Şehir Plancıları Odasının görevi yalnızca üyelerinden düzenli olarak aidat almak, serbest çalışan meslektaşlarının ofislerinden vize ve benzeri bedeller tahsil etmek, imar planlarına itiraz etmek, basın açıklamaları yapmak ve dava açmak mıdır?
Elbette kamu yararını ve şehircilik ilkelerini korumak adına itiraz etmek, gerektiğinde dava açmak ve kamuoyunu bilgilendirmek Odanın önemli görevleri arasındadır.
Peki ya meslektaşları?
Bir meslek odasının temel görevlerini üç başlık altında toplasak;
Meslektaşlarının haklarını ve çalışma koşullarını korumak.
Mesleğin yetki alanını, saygınlığını ve istihdam olanaklarını geliştirmek.
Kamu yararını ve şehircilik ilkelerini savunmak.
Peki bu üç görev bugün aynı ölçüde yerine getirilebiliyor mu?
Odanın binlerce üyesinin kaçı gerçekten şehir plancılığı yapıyor?
Kaçı belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında çalışıyor?
Kaçı serbest çalışıyor?
Kaçı özel sektörde düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalıyor?
Kaçı işsiz veya mesleğinin dışında çalışıyor?
Odanın elinde bu veriler var mı?
Belediyelerde çalışan meslektaşlarımızın mesleki ve özlük hakları için bugüne kadar hangi somut sonuçlar alındı?
Genç meslektaşlarımızın istihdamı için ne yapıldı?
Serbest Şehir plancılarının yıllardır dile getirdiği sorunların hangisi çözülebildi?
Mesleğimizin yetki alanının korunması için hangi somut adımlar atıldı?
Peki ya yıllardır tartışılan karne sistemi?
Bunları sormak Odaya karşı olmak mıdır yoksa aidatını ödeyen, vize ve benzeri bedelleri karşılayan üyelerin kendi meslek örgütlerine bunları sorması en doğal hakları mıdır?
Üyeler Oda için yalnızca bir sicil numarası ve gelir kaynağı mıdır?
Elbette Oda kentlerin hakkını savunmalıdır peki acaba aynı kararlılıkla şehir plancılarının hakkını da savunabiliyor mu?
Belki de artık yalnızca kaç davanın açıldığını değil;
Kaç meslektaşımızın hangi sorununun çözüldüğünü de konuşmanın zamanı gelmiştir?
Ne dersiniz!
Cengiz Biçen
Şehir Plancısı
27.07.2026



