Bayraklı, Konak ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan, mesleğine yıllarını vermiş; dürüst, onurlu ve liyakat sahibi çok sayıda şehir plancısının sistematik şekilde kızağa çekildiğini büyük bir üzüntüyle öğreniyoruz. Bugün belediyelerde; kamu yararını savunanların değil, yalnızca RANT planlarına onay verenlerin önünün açıldığı bir düzen oluşmuştur.
Sosyal, kamusal ve halk yararına yönelik önerilerin dikkate alınmadığı; kentin geleceğini ilgilendiren kararların kapalı kapılar ardında şekillendiği bu çarpık düzen artık İzmir’i yaşanamaz hale getirmektedir. İzmir’in kent sorunları çözülmek yerine her geçen gün büyümekte, plansızlık, betonlaşma ve rant odaklı uygulamalar nedeniyle şehir adeta kaosa sürüklenmektedir. Bu tablo toplumda kent geleceğine dair büyük bir umutsuzluk ve güvensizlik yaratmıştır.
Bugün hem belediyeler hem de ilgili bakanlıklar tarafından onaylanan sayısız imar planı mahkemeler tarafından bir bir iptal edilmektedir. Bu durum bile planlama süreçlerinin ne derece hukuksuz, bilim dışı ve kamu yararından uzak yürütüldüğünün açık göstergesidir.
Son dönemde gazetelerde ve internet ortamında yer alan haberler ise durumun artık vahim boyutlara ulaştığını göstermektedir. Plan değişiklikleri uğruna meclis üyelerinin birbirlerini korkutmak için mafya bağlantıları kurduğu, tehditlerin, baskıların ve hatta cinayete varan karanlık ilişkilerin konuşulduğu; rüşvet ve yolsuzluk iddialarının mahkeme dosyalarına taşındığı bir süreç yaşanmaktadır. Bu çürüme artık münferit değildir; kanser gibi büyüyen sistematik bir yozlaşmadır.
Kentin geleceği; gözü dönmüş siyasilere, rant şebekelerine ve koltuk uğruna her değeri ayaklar altına alan bürokratik yapılara bırakılamaz.
Bu nedenle İzmir’de kent planlama süreçlerini denetleyecek, ahlaki ve vicdani sorumluluk taşıyan BAĞIMSIZ BİR ETİK KURULUN acilen oluşturulması zorunluluktur.
Temiz İzmir Derneği olarak öneriyoruz:
Bu kurul; İzmir için yıllarca emek vermiş, kent üzerine kitap yazmış, bilimsel çalışmalar üretmiş akademisyenlerden, gazetecilerden, meslek odası temsilcilerinden ve liyakat sahibi uzmanlardan oluşmalıdır. En fazla 7 kişiden oluşacak bu kurulun yaptırım gücü yüksek olmalı; imar planları, plan değişiklikleri ve kamu yararını ilgilendiren tüm kritik süreçleri denetleyebilmelidir.
İzmir sahipsiz değildir.
Bu kent rant uğruna talan edilecek bir arsa değil; milyonlarca insanın yaşam hakkıdır.
Ya etik ve vicdan hâkim olacak,
ya da bu çürümüş düzen İzmir’in geleceğini tamamen yok edecektir.
Şehir Plancısı Ercüment Şahin
07.05.2026



