1. Haberler
  2. Güzelbahçe
  3. BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK???

BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK???

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zeytinlik alanlar, dağlar ve tepeler imara açıldığında her sağanakta sel felaketleri yaşanır, toprak kaymaları meydana gelir. Üstelik ana fay hatları üzerindeki alanların imara açılması, ilk büyük depremde ağır can kayıplarına yol açacaktır. Bu yalnızca bir şehircilik hatası değil, toplum güvenliğini hiçe sayan büyük bir sorumsuzluktur.

Fotoğrafta yayımladığımız Güzelbahçe Mustafa Kemal Bahçesi, tapunun 1773 ada 1 parseli, bu yağmanın yalnızca küçük bir örneğidir. Doğal alanların ve kamusal değerlerin rant uğruna yok edilmesi artık istisna değil, ne yazık ki sistematik bir anlayış haline gelmiştir.

Bu afetlerin ve doğa tahribatının arkasında; ranttan ve yolsuzluktan başka bir şey görmeyen imar bürokrasisi, iş takipçisi siyasetçiler ve açgözlü müteahhitler bulunmaktadır. Altyapısı zaten yetersiz olan kentlerimizde, mevcut yeşil alanların, spor alanlarının, sosyal ve teknik altyapı alanlarının özelleştirilerek dar bir zengin grubun kontrolüne bırakılması ise ayrı bir büyük tehlikedir.

Toplum; kötü yönetimin ve onunla iş birliği içinde hareket eden çıkar gruplarının tehdidi altındadır. Nitekim Güzelbahçe Kahramandere’de tapunun 1620 ada 1 parseline kayıtlı spor alanının özel bir firmaya verilerek pedal tenis sahası ve lüks bir lokantaya dönüştürülmesi, bu anlayışın binlerce örneğinden yalnızca biridir.

Bu düzen değişmedikçe kentlerimizin geleceği de, çocuklarımızın geleceği de güven altında değildir. Bu nedenle “Nereden Buldun” yasası mutlaka çıkarılmalı, haksız kazanç ve rant ilişkileri şeffaf şekilde denetlenmelidir.

Sanayi ve tarımın kötü yönetim sonucu zayıflatıldığı bir ülkede yatırımcılar için neredeyse tek kazanç yolu yap-sat düzeni ve spekülatif rant gelirleri haline gelmiştir. Üretimin değil, arsa ve imar rantının teşvik edildiği bu sistem toplumsal değerleri de aşındırmaktadır. Aşırı hırs, açgözlülük ve gösterişçi lüks yaşam tutkusu toplumda ciddi bir çürümeye yol açmaktadır.

Bu düzenin en büyük kaybedeni ise doğal çevre ve kentte yaşayan yurttaşlar olmaktadır. Çocuklarımız; her şeyin özelleştirildiği, iyi eğitimin giderek paralı hale geldiği, iş olanaklarının azaldığı ve doğanın hızla yağmalandığı bir ülkede geleceğe dair umutlarını kaybetme noktasına gelmiştir.

Kentlerin kontrolü giderek imar ve rant çevrelerinin, sokak mafyalarının ve çıkar gruplarının eline geçmektedir. Sokak çeteleri ve uyuşturucu ağları özellikle gençlerimiz ve çocuklarımız için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Doğa yağmasına göz yuman, halkın yeşil alanlarını, spor sahalarını, sosyal tesislerini ve eğitim alanlarını özelleştirerek dar bir azınlığın kullanımına sunan bu anlayış kanser gibi yayılmakta ve toplumsal yapıyı çürütmektedir.

Kötü yönetim, rüşvet, yolsuzluk ve rant düzeni bu çürümenin temel nedenidir. Eğer hesap sorulmaz ve kamu yararı yeniden temel ilke haline getirilmezse bu çürüme büyüyerek devam edecektir.

Kentlerimizi, doğamızı ve geleceğimizi korumanın tek yolu; bilime dayalı şehircilik, şeffaf yönetim ve kamu yararını esas alan bir planlama anlayışını hayata geçirmektir.

25
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK???
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!