1. Haberler
  2. Güzelbahçe
  3. BUGÜN MAHKEMEDE BİR KEZ DAHA ŞUNU DÜŞÜNDÜM…

BUGÜN MAHKEMEDE BİR KEZ DAHA ŞUNU DÜŞÜNDÜM…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün yine adliyedeydik.

Saat 14.20’de başlaması gereken duruşmaya saat 16.30’da girebildik.

Koridorlar sıcaktı.

Beklemek zordu.

Ama yıllardır olduğu gibi yine bekledik.

Çünkü biz dosyalar kapanıncaya kadar beklemeyi öğrendik.

Bugün sanık sandalyesinde eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, mevcut Belediye Başkanı Mustafa Günay, Ruhsat Denetim Müdürü Ayşin Şanlı ve İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar olması gerekirken,

Avukat dahil sanıklar da yoktu?

Asıl dikkatimi çeken ise Mustafa Günay’ın mahkemeye cezaevinden SEGBİS ile bağlanması oldu.

Evet…

Bugün hâlâ belediye başkanı olan Mustafa Günay, cezaevindeydi.

Peki neden?

Basına yansıyan bilgilere göre İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada;

  • Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma (TCK 220),
  • Rüşvet (TCK 252),
  • Görevi Kötüye Kullanma (TCK 257),
  • İmar Kirliliğine Neden Olma (TCK 184)

suçlamaları kapsamında tutuklanmıştı.

Elbette bu suçlamalar kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor.

Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir.

Kararı bağımsız yargı verecek.

Ancak insan ister istemez düşünüyor…

Bir belediye başkanı cezaevindeyken, aynı belediyenin yıllardır tartışılan imar dosyaları mahkeme salonlarında konuşuluyorsa, ortada sıradan bir tablo yok demektir.

Hakim, Mustafa Günay’a sordu:

“Daha önce neden duruşmalara gelmediniz?”

Sonra ruhsatı sordu.

Verilen cevap beni düşündürdü.

“Ben başkan yardımcısıydım. Ruhsat bana bağlı değildi. Doğrudan dönemin Belediye Başkanı Mustafa İnce’ye bağlıydı.”

O an kendi kendime düşündüm.

Siyasette yıllarca birlikte yürüdüğünüz yol arkadaşınızı, mahkeme salonunda sorumluluğun adresi olarak göstermek kolay olmasa gerek.

Belki hukuki bir savunmaydı.

Belki de gerçek buydu.

Buna mahkeme karar verecek.

Ama duyduğum cümle beni gerçekten şaşırttı.

Sonra hakim öyle bir soru sordu ki…

İçimden;

“İşte tecrübe böyle bir şey.”

dedim.

Mustafa Günay,

“Biz yapı kayıtlarını iptal ettirdik.

Savcılığa suç duyurusunda bulunduk.”

deyince hakim şu soruyu yöneltti:

“Peki madem belediye olarak suç duyurusunda bulunuyorsunuz…

Avukatınız neden bu davaya gelmiyor?

Kendi şikâyet ettiğiniz dosyayı neden takip etmiyorsunuz?”

İşte o soru salonda kısa bir sessizlik oluşturdu.

Çünkü bazen tek bir soru onlarca sayfa evraktan daha fazlasını anlatır.

Sonra bana söz verildi.

Yıllardır yaptığım başvuruları anlattım.

Bilgi edinme başvurularını…

CİMER müracaatlarını…

Kaymakamlık üzerinden yaptığım başvuruları…

En az yirmi ayrı resmi başvuru…

Dedim ki;

Bu yapıyı görmemeleri mümkün değil.

Yapı kayıt belgeleri iptal edildi deniliyor.

Ama bu yapı 2017 yılından sonra büyümeye devam etti.

Burada mermer işletmesi var.

Düğün salonu var.

Faaliyet var.

Bu kadar büyük bir yapının yıllarca görülmemesi hayatın olağan akışına uygun değil.

Hakim dikkatle dinledi.

Sonra belediyenin yaptığı tüm suç duyurularının ve ilgili belgelerin dosyaya getirtilmesine karar verdi.

İşte bugün bence en önemli gelişme buydu.

Dava Aralık ayına ertelendi.

Adliye çıkışında Ercüment Şahin ile uzun uzun konuştuk.

Aslında ikimizin de söylediği aynı cümleydi.

Biz kimsenin yargılanmasını istemiyoruz.

İnanın istemiyoruz.

Bir belediye başkanının…

Bir müdürün…

Bir memurun…

Mahkeme salonlarında hesap vermesinden mutluluk duymuyoruz.

Keşke bunların hiçbiri yaşanmasaydı.

Keşke yıllar önce yapılan başvurular ciddiyetle incelenseydi.

Keşke “Her şey mevzuata uygun.” diye geçiştirilmeseydi.

Keşke kurumlar gerçekten denetim görevini yerine getirseydi.

Belki bugün hiç kimse sanık sandalyesinde oturmayacaktı.

Bizi hâlâ tanımayanlar var.

Yıllardır aynı şeyi söylüyoruz.

Biz kimsenin düşmanı değiliz.

Biz yatırım düşmanı da değiliz.

Biz sadece hukukun herkese eşit uygulanmasını istiyoruz.

Parası olana başka…

Sıradan vatandaşa başka…

Kanun uygulanmasını istemiyoruz.

Çünkü şehirler betonla değil…

Adaletle ayakta kalır.

Ve ben bugün adliyeden ayrılırken yine aynı cümleyi düşündüm.

Biz sabırla beklemeye devam edeceğiz.

Dosyalar kapanıncaya kadar…

Gerçekler ortaya çıkıncaya kadar…

Daha yaşanabilir bir kent için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bilmem anlatabildim mi?

21
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
4
vir_sl_
Virüslü
BUGÜN MAHKEMEDE BİR KEZ DAHA ŞUNU DÜŞÜNDÜM…
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!