1. Haberler
  2. Diğer
  3. NEDEN NEVVAR SALİH İŞGÖREN VAKFI YAZILARINA ARA VERDİM?

NEDEN NEVVAR SALİH İŞGÖREN VAKFI YAZILARINA ARA VERDİM?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Nevvar Salih İşgören Vakfı hakkında yazdığım yazı dizisi neredeyse 10 bölümü buldu.

Biliyorum, devamını bekleyen çok kişi var.

“Ne oldu bu dosya?”

“Neden sustun?”

“Yeni belgeler yok mu?” diye soranlar oluyor.

Belgeler var.

Sorular da var.

Hatta sorular eskisinden daha fazla.

Ama ben bu yazılara bir süre ara verdim.

Nedenini bugün ilk kez anlatmak istiyorum.

Bir dostumun özel gereksinimli bir çocuğu var. Çocuğunun kendisinden sonraki yaşamını güvence altına almak, onun ve onun gibi çocukların hayatlarını sürdürebilecekleri bir merkez oluşturmak istiyordu.

Benden vakıf kurulması konusunda yardım istedi.

Ben de oturdum, araştırdım, çalıştım, dosyasını hazırladım.

Dosyayı kendisine verdiğimde ise hiç beklemediğim bir şey söyledi:

“Ben vakıf kurmak istemiyorum.”

Şaşırdım.

“Madem istemiyordun, neden benden bütün bu çalışmayı yapmamı istedin?” diye sordum.

Verdiği cevap yüzüme şamar gibi çarptı:

“Aman aman… Nevvar Salih İşgören Vakfını gördük. Ben öldükten sonra birileri gelir, vakfın içini boşaltır, oğlumu da kurduğum engelli merkezinden atarlar.”

Olduğum yerde kaldım.

İçimden yalnızca:

“Haklı…” dedim.

Sonra düşündüm.

Bir insanın, kendi çocuğunun geleceğini güvence altına almak amacıyla kurmayı düşündüğü bir vakıftan vazgeçmesine sebep olacak kadar büyük bir güven sorunu oluşmuşsa, ortada üzerinde durulması gereken çok ciddi bir mesele vardır.

Belki de Nevvar Salih İşgören dosyasına ara vermemin asıl nedeni buydu.

İçimde bir şey kırılmıştı.

Oysa dün akşam kendi kendime kızdım.

Birilerinin yaptığı veya yaptığı ileri sürülen yanlışlar yüzünden ben neden yazmayı bırakıyorum?

Daha önemlisi:

Birilerinin yanlışları yüzünden insanlar neden vakıf kurmaktan vazgeçsin?

VAKIF KURMAK ÇOK ULVİ BİR İŞTİR

Bir insan düşünün…

Hayatı boyunca çalışıyor, kazanıyor, mal ediniyor.

Sonra diyor ki:

“Ben öldükten sonra bunlar yalnızca miras olarak paylaşılmasın. Çocuk okutulsun. Hastaya yardım edilsin. Yoksulun elinden tutulsun. İnsanlara hizmet edilsin.”

Ve servetini toplumun geleceğine bırakıyor.

Bundan daha kıymetli kaç davranış olabilir?

Nevvar ve Salih İşgören de arkalarında İzmir’e hizmet etmesi amacıyla büyük bir miras bıraktılar.

Dolayısıyla bizim meselemiz vakıf kavramıyla değil.

Tam tersine.

Biz vakıfların yaşamasını, kurucularının iradesinin korunmasını ve bırakılan malvarlığının kuruluş amaçları doğrultusunda kullanılmasını istiyoruz.

Ortada yanlış varsa da bunun çözümü susmak değildir.

Birileri çıkar, çomağı sokar; su yine akar, yolunu bulur.

İşte ben de kaldığım yerden devam edeceğim.

YARIN YENİDEN BAŞLIYORUM

Nevvar Salih İşgören Vakfı dosyasını yeniden açıyorum.

Ama bu kez önce başka bir yöntem izleyeceğim.

Savcılık boyutuna geçmeden önce bilgi ve belgeleri soracağız.

Örneğin;

Menderes’teki taşınmaz ne kadara satıldı?

Satıştan elde edilen para nereye aktarıldı, hangi amaçlarla kullanıldı?

Buca’daki taşınmaz için kimle, hangi şartlarla ve hangi oran üzerinden inşaat sözleşmesi yapıldı?

Bu proje bugün hangi aşamada?

Vakıf tüzüğüne uygun mu bu işlemler?

Vakfın bugün ne kadar malvarlığı bulunuyor?

Kaç öğrenciye burs veriliyor?

Öğrenci başına verilen burs miktarı ne kadar?

Vakfın kuruluş amaçları doğrultusunda bugün hangi hizmetler yürütülüyor?

Bunların hiçbirinin cevabını peşinen vermeyeceğim.

Soracağım.

Vakıf yönetiminin vereceği cevapları da olduğu gibi kamuoyuyla paylaşacağım.

Belge varsa belgeyi koyacağım.

Cevap varsa cevabı yazacağım.

Çelişki varsa onu da soracağım.

Çünkü böylesine önemli bir vakıf hakkında hüküm vermenin değil, gerçeği belgelere dayanarak ortaya çıkarmanın peşindeyim.

SON SÖZÜM VAKIF KURMAKTAN VAZGEÇEN DOSTUMA…

Ve onun gibi düşünen herkese:

Birilerinin yaptığı yanlışlar yüzünden vakıf kurmaktan vazgeçmeyin.

Herkes kötü değildir.

Her yönetici emanete ihanet etmez.

Her vakfın sonu aynı olmaz.

Bir insanın öldükten sonra bile bir çocuğun eğitimine, bir hastanın tedavisine, bir engellinin yaşamına dokunabilmesi çok büyük bir mirastır.

Sorun vakıflar değildir.

Sorun, eğer varsa, kurucunun emanetine sahip çıkmayanlardır.

Onlarla da mücadele etmenin yolu vakıf kurmaktan vazgeçmek değil; güçlü vakıf senetleri hazırlamak, denetim mekanizmalarını kurmak ve emaneti kamuoyu adına takip etmektir.

Ben de kendi payıma düşeni yapacağım.

Nevvar Salih İşgören Vakfı dosyasına kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Yarın ilk bilgi edinme sorularımızı soracağız.

Bu defa sözü önce belgelere bırakacağız.

Nivent Kurtuluş
Temiz İzmir Derneği Başkanı

20.09.2026

14
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
NEDEN NEVVAR SALİH İŞGÖREN VAKFI YAZILARINA ARA VERDİM?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!