x
     

Hayırlı Uğurlu Olsun!

15 Eylül 2015 Salı , 21:57
Okunma: 2653
0 Yorum

Doğamızı, tarihimizi, imar planlarımızı ranta teslim etmeye devam.

 

Yaşar Holdinge ait Çamlı Yem-Besicilik A.Ş tarafından Karaburun’da yapılması planlanan balık çiftliğine valilik izin verdi. Şirketin başvurusu üzerine “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı çıktı.

Hayırlı uğurlu olsun!
 
İstanbul Üniversitesi T.C. İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Bölüm Başkanı: Prof.Dr. Metin TİMUR’UN  balık çiftlikleri ile ilgili değerlendirme raporundan alıntı ile konuyu değerlendirmeye çalışacağız.
 
“Yosunlaşmanın ve deniz kirlenmesinin varlığı, zamanla ekolojik dengeyi de bozacaktır. Ayrıca, balık çiftliklerinin sınırını çizen varil ve şamandıralarla koy kapatılarak, yat ve teknelerin ve turistlerin girmeleri engellenecektir. Balık çiftliklerinin çalışanlarının kaldığı barakaların kıyılarımızın görüntüsünü bozması söz konusudur. Bunlardan daha önemlisi, balık çiftlikleri adı altında kıyıların yağmalanmasının sonunun gelmeyeceğidir. Yat turizmini teşvik için yeni marinalar açılırken, aynı koylarda balık çiftliği açmaya izin vermek, belirgin bir çelişkidir. “Bu önemli konuda, Turizm Bakanlığının görev ve sorumluluğu ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görev ve sorumluluğunun sınırını çizmek zorunludur. Bu iki bakanlığın arasında, bu konuda ciddî bir koordinasyon olduğu söylenemez. Bu yaşanan boşluktan, bazı valilerimiz, çiftlikleri belli merkezlerde toplama gibi girişimlerde bulunmaktadırlar. “Tarım ve Köyişleri Bakanlığından, kültür balıkçılığının yapıldığı koylardan alınmış su numunelerinde kirlenme fazla bir ölçüde görülmemesine rağmen, hızla çoğalma kirlenme oranını artırabilecektir. “Yukarıda izah ettiğim aksaklıklar ve yanlış gelişmeler göz önüne alınarak, plansız, programsız, ruhsatlı ve ruhsatsız, sayıları hızla artan balık çiftliklerinin turizmimize sekte vurması olasıdır. “Bu sebeple, konunun enine boyuna tartışılması, gerekli önlemlerin alınması, gerekirse yasal ve idarî boyutta bakanlıkların görev ve sorumluluklarının tekrar gözden geçirilmesi, sorunun çözümünü getirecek objektif yöntemlerin belirlenmesi ve doğal, tarihî ve kültür değerlerimizin korunması çerçevesinde, ülkemizin uzun vade çıkarını göz önüne alarak bir Meclis araştırması gereklidir.”
 
Eko sitemin zarar görmesi açısından incelendiğinde ise;
 
Balık çiftlikleri toksin dolu, bu da ekosistemin zarar görmesine sebep oluyor
Bu kadar parazit ve hastalık balık çiftliklerinde mevcutken ne yazık ki çözüm olarak suya antibiyotik ve benzeri kimyasallar karıştırılma durumunda kalınıyor. Bu tür toksinler yerel ekosistemlerde geri dönülemez hasara yol açıyor. Örneğin deniz bitine karşı kullanılan ilaç hedef alınmayan omurgalı deniz hayvanların ölümüne sebep olabiliyor, iki kilometre kadar yayılabiliyor ve suda saatlerce etkisini kaybetmeden kalabiliyor.
 


Kaynak: