Çok özenle hazırlanmış bir ihbar geldi;
İhbar da yer alan iddialar çok ciddi!
Haberimizin sonunda gelen ihbarı paylaşacağım,
Şimdi gelen ihbarı yorumlayım;
İzmir’in Güzelbahçe ilçesi Kahramandere mevkiinde faaliyet gösteren “Padel Empire Sports Club / Mavi Ege Spor Kulübü” hakkında dikkat çekici iddialar gündeme geldi. İhbar dosyasına göre, tesisin imar planlarında “kamusal yeşil alan” olarak ayrılmış ve kamuya terk edilmiş bir alan üzerinde faaliyet gösterdiği, spor sahalarının üzerinin kapatılarak kalıcı yapılaşma oluşturulduğu ve alanın ücretli ticari işletme şeklinde kullanıldığı ileri sürüldü.
Dosyada ayrıca söz konusu alanın hangi ihale veya tahsis yöntemiyle işletmeye bırakıldığının kamuoyuna açıklanmadığı, yapılaşmanın ruhsat ve çevre mevzuatı açısından uygunluğunun belirsiz olduğu ve gece aydınlatmaları nedeniyle çevrede ışık kirliliği oluştuğu iddiaları yer aldı.
İddialar kapsamında ilgili alanın imar, çevre ve ihale süreçleri yönünden denetlenmesi ve kamusal yeşil alanların asli kullanımına uygun olup olmadığının yetkili kurumlarca incelenmesi talep ediliyor.
Bizde gelen ihbarın incelenmesi için pazartesi günü Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Büyükşehir belediyesine dilekçemizi teslim edeceğiz
Gelen ihbar;
KONU:
Kamusal Yeşil Alanın İşgali, Ticari Kullanım, İmar Mevzuatına Aykırı Spor Tesisi Uygulamaları,
Belediyeye İlişkin İhale Şüpheleri ve Yeşil Alan Politikalarındaki Çelişkiler
Güzelbahçe ilçesi Kahramandere mevkiinde faaliyet gösteren “Padel Empire Sports Club”
ve/veya “Mavi Ege Spor Kulübü” isimli spor tesisine ilişkin olarak; imar hukuku, çevre
mevzuatı, kamu yararı, şeffaflık, etik yönetim ve yeşil alan politikaları açısından son derece
ciddi soru işaretleri bulunmaktadır.
1. Kamusal Yeşil Alanın Fiili İşgali ve Ticari Kullanımı
Söz konusu tesisin, yürürlükteki imar planlarında “kamusal yeşil alan” olarak ayrılmış ve kamuya
bedelsiz terk edilmiş alan üzerinde faaliyet gösterdiği tespit edilmektedir. Herhangi bir plan
değişikliği, kamu yararı kararı veya şeffaf bir tahsis süreci olmaksızın:
» Spor sahaları inşa edilmiş,
» Bu sahaların üzeri kapatılarak kalıcı ve fiili yapılaşma oluşturulmuş,
» Alan ücretli üyelik ve ticari faaliyet yoluyla gelir elde edilen bir işletmeye
dönüştürülmüştür.
Bu durum; 3194 sayılı İmar Kanunu, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ve yerleşik Danıştay
içtihatları uyarınca, yeşil alanların amacı dışında kullanılması ve kamu arazisinin hukuka aykırı
biçimde ticari kazanç aracı hâline getirilmesi anlamına gelmektedir.
2. Yeşil Alan Terk Oranı ve Belediyenin Çelişkili Uygulamaları
Bölgede, yeşil alanları koruma gerekçesiyle imar mevzuatında öngörülen 9645 terk oranının
üzerinde, 2653 oranında yeşil alan terk edildiği bilinmektedir. Bu oran, kâğıt üzerinde çevre ve
kamu yararı adına önemli bir fedakârlık gibi görünmektedir.
Ancak fiili durum bunun tam tersidir:
» Belediye tarafından bugüne kadar bu alanlarda bir tek ağacın dahi dikilmediği,
» Yeşil alanların doğal peyzajla geliştirilmesi yerine, alanların yeşil plastik çitlerle çevrildiği,
» Kamusal yeşil alanların halkın serbest kullanımına açılmadığı,
» Bunakarşılık, bu alanlardan ticari gelir elde edilmeye çalışıldığı görülmektedir.
Bu tablo, belediyenin yeşil alanları korumak ve geliştirmek yerine, “yeşil alan” gerekçesiyle
topladığı kamu arazilerini ticari işletmelere konu ettiği yönünde ciddi bir çelişki ve kamu yararı
sorunu doğurmaktadır.
3. Görüntü ve Işık Kirliliği — Çevresel Etki
Spor sahalarının üzerinin kapatılmasıyla ortaya çıkan yapılaşma, çevredeki konut dokusuyla
uyumsuz, baskın ve kütlesel bir etki yaratmakta; şehir silüetini bozmakta ve ciddi görüntü
kirliliğine neden olmaktadır.
Ayrıca tesisin gece saatlerinde kullanılan yoğun, yanlış yönlendirilmiş ve kontrolsüz dış
aydınlatmaları, mahallenin ortasında kitlesel beyaz ışık etkisi yaratarak 2872 sayılı Çevre
Kanunu ve ilgili Aydınlatma Yönetmeliği kapsamında ışık kirliliği oluşturmaktadır.
Bu uygulamalar, Anayasa’nın 56. maddesinde güvence altına alınan sağlıklı ve dengeli bir
çevrede yaşama hakkını ihlal eder boyuta ulaşmıştır.
4. Ruhsat, Yapı Niteliği ve Yangın Güvenliği Şüpheleri
Spor sahalarının üzerinin kapatılmasında kullanılan üst örtü sistemlerinin;
«* İmar mevzuatı kapsamında yapı niteliği taşıyıp taşımadığı,
» o Yapıruhsatına tabi olup olmadığı,
» o Kullanılan malzemelerin yangın güvenliği, alev alma, duman yayılımı ve acil tahliye
açısından uygunluğu
hususlarının, bugüne kadar şeffaf ve kamuoyuna açık bir teknik denetimden geçip geçmediği
belirsizdir. Konutlara son derece yakın bu kapalı hacimlerin, olası bir yangında çevrede
yaşayanlar açısından ciddi can güvenliği riski oluşturduğu açıktır.
5. İhale Süreci ve Belediye Bağlantılarına İlişkin Ciddi İddialar
Tesisin bulunduğu kamusal alanın hangi ihale, tahsis veya kullanım yöntemiyle bu işletmelere
bırakıldığına ilişkin açık, denetlenebilir ve kamuoyuna sunulmuş bir bilgi bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, basına ve kamuoyuna yansıyan iddialara göre, söz konusu işletmelerin ortaklık
yapısında belediye başkanının oğlunun da yer aldığı ileri sürülmektedir. Yine kamuoyuna
yansıyan bilgilerde, adı geçen kişinin geçtiğimiz yıl hayatını kaybettiği ifade edilmiştir.
Bu iddialar;
» Kamuihalelerinde tarafsızlık,
» Belediye yönetimlerinde çıkar çatışması,
» Etik yönetim ve şeffaflık ilkeleri
bakımından son derece hassas olup, doğruluğunun ya da yanlışlığının bağımsız ve kapsamlı bir
inceleme ile ortaya konulması zorunludur.
6. Kamuoyuna ve Yetkili Kurumlara Açık Çağrı
Yukarıda belirtilen tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde;
» Kamusal yeşil alanların fiilen işgal edilip edilmediğinin,
» Bualanların ticari ve gelir getirici faaliyetlere tahsis edilip edilmediğinin,
» o Yapılaşmaların imar, ruhsat, çevre ve yangın mevzuatına uygunluğunun,
» Yeşil alan terk politikalarının kamu yararına mı yoksa ticari amaçlara mı hizmet ettiğinin,
» Belediye yönetimi ile işletme sahipleri arasında çıkar ilişkisi bulunup bulunmadığının
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sayıştay ve ilgili denetim
mercileri tarafından yerinde, teknik ve şeffaf biçimde incelenmesi, kamu yararının açık bir
gereğidir.
Kamuya ait yeşil alanların asli kullanım amacına iade edilmesi, hukuka aykırı yapılaşma ve ticari
faaliyetlerin derhal sonlandırılması ve varsa sorumlular hakkında gerekli idari ve hukuki
işlemlerin başlatılması, hukuk devleti ilkesinin ve toplumun adalet beklentisinin doğal
sonucudur.
Saygılarımla.



