1. Haberler
  2. Diğer
  3. BİR ŞEHİR PLANCISI OLARAK DEHŞETE DÜŞTÜM

BİR ŞEHİR PLANCISI OLARAK DEHŞETE DÜŞTÜM

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir şehir plancısı olarak uzun yıllardır İzmir’in plansız büyümesini, parça parça yapılan plan değişikliklerini ve kamu yararı yerine farklı gerekçelerle şekillenen imar kararlarını eleştiriyorum.

Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde altı şehir plancısının meclis üyesi olarak görev yapmaya başlaması, bunlardan ikisinin İmar Komisyonu’na seçilmesi beni gerçekten umutlandırmıştı.

Özellikle AK Parti kontenjanından seçilen şehir plancısı Selma Kısa meslektaşımın uzun yıllar CHP yönetimindeki Bornova Belediyesi’nde görev yapmış deneyimli bir bürokrat olması, ardından Cemil Tugay tarafından geçmişte Şehir Plancıları Odası Başkanlığı yapmış Zeki Yıldırım’ın Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevine getirilmesi ve genel sekreter yardımcılarından birinin de şehir plancısı olması, mesleğimiz adına önemli bir dönüm noktası gibi görünüyordu.

“Artık İzmir’de plan kararları bilimsel esaslarla alınacak, şehircilik ilkeleri korunacak ve plan değişiklikleri istisna haline gelecek.” diye düşünüyordum.

Ne yazık ki yaşananlar beklentimin tam tersini gösterdi.

ŞAŞKINLIKLA DİNLEDİM

16 Temmuz 2026 tarihli İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde Urla’daki pazar yerinin küçültülmesine ilişkin plan değişikliği görüşülürken, İmar Komisyonu Üyesi ve şehir plancısı Sayın Esra Koçdemir’in yaptığı açıklamaları büyük bir şaşkınlıkla dinledim.

Yapılan açıklamada;

  • Düzenleme Ortaklık Payı’nın (%47) vatandaş mağduriyetine neden olduğu,
  • Bu nedenle oranın %42’ye düşürüldüğü,
  • Yaklaşık 3.000 m² ilave konut alanı oluşturulduğu,
  • Teknik ve sosyal altyapı alanlarının ileride yapılacak plan revizyonunda karşılanacağı,
  • Enerji nakil hattının yer altına alınmasıyla park alanındaki sorunların çözüleceği

ifade edildi.

Ancak burada temel soru şudur:

Bir plan değişikliği, gelecekte yapılacağı söylenen başka bir planın vaadine dayanarak savunulabilir mi?

ŞEHİRCİLİK MEVZUATI NE DİYOR?

Plan değişiklikleri şehircilik hukukunda olağan bir uygulama değildir.

Tam tersine; plan bütünlüğünü bozduğu için mümkün olduğunca kaçınılması gereken işlemlerdir.

Ancak zorunlu kamu yararı, teknik gereklilik veya kamusal yatırımlar gibi istisnai nedenlerle gündeme gelebilir.

Bunun yanında;

  • oluşacak ilave nüfusun ihtiyaç duyacağı teknik ve sosyal altyapının aynı plan içinde karşılanması,
  • kaldırılan kamusal alanların eşdeğer alanlarla telafi edilmesi,
  • plan bütünlüğünün korunması

şehircilik hukukunun vazgeçilmez ilkeleridir.

Bunlar tercih değil, hukuki zorunluluktur.

EN ÇARPICI NOKTA

Aynı meclis oturumunda Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, söz konusu plan değişikliğinin neden şehircilik ilkelerine aykırı olduğunu ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine dayanarak ayrıntılı şekilde ortaya koymuştur.

Dolayısıyla mesele bilgi eksikliği değildir.

Mesele, şehircilik ilkelerinin hangi gerekçeyle göz ardı edildiğinin kamuoyuna açıklanmasıdır.

AYNI GÜN YAŞANAN DİĞER GELİŞME

Beni asıl düşündüren ise aynı meclis toplantısında yaşanan ikinci olaydır.

Mahkemeler tarafından iptal edilmiş 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın yeniden gündeme getirilmesi ve bu planla bağlantılı olarak bir holding tarafından yapılacak kütüphane için hazırlanan protokolün meclisten geçirilmesi, kamuoyunda doğal olarak şu soruyu gündeme getirmektedir:

Acaba planlar gerçekten kamu yararı için mi hazırlanıyor, yoksa belirli projelerin ve protokollerin önünü açan araçlara mı dönüşüyor?

Elbette bir kütüphane yapılmasına kimsenin itirazı olamaz.

Ancak bir plan değişikliği ile özel bir protokolün aynı süreç içerisinde değerlendirilmesi, kamuoyunda sorgulanması gereken ciddi bir durumdur.

İPTAL KARARLARI TESADÜF MÜ?

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bugüne kadar kabul edilen çok sayıda plan değişikliğinin idare mahkemelerince iptal edilmiş olması da ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu tablo, plan kararlarının şehircilik ilkeleri ve hukuki denetim açısından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.

BEKLENTİM

Bir şehir plancısı olarak meslek etiğinin, bilimsel planlamanın ve kamu yararının her türlü siyasi ya da ekonomik kaygının üzerinde tutulması gerektiğine inanıyorum.

Bu nedenle Sayın Esra Koçdemir’in yaptığı değerlendirmelerin şehircilik ilkeleri açısından yeniden gözden geçirilmesini ve kamuoyuna daha ayrıntılı bir açıklama yapılmasını bekliyorum.

Çünkü kentler; belirli kişi ya da grupların kısa vadeli beklentileri için değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı gözetilerek planlanmalıdır.

Bugün alınan her yanlış plan kararı, yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşayacağı kenti de doğrudan etkilemektedir.

Ercüment Şahin
Şehir Plancısı

17.07.2026

43
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
BİR ŞEHİR PLANCISI OLARAK DEHŞETE DÜŞTÜM
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!