1. Haberler
  2. Çeşme
  3. Paşalimanı Çevre ve İklim Bakanlığınca Ranta mı Açılıyor?

Paşalimanı Çevre ve İklim Bakanlığınca Ranta mı Açılıyor?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çeşme denince akla yalnızca turizm gelmiyor. Deniz geliyor, kıyılar geliyor, doğal güzellikler geliyor. Ve belki de en önemlisi, bu güzelliklerin herkes tarafından erişilebilir olması gerektiği fikri geliyor.

Ancak bugün Çeşme’nin Paşalimanı bölgesinde tartışılması gereken çok daha önemli bir mesele var: Kıyılar kimin için planlanıyor?

Bölgede hazırlanan ve onaylanan imar planlarıyla ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar, yalnızca birkaç parselin yapılaşmaya açılması meselesinden ibaret değil. Asıl tartışma, üst ölçekli plan kararları, kıyı kullanımının niteliği, doğal sit alanlarının korunması ve kamu yararının planlama sürecinde ne ölçüde gözetildiği noktasında düğümleniyor.

İddiaya göre 1/25.000 ölçekli nazım planın mahkeme kararıyla iptal edilmiş olmasına rağmen, üst ölçekli planlama kararları konusunda hukuki tartışmalar devam ederken 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı imar planlarının onaylanması gündemde.

Burada sorulması gereken basit ama önemli bir soru var:

Üst ölçekli plan kararı olmadan alt ölçekli plan kararları hangi bütüncül planlama anlayışı içerisinde değerlendiriliyor?

Çünkü şehir planlaması yalnızca bir parselin ne kadar değerleneceğini belirlemek değildir. Bir bölgenin geleceğini, ulaşımını, altyapısını, yeşil alanlarını, kıyılarını, ekolojik dengesini ve o bölgeyi kullanacak insanların yaşam kalitesini birlikte düşünmek zorundadır.

Paşalimanı ise Çeşme’nin ekonomik açıdan en değerli bölgelerinden biri.

Tam da bu nedenle burada yapılacak her plan değişikliğinin yalnızca “imar hakkı” üzerinden değil, kamu yararı ve kıyı hakkı üzerinden tartışılması gerekiyor.

Kıyı var ama halka ne kadar açık?

Türkiye’de kıyıların kullanımına ilişkin temel yaklaşım açık: Kıyılar, herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olması gereken alanlardır.

Buna rağmen Paşalimanı’nda planlanan yapılaşmanın kıyının kullanım biçimini değiştireceğine ilişkin ciddi eleştiriler bulunuyor.

Özellikle kıyı boyunca yapılaşmanın yoğunlaşması, kıyıya erişimin fiilen zorlaşması ve kıyı ile yapılaşma arasında fiziksel engeller oluşturulması ihtimali, yalnızca çevrecilerin değil bütün Çeşmelilerin meselesidir.

Çünkü kıyının önüne beton koyduğunuzda yalnızca bir manzarayı değiştirmezsiniz.

Kıyının kamusal niteliğini de tartışmaya açarsınız.

Bir başka dikkat çekici konu ise yeşil alanların konumlandırılması.

Kağıt üzerinde yeterli miktarda yeşil alan ayırmak, tek başına yeterli bir şehircilik kriteri değildir. İnsanların gerçekten kullanabileceği, kıyıyla ve yaşam alanlarıyla bütünleşen kamusal açık alanların nerede konumlandırıldığı da önemlidir.

Kıyıdan uzak bir noktaya park alanı ayırıp kıyı hattını yoğun yapılaşmaya açmak, matematiksel olarak “yeşil alan ayrıldı” demeyi mümkün kılabilir.

Ama şehircilik yalnızca metrekare hesabı değildir.

Yeşil alanın nerede olduğu da en az ne kadar olduğu kadar önemlidir.

Çeşme’yi betonlaştırarak turizm korunabilir mi?

Burada daha büyük bir çelişki ortaya çıkıyor.

Çeşme’nin en büyük ekonomik değerlerinden biri doğal güzellikleri.

Turist Çeşme’ye yalnızca otelde kalmak için gelmiyor. Denizi, koyları, kıyıları, doğal dokusu ve yaşam biçimi için geliyor.

Eğer kıyı şeridini yüksek yoğunluklu yapılaşmaya açar, doğal alanları betonlaştırır ve kıyıyla yapılaşma arasındaki kamusal alanı daraltırsanız kısa vadede bazı taşınmazların ekonomik değerini artırabilirsiniz.

Fakat uzun vadede şu soruyu sormak zorundayız:

Çeşme’yi Çeşme yapan şeyi yok ederek Çeşme turizmini nasıl sürdüreceğiz?

Bir kentin turizm değerini yalnızca yeni konutlar, rezidanslar ve turistik tesisler yaratmak üzerinden hesaplamak büyük bir yanılgı olabilir.

Çünkü turistin satın aldığı şey yalnızca bir oda değildir.

Bir kıyıdır.

Bir manzaradır.

Bir doğadır.

Bir yaşam biçimidir.

Ve bunların tamamı sınırsız değildir.

Mesele yalnızca Paşalimanı değil

Asıl dikkat çekici olan ise Paşalimanı tartışmasının Çeşme genelindeki daha büyük planlama tartışmasının bir parçası olması.

Doğal sit alanlarının yapılaşmaya açılması, kıyı alanlarında yoğun yapılaşma kararları ve farklı ölçeklerdeki imar planlarının birbirleriyle ilişkisi konusunda kamuoyunun cevap beklediği çok sayıda soru var.

Burada belediyenin de Bakanlığın da aynı sorulara açık ve şeffaf yanıt vermesi gerekiyor.

Hangi plan hangi üst ölçekli plana dayanıyor?

Mahkeme kararları planlama sürecini nasıl etkiliyor?

Kıyı kenar çizgisiyle yapılaşma arasındaki mesafe nasıl belirleniyor?

Kıyının herkes tarafından serbest kullanımını güvence altına alan düzenlemeler nasıl uygulanıyor?

Yeşil alanların yalnızca miktarı mı, yoksa erişilebilirliği ve konumu da değerlendiriliyor mu?

Ve en önemlisi:

Bu planların Çeşme halkına, kıyı ekosistemine ve ilçenin uzun vadeli turizm geleceğine etkisi konusunda hangi bilimsel çalışmalar yapıldı?

Bunlar sorulmadan “plan yapıldı, plan onaylandı” demek, kamuoyunun bilgi edinme hakkını karşılamaz.

Çeşme’nin geleceği birkaç parselin bugünkü piyasa değeri üzerinden belirlenmemeli.

Çünkü bugün imara açılan bir kıyının betonlaşmasını yarın geri almak çoğu zaman mümkün değildir.

Bir koyu, bir doğal alanı, bir kıyı manzarasını kaybettiğinizde onu yeniden üretemezsiniz.

Bu nedenle Paşalimanı’nda yapılması gereken şey, tartışmayı “yatırım mı, çevre mi?” gibi basit bir ikileme sıkıştırmak değil.

Yatırımın niteliğini, planın hukuki dayanağını ve kamu yararını birlikte sorgulamaktır.

Çeşme elbette gelişebilir.

Elbette yatırım alabilir.

Elbette turizm büyüyebilir.

Ama bunun bedeli kıyıların kamusal niteliğinin zayıflatılması ve doğal dokunun geri dönülmez biçimde yok edilmesi olmamalı.

Çünkü Çeşme’nin en değerli arazisi yalnızca tapuda yazan parseller değildir.

Çeşme’nin asıl zenginliği kıyısıdır, doğasıdır, denizidir.

Ve bu zenginlik birkaç kişinin değil, herkesindir.

Ercüment Şahin

16.09.2026

25
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Paşalimanı Çevre ve İklim Bakanlığınca Ranta mı Açılıyor?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!