Mutlak butlan kararından sonra, siyasi partilerin genel oy oranlarına bakacak olursak CHP’nin oyunun düştüğünü söyleyebiliriz. Bunun iki nedeni olabilir. AKP’den memnun olmayan kişilerin, son kargaşa manzarasından memnun olmayıp “Solcular yine kendi aralarında kavga etmeye başladı” diyerek uzaklaşmaları veya Kılıçdaroğlu’nun son dönemde dile getirdiği “hırsızlar, ahlaksızlar ve FETÖ’cüler partiye girmiş” söyleminden etkilenip uzaklaşmaları…
Nihayetinde CHP’nin oylarını artırması, sol düşüncede olanların ve sosyal demokratların tercihlerini CHP lehine kullanmalarından değil; AKP’den memnun olmayan, ortanın sağında bulunan kişilerin oy vermeleriyle mümkün olacaktır. Bu oylar gidip gelen oylardır. Kendileri için AKP’nin yapmadığını CHP’nin yapacağına inanırlarsa oy verirler.
FETÖ’cülerin ve hırsızların kol gezdiği bir partiye oy vermeyecekleri muhakkaktır. Mutlak butlan kararı öncesinde son anketlerde yaklaşık %34 civarında oy alan CHP’nin oyu yüzde kaç düşmüş olabilir? Bu düşüşe Cumhurbaşkanı çok üzülmüştür! Kendisi çekişme ve kavgayı sevmez! Özellikle de ana muhalefet partisinin istikrarına çok önem verir!
“Arınma” diyerek gelen Kılıçdaroğlu, bu eylemi ne kadar sürede gerçekleştirecektir? Bu arınma sadece kendisinin ve çevresinin sakıncalı gördüğü kişileri partiden uzaklaştırmak mı olacaktır? Yoksa parti tüzüğünde daha demokratik, daha şeffaf değişiklikler mi yapacaktır?
Daha önemlisi, bu değişikliklerle partinin arındığına seçmen inanacak mıdır? Ahlaksızlık, hırsızlık ve FETÖ konusunda kendilerinin bilip de adaletin bilmediği bir detay olduğuna inanmıyorum. Nitekim üzerinden en az üç yıl geçmiş. Görüp bilip susulduysa, zaten bu da bir suçtur.
Diğer önemli konu da kendisine katılan milletvekili, belediye başkanı veya partili sayısının azlığıdır. Katılmayanlar gerçeği göremeyen, kendisi gibi aldatılan kesim midir? Yoksa gerçeği bilen ama doğruya dönmek istemeyen hainler midir? Sayı o kadar fazladır ki bu “hainlik” iddiası da çok inandırıcı olmaz. Gerçeği göremeyen insan sayısının fazlalığı da…
CHP’de aday belirlemelerinde sorun olduğu bir gerçektir. Ancak bu sorunun sadece 2023 Kurultayı’ndan sonra başladığını söylemek çok zordur. Liyakatsizlerin veya hak etmeyen kişilerin aday adayı olmalarına izin verilip, anketlerde ilk sırayı aldıkları için aday gösterildiklerini söylemek; gerçek yetkili ve sorumlu kişilerin yapacağı mantıklı açıklamalar değildir.
Kurultay isteyen Parti Meclisi üyelerinin veya delegelerin seslerine kulak asılmayacağı anlaşılmaktadır. Bu isteklerin yerine getirilmemesinin nedeni, bu kararı alanların ahlakından veya parti sevgisinden şüphe etmek olmayacaktır anlaşılan.
Özel ve ekibi, tüm kurultay taleplerinin ve başvurularının reddedilmesi üzerine ne yapacaktır? Ayrılık gerekçelerini halka anlatıp ayrı bir parti kurmaktan başka bir yol olabileceğini zannetmiyorum.
Peki iktidar ne yapacaktır?
İktidar, zaten aklının bir köşesinde olan baskın seçim için şartların olgunlaşıp olgunlaşmadığına bakacaktır. Bölünme ve bölünme öncesinde CHP oylarının en aza düşmüş olması, yeterli bir neden olacaktır.
Bu sırada, seçim arifesinde olası yeni kurulacak partiye birçok bürokratik zorluk çıkarılacaktır. Aynı zorluklar Kılıçdaroğlu CHP’sine de çıkarılabilir. Burada iktidarın temel hedefi, olası seçimde CHP’nin de dahil olduğu güçsüz bir muhalefet yaratmaktır.
Çoğu kimsenin uyardığı gibi, YSK’nın üç yıl kongre yapmamış olma gerekçesiyle seçime girme yasağı gibi engeller de gündeme gelebilir.
Güçlülerin hukuku ne yazık ki böyledir.
Sonuçta bazı konularda haklılık varmış gibi görünse de mutlak butlan kararı muhalefetin yararına olmamıştır.
Muhalefetten kastımız da sadece CHP değildir.
Haldun Ertan
01.06.2026



