1. Haberler
  2. Çeşme
  3. İTİRAZIMIZI HAZIRLADIK HAYIRLARA VESİLE OLSUN!!!

İTİRAZIMIZI HAZIRLADIK HAYIRLARA VESİLE OLSUN!!!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI’NA

(Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü)

KONU: İzmir İli, Çeşme İlçesi, Ilıca Mahallesi Paşalimanı Mevkii’nde bulunan 7899 ada 1 parsel, 306 ada 378 parsel, 6666 ada 1-8 parseller, 6667 ada 1 parsel, 6668 ada 1-5 parseller, 6669 ada 1 parsel, 6670 ada 1-2 parseller, 306 ada 430 parsel ve 93 ada 20 parsele ilişkin hazırlanan 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına itirazımız ve planların iptali/kaldırılması talebimizdir. Planın kapsamındaki parseller ve plan ölçekleri, plan açıklama raporunun kapağında da bu şekilde belirtilmiştir.

AÇIKLAMALAR

İtiraza konu planlama alanı sıradan bir kentsel gelişme alanı değildir.

Plan açıklama raporuna göre yaklaşık 77.747,54 m² büyüklüğündeki alan, Paşalimanı Mevkii’nde yarımada niteliğinde olup kuzeyi, doğusu ve batısı Ege Denizi ile çevrilidir. Alan aynı zamanda 02.09.2024 tarihli Bakanlık Oluru ile “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmiştir.

Dolayısıyla burada yapılacak planlamada esas alınması gereken temel ilke yapılaşmanın artırılması değil; doğal sit alanının, kıyının, ekolojik bütünlüğün ve kamu yararının korunmasıdır.

1. YÜRÜRLÜKTE 1/25.000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI BULUNMAMAKTADIR

İtiraza konu planın kendi açıklama raporunda son derece önemli bir tespit bulunmaktadır.

Rapora göre İzmir Batı Bölgesi 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı mahkeme kararıyla iptal edilmiş ve “bu kapsamda bölgede şu an yürürlükte 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının bulunmadığı” açıkça belirtilmiştir.

Bu durumda sorulması gereken temel soru şudur:

Yürürlükte 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bulunmayan ve doğal sit statüsündeki böylesine hassas bir kıyı alanında doğrudan 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli yapılaşma kararlarının getirilmesinin planlama hiyerarşisi, plan bütünlüğü ve şehircilik ilkeleri yönünden hukuki ve bilimsel gerekçesi nedir?

Alt ölçekli planlar yalnızca parsel bazında yapılaşma hakkı üreten belgeler değildir. Ulaşım, altyapı, nüfus, kıyı kullanımı, doğal eşikler, sosyal donatı ve çevresel etkiler üst ölçekten alt ölçeğe bütüncül olarak değerlendirilmelidir.

2. PLAN ÖNEMLİ MİKTARDA YENİ YAPILAŞMA KARARI GETİRMEKTEDİR

Plan açıklama raporuna göre;

10.829,91 m² düşük yoğunluklu konut alanı,
9.474,33 m² ticaret-turizm alanı,
12.360,54 m² turizm tesis alanı ve
3.481,43 m² sosyal tesis alanı öngörülmektedir.

Konut alanlarında TAKS=0.15, KAKS=0.30 ve iki kat; ticaret-turizm alanlarında parseline göre KAKS=0.30 veya 0.40; turizm tesis alanlarında ise E=0.60 ve Yençok=12.50 metre yapılaşma koşulları getirilmektedir.

Dolayısıyla söz konusu işlem yalnızca mevcut durumun korunması veya teknik bir düzenleme değildir.

Doğal sit statüsündeki son derece değerli bir kıyı alanında konut, ticaret, turizm ve turizm tesisi kullanımları ile somut yapılaşma hakları tanımlanmaktadır.

Bu nedenle plan kararlarının kamu yararına etkisinin çok daha kapsamlı biçimde ortaya konulması gerekmektedir.

3. PLAN RAPORUNUN KENDİSİ ALANIN EKOLOJİK HASSASİYETİNİ KABUL ETMEKTEDİR

Plan ekindeki peyzaj değerlendirmesinde bölgenin;

iklim değişikliği, kıyı erozyonu, kuraklık ve artan turizm yoğunluğu nedeniyle doğal peyzaj dokusunun daha kırılgan hale geldiği açıkça belirtilmektedir.

Aynı raporda kıyı bandı ve kumul alanlarında taşıma kapasitesi hesaplamaları, yönlendirilmiş yaya hareketleri ve ekosistem odaklı kullanım önerilmektedir.

Ayrıca plaj kullanımının sezonsal yoğunluk ve ekosistem dayanıklılığı dikkate alınarak düzenlenmesi; kıyı erozyonu ve insan kullanım yoğunluğunun uzun vadeli olarak izlenmesi önerilmektedir.

Burada önemli bir çelişkinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir:

Bir taraftan alanın iklim değişikliği, kıyı erozyonu, kuraklık ve turizm baskısı nedeniyle kırılgan hale geldiği tespit edilirken, diğer taraftan konut, ticaret-turizm ve turizm tesisleri yoluyla yeni yapılaşma kararları hangi somut taşıma kapasitesi hesabına dayanılarak verilmiştir?

Plan açıklama raporunda genel değerlendirmeler yerine nüfus, sezonluk kullanıcı, araç, su tüketimi, atıksu üretimi, trafik ve kıyı kullanım baskısını birlikte ortaya koyan ölçülebilir taşıma kapasitesi analizinin bulunup bulunmadığı açıklanmalıdır.

4. KIYI KANUNU YÖNÜNDEN “KISMİ YAPILAŞMA” KABULÜ AYRICA İNCELENMELİDİR

Plan raporunda Çeşme Belediyesinin 20.01.2025 tarihli yazısına dayanılarak alanın 11.08.1994 tarihli “Kısmi Yapılaşma Kararı” kapsamında bulunduğu ve bu nedenle “Kıyı Kanunu hükümlerine tabi değildir” şeklinde değerlendirme bulunduğu görülmektedir.

Bu husus itirazımızın en önemli nedenlerinden biridir.

Yaklaşık otuz iki yıl önce alınmış kısmi yapılaşma kararının;

bugünkü mülkiyet ve parselasyon yapısı,

mevcut yapılaşma durumu,

sonradan alınan doğal sit kararları,

kıyı kenar çizgisi,

mahkeme kararları

ve güncel koruma mevzuatı karşısındaki hukuki geçerliliğinin ayrıntılı ve parsel bazında ortaya konulması gerekir.

1994 tarihli kararın varlığı tek başına bütün planlama alanının günümüzde Kıyı Kanunu’nun koruyucu hükümlerinin dışında bırakılmasının gerekçesi olarak kabul edilemez; bunun güncel mevzuat ve somut parseller bakımından hukuki dayanağı açıkça gösterilmelidir.

5. KIYILARIN KAMUSAL KULLANIMI GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR

Plan alanının üç tarafının denizle çevrili olması nedeniyle planın en temel unsurlarından biri halkın kıyıya erişimidir.

Plan raporunda kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında kalan kesimlerin park olarak düzenlendiği belirtilmektedir.

Ancak bir alanın plan üzerinde “park” olarak gösterilmesi tek başına kamusal erişimin fiilen sağlandığını göstermez.

Kıyıya ulaşan yaya bağlantılarının sürekliliği, genişliği, mülkiyet yapısı, yapı adalarının kıyıyla ilişkisi ve ileride oluşabilecek fiili kapatmaların önlenmesi de değerlendirilmelidir.

Kıyı kâğıt üzerinde değil, fiilen halkın olmalıdır.

6. ALTYAPI KAPASİTESİ YAPILAŞMADAN ÖNCE ORTAYA KONULMALIDIR

Plan raporunda İZSU görüşü aktarılırken bölgede yağmur sularının uzaklaştırılmasına yönelik hâlihazırda yürütülen veya planlanan bir proje bulunmadığı ve içme suyuna yönelik de yürütülen/planlanan şebeke, isale hattı veya tesis projesi bulunmadığı belirtilmektedir.

Bu durumda konut, ticaret ve turizm kullanımlarının yaratacağı ek nüfus ve özellikle yaz aylarındaki yoğunluk karşısında;

içme suyu, atıksu, yağmur suyu, enerji, ulaşım ve otopark kapasitesinin yeterliliği yapılaşma kararından önce bilimsel olarak ortaya konulmalıdır.

7. “KORUMA AMAÇLI PLAN” KORUMAYI ÖNCELİKLENDİRMELİDİR

Planın adı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planıdır.

Bu nedenle planın temel amacı taşınmazlara ekonomik değer kazandırmak veya mümkün olan yapılaşma haklarını yeniden üretmek değil, doğal sit alanının korunmasını esas almak olmalıdır.

Koruma-kullanma dengesi kurulurken koruma ilkesi tali, yapılaşma ise asli unsur haline getirilemez.

SONUÇ VE TALEP

Yukarıda açıkladığımız nedenlerle;

İzmir İli, Çeşme İlçesi, Ilıca Mahallesi Paşalimanı Mevkii’ne ilişkin 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planına itiraz ediyoruz.

Planlama alanında yürürlükte 1/25.000 ölçekli nazım imar planının bulunmaması, alanın doğal sit niteliği, kıyı alanlarının kamusal kullanımı, ekolojik taşıma kapasitesi, kıyı erozyonu, kuraklık, altyapı kapasitesi ve 1994 tarihli kısmi yapılaşma kararının günümüzdeki hukuki uygulanabilirliği birlikte değerlendirilmeden getirilen yapılaşma kararlarının kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden yeniden incelenmesini talep ediyoruz.

Özellikle;

1994 tarihli kısmi yapılaşma kararının günümüzde Kıyı Kanunu bakımından doğurduğu hukuki sonuçların parsel bazında açıklanmasını,

planla getirilecek toplam inşaat alanı ile mevcut/yasal kazanılmış yapılaşma haklarının karşılaştırmalı olarak ortaya konulmasını,

planın yaratacağı yerleşik ve sezonluk nüfusun açıklanmasını,

bu nüfusa ilişkin içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu, ulaşım ve otopark kapasite hesaplarının ortaya konulmasını,

kıyıya kesintisiz kamusal erişimin nasıl sağlanacağının gösterilmesini,

ekolojik ve kıyısal taşıma kapasitesinin somut ve ölçülebilir verilerle ortaya konulmasını,

ve yürürlükte 1/25.000 ölçekli nazım imar planı bulunmamasının plan hiyerarşisi bakımından yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.

Bu incelemeler tamamlanmadan doğal sit niteliğindeki Paşalimanı’nda geri dönüşü güç yapılaşmalara yol açabilecek plan kararlarının uygulanmasının telafisi güç çevresel ve şehircilik sonuçları doğurabileceği açıktır.

Bu nedenlerle itirazımızın kabulü ile dava konusu olabilecek söz konusu 1/5.000 ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı imar planlarının iptal edilmesini/kaldırılmasını, aksi yönde işlem tesis edilecekse her bir itiraz nedenimize ilişkin teknik ve hukuki gerekçenin ayrı ayrı tarafımıza bildirilmesini arz ve talep ederim.

Nivent Kurtuluş
Temiz İzmir Derneği Başkanı Ercüment Şahin Şehir Plancısı

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
İTİRAZIMIZI HAZIRLADIK HAYIRLARA VESİLE OLSUN!!!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!