1. Haberler
  2. Menderes
  3. YİNE BİZE MAHKEME YOLLARI GÖRÜNDÜ!!!

YİNE BİZE MAHKEME YOLLARI GÖRÜNDÜ!!!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yarın hayırlısı ile davamızı açıyoruz.

T.C

İZMİR NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMLİDİR

DAVACILAR :
Nivent Kurtuluş

Ercüment Şahin Şehir Plancısı

DAVALI :
Kültür ve Turizm Bakanlığı – ANKARA

DAVA KONUSU :

İzmir ili, Menderes ilçesi, Özdere Mahallesi, Özdere (Kesre) Turizm Merkezi sınırları içerisinde bulunan 1196 ada 7 parsel, 1197 ada 12 parsel ve çevresini kapsayan, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 14.04.2026 tarihinde onaylanan;

NİP-351129340 işlem numaralı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile

UİP-351129339 işlem numaralı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının;

Bu planlara askı süresi içerisinde tarafımızca yapılan itirazların reddine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 19.06.2026 tarih ve 2026/08-04 sayılı kararının ve buna bağlı işlemlerin;

3621 sayılı Kıyı Kanunu, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, 3194 sayılı İmar Kanunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği, şehircilik ve planlama esasları, kamu yararı ve İzmir 8. İdare Mahkemesinin 2023/1409 Esas, 2025/408 Karar sayılı iptal kararına aykırı olması nedeniyle;

Öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve yargılama sonucunda İPTALİ istemidir.

TEBLİĞ TARİHİ :

15 / 08 / 2026

AÇIKLAMALAR

I- AYNI PLANLAMA ALANINA İLİŞKİN ÖNCEKİ PLANLAR MAHKEME KARARIYLA İPTAL EDİLMİŞTİR

Uyuşmazlık konusu alan hakkında daha önce Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 19.07.2023 tarihli Bakanlık Oluru ile onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliklerine karşı Temiz İzmir Derneği tarafından dava açılmıştır.

İzmir 8. İdare Mahkemesinin 2023/1409 E., 2025/408 K. sayılı ve 24.03.2025 tarihli kararıyla söz konusu planlar OYBİRLİĞİYLE İPTAL EDİLMİŞTİR.

Önceki planlarda 1197 ada 9 ve 10 parsellerdeki park kullanımının bir bölümü turizm/otel alanına dönüştürülmüş, buna karşılık 1197 ada 1 parselin bir bölümü park alanı olarak düzenlenmiştir.

Mahkeme uyuşmazlığın teknik niteliği nedeniyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmış; şehir ve bölge planlama alanında üç akademisyenden oluşan bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor almıştır.

Mahkemenin iptal kararındaki temel hukuka aykırılıklardan biri kısmi yapılaşma tespitinin Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun yapılmamış olmasıdır.

Mahkeme kararında açıkça;

Kısmi yapılaşma tespitinin Özdere Belediyesi planlama sınırları içindeki imar adalarının tamamı dikkate alınarak yapıldığı;

Oysa Yönetmelik gereğince değerlendirmenin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde 100 metrelik bant içerisinde kalan kesimdeki imar adaları esas alınarak yapılması gerektiği;

Bu nedenle idarece yapılan kısmi yapılaşma hesabının dava konusu planlara altlık/dayanak oluşturamayacağı;

Planlama alanında hukuken geçerli bir kısmi yapılaşma tespiti bulunduğundan bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Mahkeme ayrıca sahil şeridinde bulunan ve kıyı mevzuatına tabi taşınmazlara ilişkin planlarda, kıyı mevzuatına ilişkin değerlendirmelerin Plan Açıklama Raporunda yer almamasını da “planları sakatlayan önemli bir eksiklik” olarak değerlendirmiştir.

Dolayısıyla önceki iptal kararı basit veya şekli bir eksikliğe değil, dava konusu alanın yapılaşabilmesinin temel hukuki dayanaklarından birinin bulunmadığı sonucuna dayanmaktadır.

II- İPTAL KARARINDAN SONRA AYNI ALAN YENİDEN PLANLANMIŞTIR

Mahkeme kararından sonra aynı bölgede yeni bir planlama süreci başlatılmıştır.

Yeni plan;

1196 ada 7 parsel,
1197 ada 12 parsel
ve çevresini
kapsamaktadır.

Yeni Plan Açıklama Raporunda da önceki planların İzmir 8. İdare Mahkemesi tarafından iptal edildiği kabul edilmektedir.

Bu nedenle yeni planın hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde yalnızca planın tarihinin veya parsel numaralarının değişip değişmediğine değil;

önceki mahkeme kararında tespit edilen hukuka aykırılıkların gerçekten ortadan kaldırılıp kaldırılmadığına bakılması zorunludur.

III- DAVALI İDARE “MAHKEME KARARINI UYGULADIK” DEMEKTE; PLAN RAPORU İSE “İPTAL EDİLEN PLANIN GENEL YAKLAŞIMLARINI DEĞİŞTİRMEDİK” DEMEKTEDİR

Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından itirazlarımızın reddine ilişkin gönderilen resmi yazıda;

14.04.2026 tarihinde onaylanan yeni imar planlarının;

“mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda hazırlandığı” belirtilmiş ve itirazlarımız bu gerekçeyle reddedilmiştir.

Ancak dava konusu yeni planın Plan Açıklama Raporunda park alanları değerlendirilirken açıkça;

“Her ne kadar genel plan iptal olsa da bu planın genel yaklaşımları korunmuş değiştirilmemiştir.” denilmektedir.

Bu ifade son derece önemlidir.

Davalı idare bir taraftan;

“Mahkeme kararının gereklerini yerine getirdim.” demekte;

Diğer taraftan dava konusu planın kendi teknik raporunda;

“İptal edilen planın genel yaklaşımlarını korudum, değiştirmedim.” demektedir.

İptal edilen planın genel yaklaşımının korunması ile iptal kararının gereklerinin yerine getirildiği iddiası arasındaki bu çelişkinin yargısal denetime tabi tutulması zorunludur.

IV- YARGI KARARININ UYGULANMASI, AYNI PLANLAMA SONUCUNUN YENİ BİR İDARİ İŞLEMLE TEKRARLANMASI ANLAMINA GELMEZ

Anayasanın 138. maddesi uyarınca yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesi uyarınca da idare, mahkeme kararlarının gereklerine göre işlem tesis etmek zorundadır.

Mahkemece iptal edilen bir planın ardından idarenin yeni plan yapma yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.

Ancak bu yetki;

Mahkeme kararını biçimsel olarak aşmak,

Aynı planlama sonucunu yeni tarih ve yeni işlem numarası altında tekrar tesis etmek amacıyla kullanılamaz.

Yeni planın hukuka uygun sayılabilmesi için önceki mahkeme kararında saptanan hukuka aykırılıkların gerçek, teknik, bilimsel ve hukuki olarak giderilmiş olması gerekir.

V- İPTAL KARARINDAN SONRA YENİ BİR “KISMİ YAPILAŞMA” KARARI OLUŞTURULMUŞTUR

Yeni Plan Açıklama Raporundan;

Kültür ve Turizm Bakanlığının 02.10.2025 tarih ve 32154 sayılı yazısı ile Menderes Belediyesine başvurulduğu;

Menderes Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünce yeni bir kısmi yapılaşma çalışması yapıldığı;

Konunun Menderes Belediyesi İmar Komisyonunun 05.02.2026 tarihli toplantısında incelendiği;

Ardından Belediye Meclisince kısmi yapılaşmanın bulunduğuna oybirliğiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.

Yeni raporda;

kısmi yapılaşma bulunan parsel sayısı: 656,
kısmi yapılaşma bulunmayan parsel sayısı: 520,
kısmi yapılaşma bulunan ada sayısı: 82,
kısmi yapılaşma bulunmayan ada sayısı: 59,
parsel bazında kısmi yapılaşma oranı: %56

Olarak belirtilmektedir.

Ancak bu rakamların Plan Açıklama Raporuna yazılmış olması tek başına Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte aranan kısmi yapılaşma koşulunun gerçekleştiğini kanıtlamaz.

VI- 2026 TARİHLİ KISMİ YAPILAŞMA HESABININ DAYANDIĞI HAM VERİLER YARGISAL DENETİME AÇILMALIDIR

Yeni Plan Açıklama Raporunun aktardığı Yönetmelik düzenlemesinde, 2634 sayılı Kanuna tabi alanlarda ilgili şartların gerçekleşmesi bakımından;

Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde 100 metrelik bant içerisinde kalan imar adalarının yüzde ellisinden fazlasında mevzuatta tanımlanan nitelikte yapılaşma bulunması aranmaktadır.

Plan raporunda ise özellikle;

“parsel bazında kısmi yapılaşma olan parsel oranı %56’dır.” sonucuna yer verilmiştir.

Bu nedenle yalnızca %56 sonucunun Mahkeme önüne sunulması yeterli değildir.

Hangi 656 parselin yapılaşmış kabul edildiği;

Hangi 520 parselin yapılaşmamış kabul edildiği;

Hangi 82 imar adasının yapılaşmış;

Hangi 59 imar adasının yapılaşmamış kabul edildiği;

Her bir yapılaşmış parseldeki yapının hangi tarihte yapıldığı;

Ruhsatının bulunup bulunmadığı;

Mevzuatın aradığı tarihte en az subasman seviyesinde olup olmadığı;

Sonradan yapılmış veya ruhsatsız yapıların hesaba dahil edilip edilmediği

Ortaya konulmadan yapılan hesabın hukuka uygunluğu denetlenemez.

VII- “ADA” KRİTERİ İLE “PARSEL” KRİTERİ BİRBİRİNDEN AYRILMALIDIR

Dava konusu plan raporunda hem ada hem parsel sayıları verilmiş olmasına rağmen sonuç;

“parsel bazında %56” şeklinde öne çıkarılmıştır.

Oysa plan raporunun kendisinde aktarılan Yönetmelik hükmü, belirli durumda imar adalarının yüzde ellisinden fazlasındaki yapılaşmayı esas almaktadır.

Bu nedenle bilirkişi incelemesinde;

Hesabın Yönetmeliğin hangi bendine göre yapıldığı;

Parsel bazındaki %56 oranının hangi hukuki nedenle belirleyici kabul edildiği;

82 yapılaşmış ve 59 yapılaşmamış imar adasının gerçekten Yönetmeliğin aradığı koşulları sağlayıp sağlamadığı

Ayrıntılı biçimde incelenmelidir.

VIII- 1999 TARİHLİ YAZI ÖNCEKİ DAVADA YETERLİ HUKUKİ DAYANAK OLARAK KABUL EDİLMEMİŞTİR

Yeni Plan Açıklama Raporunda yeniden Turizm Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğünün 18.02.1999 tarihli ve 352110005/273-649-4791 sayılı yazısına dayanılmaktadır.

Oysa önceki davada alınan bilirkişi ek raporunda;

Bu yazının kurum görüşü niteliğinde olduğu;

İmar ve kıyı mevzuatı hükümlerine göre öncelikli veya ayrıcalıklı bir hukuki çerçeve oluşturamayacağı;

Genelleştirilmiş “kısmi yapılaşma var” tespitinin planlama esas ve tekniklerine uygun olmadığı açıkça belirtilmiştir.

Mahkeme de sonuçta bu değerlendirmeler doğrultusunda planları iptal etmiştir.

Dolayısıyla önceki davada hukuken yeterli kabul edilmeyen aynı belgenin yeni planlama sürecinde yeniden temel dayanaklardan biri haline getirilmesi hukuka uygunluk sağlamaz.

IX- YENİ KISMİ YAPILAŞMA KARARI, MAHKEME KARARINDAN SONRA OLUŞTURULMUŞTUR

Kronoloji son derece dikkat çekicidir:

24.03.2025: Önceki plan mahkemece iptal edilmiştir.

02.10.2025: Kültür ve Turizm Bakanlığı Menderes Belediyesine kısmi yapılaşmaya ilişkin yazı göndermiştir.

05.02.2026: Menderes Belediyesi İmar Komisyonu yeni kısmi yapılaşma çalışmasını değerlendirmiştir.

2026: Belediye Meclisi yeni kısmi yapılaşma kararı almıştır.

14.04.2026: Dava konusu yeni planlar Bakanlıkça onaylanmıştır.

24.04.2026–01.06.2026: Planlar askıya çıkarılmıştır.

19.06.2026: Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu itirazların reddine karar vermiştir.

Dolayısıyla yeni kısmi yapılaşma işlemi, önceki plan hazırlanırken mevcut olan bir dayanak değil;

Mahkemenin iptal kararından sonra oluşturulmuş yeni bir idari işlemdir.

İdarenin yeni ve hukuka uygun bir işlem oluşturması mümkündür.

Ancak yeni işlemin, mahkeme kararında tespit edilen eksikliği yalnızca şeklen tamamlayıp aynı planlama sonucunu tekrar yaratıp yaratmadığı mutlaka incelenmelidir.

X- ESKİ VE YENİ PARSELLERİN AYNI PLANLAMA ALANINI OLUŞTURUP OLUŞTURMADIĞI KOORDİNAT BAZINDA BELİRLENMELİDİR

Önceki dava;

1196 ada 1 ve 4 parseller ile 1197 ada 1, 9 ve 10 parselleri kapsarken;

Yeni plan;

1196 ada 7 ve 1197 ada 12 parseller üzerinden hazırlanmıştır.

Parsel numaralarının değişmiş olması tek başına planlama alanının farklı olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle Tapu ve Kadastro Müdürlüğü ile Menderes Belediye Başkanlığından;

Tedavüllü tapu kayıtları,

İfraz ve tevhit belgeleri,

Parselasyon planları,

Koordinat bilgileri

Getirtilmeli;

Eski ve yeni planlama alanları sayısal ortamda çakıştırılmalıdır.

Böylece mahkemece iptal edilen alanın yeni parsel numaralarıyla yeniden planlanıp planlanmadığı tereddütsüz biçimde ortaya çıkacaktır.

XI- PLAN RAPORUNUN “UYGULAMASI TAMAMLANMIŞ ALAN” KABULÜ HUKUKEN SORGULANMALIDIR

Yeni Plan Açıklama Raporunda;

“Mevcut durumda uygulaması da tamamlanmış alanda oluşan kamu yararının korunması için…”

İfadelerine yer verilmiştir.

Bu yaklaşım ayrıca hukuken incelenmelidir.

Bir planın mahkemece iptal edilmesinden önce veya yargılama sırasında bu plana dayanılarak birtakım uygulamaların yapılmış olması;

İptal edilen planı yeniden hukuka uygun hale getirmez.

Aksi kabul;

Hukuka aykırı planın önce uygulanması,

Fiili durum yaratılması,

Plan mahkemece iptal edildikten sonra da;

“uygulama tamamlandı, mevcut durumun korunmasında kamu yararı vardır”

Denilerek aynı sonucun yeni planla sürdürülmesine olanak tanır.

Bu durum hukuk devleti ve yargı kararlarının bağlayıcılığı ilkeleri bakımından kabul edilemez.

XII- YENİ PLAN, İPTAL EDİLMİŞ PLANIN FİİLİ SONUÇLARINI KORUMA ARACI OLARAK KULLANILAMAZ

Plan Açıklama Raporunda;

1196 ada 1 ve 4 parsellerde başlamış turizm yapılaşmasının geliştirilmesi;

Mevcut uygulamanın korunması;

Turizm ve park alanı fonksiyonlarının devam ettirilmesi

Yeni planın gerekçeleri arasında gösterilmektedir.

Planlama hukuku, hukuka aykırı veya hukuki dayanağı ortadan kalkmış fiili durumları sonradan meşrulaştırma aracı değildir.

Bu nedenle alandaki mevcut yapılaşmanın;

Hangi ruhsata dayandığı,

Ruhsatların geçerliliği,

Yapı kullanma izinleri,

Varsa ruhsat iptalleri,

Yapı tatil tutanakları,

Yıkım kararları,

Encümen kararları

Mahkemece getirtilerek incelenmelidir.

XIII- İTİRAZLARIMIZ ESASTAN VE DENETLENEBİLİR BİR GEREKÇEYLE CEVAPLANDIRILMAMIŞTIR

Tarafımızca askı süresi içerisinde dava konusu planlara ayrıntılı şekilde itiraz edilmiştir.

Ancak davalı Bakanlık;

İtirazlarımızda ileri sürülen hususları tek tek değerlendirmek yerine;

Planların;

“mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda hazırlandığı”

Şeklindeki genel ifadeyle itirazlarımızı reddetmiştir.

Hangi mahkeme gerekçesinin;

Hangi teknik çalışma ile;

Hangi veriyle;

Hangi hukuki yöntemle giderildiği açıklanmamıştır.

Özellikle yeni kısmi yapılaşma hesabına ilişkin ham veriler ortaya konulmamıştır.

Bu nedenle ret işlemi, ileri sürdüğümüz temel teknik ve hukuki itirazları karşılayan somut ve denetlenebilir bir gerekçe içermemektedir.

XIV- 2013 TARİHLİ JEOLOJİK-JEOTEKNİK ETÜDÜN GÜNCELLİĞİ VE YETERLİLİĞİ İNCELENMELİDİR

Yeni planın plan notlarında;

Mülga Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 06.09.2013 tarihinde onaylanan Özdere İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporuna uyulacağı belirtilmektedir.

Dava konusu plan ise 2026 tarihlidir.

Aradan yaklaşık 13 yıl geçmiştir.

Kıyı alanındaki yoğun yapılaşma bakımından bu etüdün güncelliği ve yeni planın getirdiği yapılaşma koşullarını karşılayıp karşılamadığı konusunda teknik inceleme yapılması gerekmektedir.

XV- YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KOŞULLARI BİRLİKTE GERÇEKLEŞMİŞTİR

2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca;

İşlemin açıkça hukuka aykırı olması ve

Uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması

Koşulları somut olayda birlikte bulunmaktadır.

Aynı planlama alanına ilişkin önceki planlar mahkeme kararıyla iptal edilmiştir.

Buna rağmen yeni planın kendi raporunda dahi iptal edilen planın genel yaklaşımlarının korunduğu kabul edilmektedir.

Dava konusu planlar yürürlükte kaldığı müddetçe;

Yeni yapı ruhsatları verilebilecek,

Mevcut yapılaşmalar sürdürülebilecek,

Yapı kullanma izinleri düzenlenebilecek,

Kıyı alanında geri dönüşü son derece güç fiziksel değişiklikler gerçekleştirilebilecektir.

Kıyı alanında gerçekleştirilecek betonarme yapılaşmanın dava sonunda ortadan kaldırılması fiilen ve hukuken son derece güçtür.

Bu nedenle telafisi güç veya imkânsız zarar koşulu açıktır.

Dava konusu işlemlerin açık hukuka aykırılığı ile kıyıda doğabilecek geri dönüşü olmayan zararlar birlikte değerlendirildiğinde, savunma alınmaksızın; Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davalı idareye kısa savunma süresi verilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz.

KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ TALEBİ

Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden mahallinde keşif yapılmasını ve bilirkişi heyetinde en az;

  • Şehir ve Bölge Planlama uzmanı,
  • Kıyı planlaması konusunda uzman Şehir Plancısı,
  • Harita/Kadastro Mühendisi,
  • Jeoloji/Jeoloji Mühendisi

Bulundurulmasını talep ediyoruz.

BİLİRKİŞİYE SORULMASINI TALEP ETTİĞİMİZ HUSUSLAR

1- 2026 tarihli kısmi yapılaşma hesabı 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe uygun mudur?

2- Hesaba dahil edilen bütün imar adaları kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde ilk 100 metrelik bant içerisinde midir?

3- “Yapılaşmış” kabul edilen parsellerdeki yapıların mevzuatta aranan tarihte mevcut olduğu hukuken geçerli belgelerle kanıtlanmış mıdır?

4- Bu yapılardan her biri ruhsatlı mıdır ve mevzuatta aranan tarihte en az subasman seviyesine ulaşmış mıdır?

5- Ruhsatsız, sonradan yapılmış veya mevzuata aykırı yapılar hesaba dahil edilmiş midir?

6- 656/520 parsel hesabı ile 82/59 ada hesabı Yönetmeliğin öngördüğü hesap yöntemine uygun mudur?

7- Yönetmelikte aranan yüzde 50’den fazla yapılaşma şartı gerçekten gerçekleşmiş midir?

8- Eski ve yeni planlama alanları koordinat bazında aynı veya büyük ölçüde çakışmakta mıdır?

9- Yeni plan, İzmir 8. İdare Mahkemesinin 2023/1409 E., 2025/408 K. sayılı kararında tespit edilen bütün hukuka aykırılıkları gidermiş midir?

10- Yeni plan, iptal edilen planın planlama kararlarını veya fiili sonuçlarını korumakta mıdır?

11- 2013 tarihli jeolojik-jeoteknik etüt raporu 2026 tarihli dava konusu plan bakımından güncel ve yeterli midir?

12- Dava konusu planlar şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kıyı mevzuatı ve kamu yararına uygun mudur?

ARA KARARLA GETİRTİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ BELGELER

Mahkemenizce davalı Bakanlık, Menderes Belediyesi ve ilgili diğer kurumlardan;

1- Kültür ve Turizm Bakanlığının 02.10.2025 tarih ve 32154 sayılı yazısının,

2- Menderes Belediyesi İmar Komisyonunun 05.02.2026 tarihli raporunun,

3- 2026 tarihli kısmi yapılaşmaya ilişkin Belediye Meclisi kararının,

4- Yapılaşmış kabul edilen 656 parselin tamamının ada-parsel listesinin,

5- Yapılaşmamış kabul edilen 520 parselin listesinin,

6- Yapılaşmış kabul edilen 82 imar adasının listesinin,

7- Yapılaşmamış kabul edilen 59 imar adasının listesinin,

8- 656 parsel bakımından hesaplamada kullanılan yapı ruhsatlarının, yapı tarihlerinin ve yapı seviyelerini gösteren belgelerin,

9- Hesaplamaya esas Excel tablolarının ve diğer ham verilerin,

10- Kısmi yapılaşma bilgi paftalarının yüksek çözünürlüklü ve sayısal koordinatlı örneklerinin,

11- Kıyı kenar çizgisinden itibaren 100 metrelik bandın sayısal koordinatlarının,

12- 1196 ada 7 ve 1197 ada 12 parsellere ilişkin tedavüllü tapu kayıtlarının,

13- Eski ve yeni parseller arasındaki ifraz, tevhit ve parselasyon işlemlerinin,

14- İptal edilen plan ile yeni planın sayısal koordinat verilerinin,

15- Planlama alanındaki mevcut turizm tesislerine ilişkin tüm yapı ruhsatlarının, tadilat ruhsatlarının, yapı kullanma izinlerinin, yapı tatil tutanaklarının, encümen ve yıkım kararlarının,

16- 06.09.2013 tarihli jeolojik-jeoteknik etüt raporunun tamamının,

17- 18.02.1999 tarih ve 352110005/273-649-4791 sayılı yazının ve eklerinin,

18- Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 19.06.2026 tarih ve 2026/08-04 sayılı kararının gerekçeleri ve ekleriyle birlikte tamamının,

19- Dava konusu NİP-351129340 ve UİP-351129339 işlem numaralı planlara ilişkin işlem dosyasının tüm kurum görüşleri, paftaları, plan notları, açıklama raporları ve ekleriyle birlikte eksiksiz olarak

Mahkeme dosyasına getirtilmesini talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER

T.C. Anayasası’nın 43, 125 ve 138. maddeleri; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu; 3621 sayılı Kıyı Kanunu; Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik; 3194 sayılı İmar Kanunu; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu; Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ve ilgili sair mevzuat.

DELİLLER

EK-1: İzmir 8. İdare Mahkemesinin 2023/1409 E., 2025/408 K. sayılı ve 24.03.2025 tarihli iptal kararı.

EK-2: Önceki davada alınan bilirkişi kök raporu.

EK-3: Önceki davada alınan bilirkişi ek raporu.

EK-4: 2026 tarihli yeni Plan Açıklama Raporu.

EK-5: Tarafımızca askı süresinde yapılan itiraz dilekçesi.

EK-6: Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 19.06.2026 tarih ve 2026/08-04 sayılı ret kararını bildiren Bakanlık yazısı.

EK-7: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının itirazın reddine ilişkin bildirim yazısı.

EK-8: Mevcut yapılaşma, ruhsat, yıkım ve diğer idari işlemlere ilişkin belgeler.

EK-9: Fotoğraf ve uydu görüntüleri.

EK-10: Mahkemece re’sen getirtilmesi gereken diğer bilgi ve belgeler.

EK- 11; Gaze-temiz de yayınlanan teknik yazılar

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah edilen ve Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak nedenlerle;

1- İzmir ili, Menderes ilçesi, Özdere Mahallesi, 1196 ada 7 parsel, 1197 ada 12 parsel ve çevresine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığınca 14.04.2026 tarihinde onaylanan NİP-351129340 işlem numaralı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile UİP-351129339 işlem numaralı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının;

2- Bu planlara karşı tarafımızca yapılan itirazların reddine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 19.06.2026 tarih ve 2026/08-04 sayılı kararının;

Uygulanması halinde kıyı alanında geri dönüşü güç ve imkânsız yapılaşmalar meydana gelebileceğinden ÖNCELİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,

3- Yürütmenin durdurulması talebimizin uyuşmazlığın niteliği ve devam eden yapılaşma ihtimali dikkate alınarak ivedilikle incelenmesine,

4- Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen belgelerin davalı idare, Menderes Belediyesi, Tapu ve Kadastro Müdürlüğü ve ilgili kurumlardan ARA KARARLA GETİRTİLMESİNE,

5- İptal edilen eski plan ile dava konusu yeni planın sayısal koordinatlarının çakıştırılarak eski ve yeni planlama alanlarının ilişkisinin tespit edilmesine,

6- Mahallinde KEŞİF VE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ yaptırılmasına,

7- Bilirkişi incelemesinde özellikle 2026 tarihli kısmi yapılaşma hesabının ham veriler üzerinden ve imar adaları özelinde denetlenmesine,

8- Yargılama sonucunda dava konusu NİP-351129340 ve UİP-351129339 işlem numaralı planların ve itirazların reddine ilişkin işlemin İPTALİNE,

9- Uyuşmazlığın niteliği, önceki yargı kararı, teknik ve hukuki kapsamı ile kıyı alanında doğabilecek geri dönüşü güç sonuçlar dikkate alınarak DURUŞMA YAPILMASINA

10- Yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,

Karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

DAVACILAR

NİVENT KURTULUŞ                                  Temiz İzmir Derneği Üyesi
Temiz İzmir Derneği Başkanı                  Ercüment Şahin

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
YİNE BİZE MAHKEME YOLLARI GÖRÜNDÜ!!!
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!