DİYARBAKIR BECERDİYSE İZMİR NEDEN YAPAMADI?
ŞEHİRCİLİK BU KADAR MI ZOR?
Yukarıdaki fotoğrafa iyi bakın.
Diyarbakır 75. Yıl Caddesi.
Geniş bir bulvar…
Belirli bir yapı düzeni…
Birbiriyle büyük ölçüde uyumlu bina yükseklikleri…
Ve en önemlisi, ilk bakışta insanın gözüne çarpan bir kent bütünlüğü.
Sonra dönüp İzmir’e bakıyoruz.
Bir yerde 5 kat…
Yanında 8…
Biraz ileride 15…
Sonra bir gökdelen…
Bir parselde başka plan kararı, ötekinde başka yapılaşma hakkı tartışması…
Yıllardır İzmir’de imar planlarını inceliyor, itiraz ediyor ve belediyelere aynı soruyu soruyoruz:
BU KENTİN BÜTÜNCÜL ŞEHİRCİLİK ANLAYIŞI NEREDE?
Diyarbakır’daki her imar uygulamasının kusursuz olduğunu elbette iddia etmiyoruz.
Bu fotoğrafa bakarak “Orada imar ayrıcalığı hiç yoktur” da diyemeyiz.
Ama fotoğrafın ortaya koyduğu bir gerçek var:
Bir cadde boyunca belirli bir kent silueti ve yapı düzeni oluşturulabilmiş.
O halde İzmir için soralım:
DİYARBAKIR BUNU YAPABİLDİYSE İZMİR NEDEN YAPAMADI?
İzmir’in planlama anlayışı neden parsel parsel tartışılıyor?
Neden sürekli plan değişiklikleri konuşuyoruz?
Neden emsal artışlarını, yükseklikleri ve kişiye ya da parsele özel plan yapıldığı iddialarını tartışıyoruz?
Şehir planlaması, “Bu parsele ne kadar daha inşaat hakkı verebiliriz?” meselesi değildir.
Şehir planlaması; yoluyla, yeşil alanıyla, sosyal donatısıyla, nüfusuyla ve yapı yoğunluğuyla bir kenti bütün olarak tasarlamaktır.
Fotoğrafa bir daha bakın.
Sonra İzmir’e bakın.
Ve siz karar verin:
İzmir de kişiye özel imar ayrıcalıkları olduğu sürece biraz hayal!
Biz daha Ticari Alanlarlarda konut yapmayı, Turizm Alanlarında REZİDANS yapmayı bırakmadıkça olması çok zor görünüyor!!!



