KARŞIYAKA’DA EMEKÇİ AĞLARKEN, YÖNETİM NASIL RAHAT UYUYOR?
Karşıyaka Belediyesi çalışanlarından gelen mesajlar artık bir şikâyet değil, adeta yardım çığlığına dönüştü.
Deniliyor ki;
- Kent A.Ş. işçilerinin yaklaşık 8,5 aylık maaşı ödenmemiş durumda.
- Memurların sosyal denge tazminatları kesildi.
- Çalışanların içeride 100 bin lirayı aşan alacakları birikti.
- Memurlar haftada üç gün iş bırakma eylemi yapıyor.
- Belediye sistemi tıkanmış durumda.
Şimdi ben de soruyorum:
Belediye çalışanı evine ekmek götüremezken nasıl başınızı yastığa koyuyorsunuz?
Bu insanların:
- Çocukları var
- Kiraları var
- Kredileri var
- Okul masrafları var
- Pazarı var
- Hayatı var
Aylarca çalışıp maaş alamayan emekçinin ahı ağırdır.
Bir belediye başkanı kriz çözer
Kaynak yaratır.
Masaya oturur.
Çözüm üretir.
Fedakârlık yapar.
Hiç çıkıp:
“İşçim maaş alamıyorsa ben de maaş almıyorum.”
dediniz mi?
Hiç kendi makam konforunuzdan vazgeçtiniz mi?
Hiç başkan yardımcılarının maaşını geciktirdiniz mi?
Yardım toplayınca belediyeye, işçiye neden yok?
İlçede yapılan inşaatlardan araç yardımı alındığı konuşuluyor.
Kamyon alındı… Çöp aracı alındı…
Peki soruyoruz:
Bu yardımlar neyin karşılığı yapıldı?
Ve daha önemlisi:
Bu şehirde yüzlerce müteahhit, iş insanı, yatırımcı varsa neden bir masa kurup:
“Bu belediye çalışanlarını mağdur etmeyelim”
demediniz?
Karşıyakalılık sloganla olmaz
Her gün “Ben gerçek Karşıyakalıyım” demekle olmaz.
Karşıyakalılık;
- Emekçiyi ezmemektir
- Çalışanı mağdur etmemektir
- Belediye kurumunu kaosa sürüklememektir
- Halkın parasını doğru yönetmektir
Güzelbahçe’de oturup Karşıyaka’yı yönetmek kolay mı?
Her gün “Karşıyaka sevdası” anlatılırken, belediye başkanının Güzelbahçe ilçesinde oturduğu konuşuluyor.
Madem öyle soralım:
Karşıyaka’nın çilesini gerçekten yaşayan mı yönetiyor, yoksa uzaktan seyreden mi?
İki aydır Karşıyaka’ya taşınıldığı söyleniyor.
Eğer doğru değilse açıklayın.
Doğruysa neden göreve gelir gelmez başkanı olduğunuz ilçede yaşamadınız?
Siz her şeyden önce annesiniz
Annelik duygusunu taşıyan bir insan, çalışan annelerin, babaların, çocukların yaşadığı bu sıkıntıya kayıtsız kalamaz.
Evine ekmek götüremeyen babanın, çocuğuna harçlık veremeyen annenin halini anlamazdan gelemez.
Son sözüm net
Bu gidişle bir sonraki seçimde belediye başkanlığını unutun.
Hatta Karşıyaka sokaklarında halkın yüzüne bakmakta zorlanırsınız.
Çünkü Karşıyaka’da artık herkes görüyor:
Belediye yönetilmiyor, sürükleniyor.
Her geçen gün Karşıyaka Belediyesi biraz daha kaosa gidiyor.
Bilmem farkında mısınız?



