Siyasette yollar ayrılabilir, düşünceler değişebilir, yıllarca aynı çatı altında mücadele eden insanlar farklı tercihler yapabilir. Ancak bugün yaşananlara baktığımızda, yalnızca yolların değil, ilkeler değişiyor, söylemler değişiyor kısacası her şey değişiyor!
Peki şaşırıyor muyuz? Ne yazık ki hayır!..
Dün birlikte yürüyenler bugün birbirlerini ağır sözlerle suçluyor. Bir dönem yerden yere vurdukları partilere katılanlar, geçmişte söylediklerini hiç söylememiş gibi davranmak bir yana geçmişini inkar edip en ateşli savunucusu haline geliyorlar yeni partilerinin.
Peki şaşırıyor muyuz? Ne yazık ki hayır!..
Aynı kararı biri verdiğinde “siyasi tercih”, başka biri verdiğinde “ihanet” olarak değerlendiriyorlar!..
Peki şaşırıyor muyuz? Ne yazık ki hayır!..
Gerçekten düşünceler mi değişiyor yoksa ne?
Bir siyasetçinin duruşunu, güçlü olduğu günlerde söyledikleri mi gösterir; yoksa makamını, görevini, ekonomik yada siyasi geleceğini ya da özgürlüğünü kaybetme ihtimali ortaya çıktığında yaptığı tercihler mi?
İnsanlar siyasetçiden hiç değişmemesini beklemiyor olabilir ancak değişimin nedenini onurlu bir insana yakışır şekilde açıkça anlatmasını, dün söylediğiyle bugün yaptığının hesabını verebilmesini ve kendisine duyulan güveni kişisel geleceğinin gerisinde bırakmamasını beklemek de haksızlık sayılabilir mi?
Partisinde kalan da mutlu, ayrılan da mutlu, kalan da öfke saçıyor giden de..
Peki ya seçmen şaşkın mı? Kesinlikle hayır!..
Bugün seçmenin yaşadığı asıl sorun siyasi tercihlerin değişmesi mi, yoksa bu değişimlerin açıklanan gerekçelerine artık inanamaması mı?
Ne dersiniz?
Cengiz Biçen
01.08.2026



