Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinde kapsamlı bir değişikliğe gitti. Değişiklikle birlikte kamuoyunda yıllardır tartışma konusu olan “ÇED Gerekli Değildir” ibaresi yönetmelik metninden büyük ölçüde çıkarıldı; karar sistemi “ÇED Olumlu / ÇED Olumsuz” eksenine toplandı.
Peki Bakanlık neden böyle bir değişikliğe gitti? Bu hamle ne anlama geliyor?
1) “ÇED Gerekli Değildir” Etiketi Kaldırıldı: Tartışmaların Merkezindeydi
ÇED süreçlerinde yıllardır en çok tepki çeken karar, “ÇED Gerekli Değildir” kararıydı. Çünkü özellikle Ek-2 kapsamındaki projelerde bu ifade, kamuoyunda “denetimsiz onay” algısı yaratıyordu.
Bakanlık yeni düzenlemeyle bu ifadeyi geri çekerek, Ek-2 projeler için de “sakınca yok” kararını “ÇED Olumlu” başlığı altında topladı. Yani artık “ÇED gerekli değildir” demek yerine, “ÇED Olumlu” denilecek.
Bu değişiklik iki farklı yönde yorumlanabilir:
- Birinci olasılık: Bakanlık, “ÇED gerekli değildir” ifadesinin yarattığı toplumsal tepkiyi azaltmak ve kararları daha “standart” bir çerçevede toplamak istiyor.
- İkinci olasılık: İsim değişikliği, denetimi güçlendirmek yerine sadece algıyı yönetmeye dönüşürse, sahada “etiket değişti ama süreç aynı kaldı” eleştirileri büyüyebilir.
2) Ek-2 Projeler İçin Yeni İkilem: “ÇED Olumlu” mu, “ÇED Raporu Hazırlanmalıdır” mı?
Düzenlemede dikkat çeken noktalardan biri, Ek-2 listesinde yer alan projeler için karar mekanizmasının daha net tarif edilmesi.
Bakanlık, inceleme-değerlendirme süreci sonunda artık şu iki karardan birini verecek:
- “ÇED Olumlu”
- “ÇED Raporu Hazırlanmalıdır”
Bu ikinci karar kritik. Çünkü Bakanlık, proje tanıtım dosyasını yeterli görmezse “bu iş dosyayla geçiştirilemez, tam ÇED raporu hazırlanacak” diyebilecek.
Bu yönüyle düzenleme, teoride denetimi artırabilecek bir kapı aralıyor.
3) Süreler Sertleşti: “Katılmayanın Dosyası Kapanır”
Yönetmelik değişiklikleri sadece kavramlarla sınırlı değil. Süreler yeniden tanımlandı; “1 ay” gibi ifadeler yerine “30 takvim günü” gibi net süreler getirildi.
Daha da önemlisi; halkın katılımı toplantısı ve komisyon toplantıları gibi aşamalarda:
- Proje sahibi/temsilcisi veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluş toplantıya katılmazsa bir kez ertelenecek,
- İkinci kez katılım olmazsa süreç sonlandırılacak.
Bu hüküm, “oyalama ve sürüncemede bırakma” eleştirilerine karşı idarenin elini güçlendiren bir düzenleme olarak öne çıkıyor.
4) “ÇED Olumlu” Alıp Bekletme Dönemi de Kapanıyor: 5 Yıl Kuralı
Düzenlemenin en dikkat çeken hükümlerinden biri de şu:
“ÇED Olumlu” kararı verilen projelerde, 5 yıl içinde mücbir sebep olmaksızın yatırıma başlanmazsa karar geçersiz sayılacak.
Bu madde, yıllarca rafta duran ve yatırım yapılmadığı halde “hazır proje” gibi gösterilen ÇED kararlarının temizlenmesi anlamına geliyor.
5) İzleme Dönemi: “Proje İlerleme Raporu” Şartı
Yeni yönetmelik, “ÇED olumlu aldıktan sonra denetim biter” yaklaşımını da kâğıt üzerinde zayıflatıyor. Çünkü artık “ÇED raporu hazırlanıp olumlu karar alındıktan sonra”, komisyonun belirleyeceği periyotlarda Proje İlerleme Raporu hazırlanması öngörülüyor.
Bu raporlar; yatırımın inşaat aşamasında hangi aşamada olduğunu, taahhütlerin uygulanıp uygulanmadığını takip etmek için bir izleme aracı olarak kurgulanmış durumda.
6) Eşikler Değişti: Ek-1 ve Ek-2 Listeleri Güncellendi
Yönetmelik değişikliğiyle birlikte Ek-1 ve Ek-2 listelerinde de çok sayıda sektör için eşik değerler ve tanımlar güncellendi. Bu güncellemeler, bazı faaliyetlerin daha erken aşamada ÇED sürecine girmesine yol açabileceği gibi, bazı alanlarda da tanım netliği getirebilir.
Peki Gerçek Soru Şu: Bu Bir Sıkılaşma mı, İsim Değişikliği mi?
Yönetmeliğin ruhu, “ÇED gerekli değildir” ifadesini kaldırarak kararı “ÇED olumlu” çatısı altında topluyor. Süreler netleşiyor, katılmayanın dosyası kapanıyor, 5 yıl içinde başlamayana iptal geliyor.
Ancak kamuoyu açısından kritik soru şu:
Ek-2 projeler için “ÇED raporu hazırlanmalıdır” kararı daha çok mu verilecek, yoksa “ÇED olumlu” etiketi altında süreç pratikte eskisi gibi mi işleyecek?
Bu sorunun yanıtı, yeni dönemde verilen kararların sayısal dağılımı ve uygulamadaki denetimle ortaya çıkacak.
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260305-3.htm



