1. Haberler
  2. Diğer
  3. CEMİL TUGAY VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME

CEMİL TUGAY VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu yazıyı aslında son “fon” tartışmalarından sonra; insanların doğrularının nasıl değişebildiğini, hak etme duygusunun nasıl göz ardı edildiğini ve topluma örnek olması gereken siyasetçilerin davranışlarının toplum üzerindeki etkisini anlatmak için yazacaktım.

Tam o sırada İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin fotoğraf önüme düştü.

Ve yazı ister istemez Cemil Tugay’ın da içinde olduğu bir yazıya dönüştü.

Toplumsal çürüme bir gecede olmaz.

Deprem gibi gürültüyle gelmez.

Kanser gibidir; sessizce ilerler. Fark edildiğinde çoğu zaman çoktan geniş bir alana yayılmıştır. Bu nedenle hastalıklı alanlarla zamanında mücadele etmek gerekir. Çünkü toplumların kendilerini yenileme gücü vardır.

Peki nedir toplumsal çürüme?

Bir toplumun ortak değerlerinin, vicdanının, adalet duygusunun ve kurallara olan inancının giderek aşınmasıdır.

Dün ayıp sayılanın bugün sıradanlaşmasıdır.

Yanlış karşısında tepki göstermek yerine, “Herkes yapıyor” denilmeye başlanmasıdır.

Bana göre bu çürümenin en önemli iki başlığı ahlak ve liyakattir.

Ahlak dediğimiz şey yalnızca kişisel yaşam biçimi değildir.

Yalanı siyaset yöntemi haline getirmemektir.

Kamu malını kendi malından daha fazla korumaktır.

Emanete sahip çıkmaktır.

Vefayı unutmamaktır.

Kısacası, insanın kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına yapmamasıdır.

Liyakat ise bunun ayrılmaz parçasıdır.

Çünkü bir makamı hak eden değil de başka nedenlerle o koltuğa gelen kişinin vereceği yanlış kararların bedelini yalnızca kendisi ödemez.

Toplum öder.

Düşünün…

Bilmeyenlerin bilenlere yol gösterdiği bir ülke…

Hakikati önemsemeyenlerin adalet konusunda söz sahibi olduğu bir düzen…

Çocukları sevmeyenlerin eğitim sistemini yönettiği bir yapı…

Kamu yararını önemsemeyenlerin kamu kurumlarını yönettiği bir ülke…

Asıl tehlike, bütün bunların bir süre sonra bize normal gelmeye başlamasıdır.

Çünkü bir toplum yanlış karşısında utanma ve tepki gösterme duygusunu kaybetmeye başladığında, çürüme çok daha hızlı yayılır.

Ekonomik krizlerin ve yüksek enflasyonun toplumsal davranışlar üzerinde etkileri olduğu tartışılmaz. Ancak her şeyi ekonomik koşullarla açıklamak da mümkün değildir.

Bir noktadan sonra mesele insanın kendisine şu soruyu sorabilmesidir:

“Yapabiliyorum ama yapmalı mıyım?”

İşte hukuk ile vicdan arasındaki ince çizgi bazen tam da burada başlıyor.

ADALET HERKES İÇİN AYNI MI?

Son günlerde belediyeler, kamu harcamaları, ihaleler ve çeşitli soruşturmalar yeniden kamuoyunun gündeminde.

Böyle dönemlerde benim aklıma hep aynı soru geliyor:

Kamu kaynaklarının kullanımında ölçümüz nedir?

Bir belediye başkanı hangi siyasi partiden olursa olsun, aynı sorular sorulabilmeli.

AK Partiliyse de…

CHP’liyse de…

Başka bir partiden ise de…

Çünkü kamu parasının siyasi parti rozeti yoktur.

CEMİL TUGAY’A DA AYNI SORULAR SORULMALI

Cemil Tugay’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinden kamuoyuna yansıyan fotoğraf çok konuşuldu.

Bir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile görüşmesi elbette tek başına olağan dışı bir durum değildir. Merkezi idare ile yerel yönetimlerin görüşmesi, hatta birlikte çalışması kamu hizmetinin doğal bir parçasıdır.

Benim ilgilendiğim fotoğraftaki el sıkışmanın biçimi değil.

Kamu yönetimindeki hesap verebilirliktir.

Çünkü Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin yıllardır tartışılan mali konular var.

Vergi ve SGK borçları…

Belediye şirketlerinin mali yapısı…

Kent A.Ş.’nin borçları…

Şirket üzerinden yapılan istihdamlar…

Kompost tesisi ve çeşitli yatırımlar…

Sergi salonu gibi harcamalar…

Bunların her biri hakkında kamuoyunun doğru ve belgeli biçimde bilgilendirilmesi gerekir.

Eğer kamu zararı oluşmadıysa bu da belgeleriyle ortaya konulmalıdır.

Eğer yanlış kararlar verilmişse bunların da sorumluluğu ve sonucu hukuk çerçevesinde belirlenmelidir.

Benim için mesele Cemil Tugay’ın hangi siyasi partiye mensup olduğu değildir.

Mesele kamu parasının nasıl kullanıldığıdır.

Kent A.Ş.’nin güncel borç miktarı nedir?

Bu borcun ne kadarı vergi ve SGK borcudur?

Borç hangi dönemlerde oluşmuştur?

Şirketin mali yapısı bugün nasıldır?

Yapılan yatırımların şirkete maliyeti ve getirisi nedir?

İşte tartışılması gerekenler bunlardır.

Hakkında doğrulanmış belge bulunmayan kişisel iddiaların ise gerçekmiş gibi tekrarlanmasını doğru bulmuyorum. Bir iddia varsa araştırılır; belgesi bulunursa kamuoyuyla paylaşılır. Yoksa söylenti olarak kalır.

Çünkü toplumsal çürümeden söz ederken, bizim de aynı çürümenin parçası haline gelmememiz gerekir.

MESELE BİR FOTOĞRAFTAN ÇOK DAHA BÜYÜK

Cemil Tugay’ın Cumhurbaşkanı ile verdiği fotoğraf birkaç gün konuşulur ve unutulur.

Ama kamu yönetiminde asıl mesele fotoğraflar değildir.

Hesap verebilirliktir.

Kim kimin elini sıktı?

Kim kiminle görüştü?

Bunlardan önce sorulması gereken başka sorular vardır:

Kamu kaynakları doğru kullanıldı mı?

Göreve getirilen kişiler liyakat esasına göre mi belirlendi?

Kamu yararı gözetildi mi?

Yanlış yapanlardan siyasi kimliğine bakılmaksızın hesap soruldu mu?

Ve en önemlisi:

Aynı eylemi farklı siyasi partilerden iki kişi yaptığında, toplum ikisine de aynı tepkiyi gösterebiliyor mu?

Eğer cevabımız “hayır” ise, toplumsal çürümenin başladığı yeri belki de çok uzaklarda aramaya gerek yok.

Adalet yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz.

Adalet, toplumun vicdanında da başlar.

Yanlış yapan “bizden” olduğunda susuyor, “onlardan” olduğunda bağırıyorsak önce kendi aynamıza bakmamız gerekir.

Çünkü siyasiler gelir, gider.

Partiler iktidar olur, muhalefete düşer.

Makamlar değişir.

Ama bir toplum adalet, ahlak ve liyakat ölçüsünü kaybederse, bunun bedelini hep birlikte öder.

Ve hâlâ inanıyorum:

Güç toplumdadır.

Haldun Ertan

01.010.2026

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
3
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
CEMİL TUGAY VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!