raporlarını da tanımıyor,

Lisanslandırılmış bir kurumdan başka bir rapor istiyor,
 
Oysaki bu bina her an çökebilir kaygısı yaşamıyor,
 
İkiz bir bina düşünün, ortasından peynir gibi kesip,
 
Binanın birini yıkın, sonradan yeni bir bina yapın,
 
Tek duvarı olan, aynı taban üzerine kurulmuş bir bina, güvenli midir?
 
Bunu ilkokul çocuğuna sorsanız, durun ne yapıyorsunuz der,
 
Ama Çeşme belediyesi, canhıraç,
 
Tabiri caizse top çevirip durmakta,
 
Kimi zaman topu taça atmakta,
 
Oysaki bu konu çok ciddi bir konu,
 
İnsanların can güvenliği hiçe sayılması,
 
HİZMET KUSURUDUR!
 
Belediyelerin imar planı,  altyapı, su,  kanal, park,  bahçe yapmak kadar ruhsatsız ve ruhsata aykırı olan yapılarla mücadele ve gerektiğinde yıkım görevi de vardır,
 
Üstelik kacak, ruhsatsız olup bu nedenle mühürlenmiş bir yapının hiç bekletilmeden yıkılması lazımdır,
 
Yapı Kayıt Belgesi varlığı Özel Kanunlarda geçerli olmadığını,
 
Bilmeyen bir belediye olabilir mi?
 
gelelim başka bir konuya; 
 
Şimdi yayınlayacağımız resimde görülen yer,
 
 
Bu bina 2 kat olmasına gerekirken 3 kat olmuş,
 
Alt kat bodrum mu kat mı?
 
Kotu nasıl almışlar?
 
Çeşme belediyesi gerekeni yapmış mı?
 
Yoksa Çevre Bakanlığı’ndan görüş mü sormuşlar,
 
Tüm bunları sorduk cevapları geldikçe sizlerle paylaşacağız.
 
 


Kaynak: