TAKİPSİZLİK KARARININ İÇİNDEN ÇIKAN RAKAMLAR
BİLİRKİŞİLER NE BULDU?
Bir önceki yazımı şu cümleyle bitirmiştim:
“Takipsizlik kararını yalnızca son sayfasından okumayın.”
Bugün neden böyle söylediğimi belgeleriyle anlatacağım.
Elimde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunun 2015/80301 Soruşturma, 2023/32408 Karar numaralı, 29 sayfalık kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı var.
Evet, dosyanın sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş.
Bunu gizlemiyorum.
Tam tersine, en başından beri açıkça yazıyorum.
Ama aynı kararın içerisinde öyle bilirkişi tespitleri, öyle rakamlar var ki bunları okumadan sadece son sayfadaki “takipsizlik” sonucuna bakmak, bana göre bu dosyanın önemli bir bölümünü görmemek demektir.
Çünkü savcılık kararının 12. sayfasında çok önemli bir ifade kullanıyor.
Vakıflar Genel Müdürlüğünde görevli bilirkişiler ile soruşturma savcılığınca görevlendirilen teknik bilirkişiler tarafından değişik tarihlerde raporlar düzenlendiği; bu raporlarda vakfın faaliyetleri, yönetimde görev alan kişiler ve vakfın iş yaptığı yüklenici firmalar hakkında “yolsuzluk suçları yönünden bazı tespitlerde bulunulduğu” belirtiliyor.
Bu benim yorumum değil.
Savcılık kararında yazıyor.
O halde şimdi o tespitlere bakalım.
BİRİNCİ RAKAM: 1.070.380 TL – 1.328.282 TL
29 Ocak 2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi İstinat Duvarı ve Çevre Düzenlemesi İnşaat İşleri inceleniyor.
Bilirkişi heyeti, çevre düzenlemesi kapsamında yapılan imalatın 2012 yılı olağan piyasa koşullarındaki tutarının; yüzde 25 müteahhit kârı ve genel giderler, yüzde 10 tenzilat ve KDV dahil olmak üzere yaklaşık:
1.070.380 TL olabileceğini hesaplıyor.
Peki vakıf tarafından düzenlenen hakedişlerle gerçekleştirilen ödeme ne kadar?
1.328.282 TL.
Aradaki fark:
257.902 TL.
Bugünün parasından söz etmiyoruz.
2012 yılının parasından söz ediyoruz.
Ama rapor burada da bitmiyor.
Aynı iş kapsamında hastane binasının çeşitli bölümlerinde yapıldığı anlaşılan ancak bilirkişi heyetinin rapor kapsamında belirleyemediği bazı imalat kalemlerinden de söz ediliyor.
Yani burada rakamları yorumlarken bilirkişinin koyduğu bu çekinceyi de aynen dikkate almak gerekiyor.
Biz belge gazeteciliği yapıyorsak işimize gelen cümleyi değil, belgenin tamamını okuyacağız.
İKİNCİ RAKAM DAHA ÇARPICI
Gelelim Dokuz Eylül Üniversitesi Nevvar-Salih İşgören Çocuk Hastanesi ile mevcut üniversite hastanesini birbirine bağlayan Sedyeli Hasta Tüp Geçidi Yapımı İşine.
Bilirkişi heyeti yapılan imalatın 2012 yılı olağan piyasa koşullarındaki değerini:
492.683 TL mertebesinde hesaplıyor.
Buna karşılık aynı iş kapsamında 2011–2012 yılları sonunda yapılan toplam hakediş ödemesi:
813.422 TL.
Defter ve kayıt incelemelerinde DEÜ için yapılan harcama ise:
778.640 TL. nevvar salih takipsizlik kararı…
Ancak burada da bilirkişinin çok önemli bir notu var.
DEÜ ile İşgören Vakfı arasındaki protokol dışında yapılmış bazı ilave imalatların nerede ve hangi miktarlarda yapıldığının anlaşılamadığı ve bu nedenle bunların maliyet hesabına dahil edilemediği belirtiliyor.
Dolayısıyla ben burada:
“Şu kadar kesin zarar vardır.” demiyorum.
Benim sorduğum başka:
Bu farkların tamamı sonradan açıklığa kavuşturuldu mu?
İlave imalatların ne olduğu belirlendi mi?
Nerede yapıldığı bulundu mu?
Miktarları tespit edildi mi?
Edildiyse hangi belgelerle?
BORNOVA ÖĞRENCİ YURDU: YİNE İKİ AYRI RAKAM
Bilirkişi raporu Bornova Öğrenci Yurdu İnşaatını da inceliyor.
Heyetin, inceleme sırasındaki mevcut durumu dikkate alarak yaptığı hesaplamaya göre işin 2013 yılı olağan piyasa koşullarındaki maliyeti; yüzde 25 müteahhit kârı ve genel giderler, yüzde 13 tenzilat ve KDV dahil:
8.105.277 TL.
Peki 2013 ve 2014 yıllarında yapılan harcamaların toplamı?
9.103.933 TL.
Aradaki fark:
998.656 TL.
Tekrar söylüyorum:
Bu rakamlardan hareketle herhangi bir kişiyi suçlu ilan etmiyorum.
Bilirkişi raporunun ortaya koyduğu iki rakamı yan yana koyuyorum ve soruyorum.
Bu farkın açıklaması nedir?
Sonraki incelemelerde bu farkın hangi kısmının haklı ve belgeli harcama olduğu tespit edildi mi?
Varsa bunun belgesi nerede?
BİR DE ELEKTRİK İŞLERİ VAR
Dosyada daha somut bir başka tespit daha bulunuyor.
Gaziemir Nevvar-Salih İşgören Devlet Hastanesi yapımında elektrik tesisatı tamamlama işini yapan Yeta Yapı Elektrik Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında Elektrik Mühendisi Emin Özger tarafından düzenlenen 20 Haziran 2015 tarihli rapordan söz ediliyor.
Savcılık kararına aktarılan rapora göre 7 numaralı hakedişteki eksik ve hatalı işler nedeniyle vakfın 67.978,52 TL zarara uğradığı yönünde tespit bulunuyor. nevvar salih takipsizlik kararı…
Daha da ilginci Bornova Öğrenci Yurdu elektrik işlerinde karşımıza çıkıyor.
Raporda 400 KVA olarak değerlendirilip 73.810,80 TL ödeme yapılan jeneratörün, yerinde 375 KVA olarak tesis edildiği; buna göre ödenmesi gereken hakediş tutarının 60.272,73 TL olması gerektiği belirtiliyor.
Şimdi soruyorum:
Bu fark geri alındı mı?
Alındıysa ne zaman?
Faiziyle mi tahsil edildi?
Tahsil edilmediyse neden?
VE 1.624.180 TL’LİK TEKLİFLER…
Dosyada benim özellikle dikkatimi çeken bölümlerden biri de proje hizmetleri.
Tekel binalarının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri;
Bornova Erzene Mahallesi’nde yapılacak konut-öğrenci yurdu projeleri;
Menderes Cumaovası’ndaki bazı parsellerde yapılması planlanan yapıların uygulama projeleri…
Bilirkişi raporunda bu proje hizmetleri için toplam:
1.624.180 TL tutarında teklif bulunduğu belirtiliyor.
2012–2013 döneminde bu kapsamda yapılan toplam ödeme ise:
1.656.340 TL.
Aradaki fark 32.160 TL.
Dolayısıyla önceki yazımda gelecek bölüm için kullandığım “624 bin liraya karşılık 1 milyon 656 bin lira” ifadesini burada belgeye dayanarak düzeltiyorum.
Doğrusu budur.
Çünkü yanlış rakam bizim işimize yaramaz.
Bizim ihtiyacımız olan tek şey doğru belgedir.
BİLİRKİŞİNİN BİR BAŞKA TESPİTİ: TENZİLAT
29 Ocak 2018 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde dikkat çekici başka bir değerlendirme daha var.
Heyet, İşgören Vakfı tarafından yaptırılan ve rapora konu edilen inşaat işlerinde uygulanan tenzilatların yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu belirtiyor.
Buna karşılık bilirkişi heyeti, bu tür yapılarda olağan piyasa koşullarında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları üzerinden yaygın olarak uygulanan ihale tenzilatlarının yaklaşık yüzde 20 seviyesinde olduğunu ifade ederek inceleme konusu inşaatlarda uygulanan tenzilatların düşük kaldığı yönünde görüş bildiriyor.
İşte mesele tam burada büyüyor.
Çünkü tek bir faturadan söz etmiyoruz.
Tek bir hakedişten söz etmiyoruz.
Birbiri ardına gelen farklı işlerden ve farklı bilirkişi tespitlerinden söz ediyoruz.
PEKİ TAKİPSİZLİK VARSA BUNLARI NEDEN YAZIYORUM?
Çünkü takipsizlik kararının kendisi bunları yazıyor.
Ben bu rakamları üretmedim.
Ben bilirkişi değilim.
Ben savcı değilim.
Ben mahkeme değilim.
Ben gazeteciyim.
Benim görevim önümdeki resmi belgede ne yazdığını kamuoyuna aktarmak ve cevabı bulunmayan soruları sormaktır.
Üstelik dosyada daha da önemli bir bölüm var.
Savcılık kararının ilerleyen kısmında, Gaziemir Devlet Hastanesi ile Bornova Öğrenci Yurdu işlerinde yüklenici firmalara fazladan ödeme yapıldığına dair tespitlerin bulunduğu açıkça aktarılıyor. Kararda ayrıca söz konusu işlemlerde vakıf adına bazı yönetim kurulu üyelerinin imzalarının bulunduğu ve elektrik işleri yönünden Yeta firmasının sorumluluğuna ilişkin tespit bulunduğu belirtiliyor.
İşte şimdi benim asıl merak ettiğim yere geldik.
Kimdi bu firmalar?
Vakfın hangi işlerini aldılar?
Ortakları kimlerdi?
Vakıf yöneticileriyle bu şirketler arasında herhangi bir bağlantı var mıydı?
Savcılık bunları araştırdı mı?
Evet.
Hatta kararın içinde şirket şirket yazdı.
Gürmer…
Yeta…
Uzay…
Asmin…
Askaya…
Serap…
Ve daha başkaları…
Dosyanın 13. bölümünü burada kapatıyorum.
Çünkü bundan sonrası birkaç paragrafla geçiştirilecek bir konu değil.
Bir sonraki yazıda bu kez rakamların arkasındaki şirketlere bakacağız.
DEVAMI 14. BÖLÜMDE:
VAKFIN İŞLERİNİ ALAN ŞİRKETLER KİMLERİNDİ?
Gürmer kimin şirketiydi?
Yeta’nın sahibi kimdi?
Uzay, Asmin, Askaya ve Serap’ın ortakları kimlerdi?
Savcılık bu şirketler hakkında hangi tespitleri yaptı?
Ve en önemlisi:
BİLİRKİŞİ RAPORLARINDAKİ “FAZLA ÖDEME” TESPİTLERİNİN AKIBETİ NE OLDU?
14. bölümde yine yorumlarla değil, savcılık kararının kendi sayfalarıyla devam edeceğiz.



