Dün gece telefonum çaldı…
Avukatım Bilge Özer arıyordu.
Atom tedavisi gördüğü için yarınki duruşmaya katılamayacağını,
ama benim mutlaka mahkemede olmam gerektiğini söyledi.
“Gitmezsen mahkemeye saygısızlık olur” dedi.
O an anladım…
İş başa düşmüştü.
Gece yarısına kadar evrak hazırladım.
Uykusuzdum… ama vazgeçmedim.
Sabah sadece 4 saatlik uykuyla kalktım,
çıktılarımı aldım ve yola düştüm.
Trafik yoğundu…
Bir an iç sesim konuştu:
“Bu halde yola düşmeye değer miydi?”
Tam o anda telefon çaldı.
Dernek üyelerimiz
Ercüment Şahin ve Naki Avşar:
“20 dakika sonra adliyedeyiz, birlikte girelim.”
İşte o an her şey değişti.
Kendi kendime dedim ki:
“İzmir için insanlar sıcak yataklarını bırakıyorsa, sen neyi sorguluyorsun?”
Saat 10.00’da adliyedeydik.
Duruşma 11.15’ti…
Ama saatler geçti.
Bu arada avukatım tekrar aradı:
Karşı taraf mazeret dilekçesi vermişti.
Gerekçe mi?
“Özgür Özel İzmir’e geldi, programa katılacağız.”
Şimdi soruyorum:
- Güzelbahçe eski Belediye Başkanı Mustafa İnce
- Ruhsat Denetim Müdürü Ayşin Şanlı
- İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar
Onlar da mı aynı programa katıldı?
Ya belediyenin sözleşmeli avukatı Metin Yavaş?
O da mı siyasi programa gitti?
Mahkeme kapısında beklerken telefonu açtım.
Google’a sordum:
“Bir belediye başkanı, genel başkanı geldi diye duruşmaya gelmeyebilir mi?”
Cevap netti:
Siyasi faaliyetler geçerli mazeret değildir.
Notumu aldım.
Ve içimden dedim ki:
“Bunu mahkemede söyleyeceğim.”
Saat 13.20…
Nihayet sıra bize geldi.
Hakim ara vermek üzereydi.
Bir caba mahkeme salonuna girdim söz aldım:
“Sayın hakim, haklısınız yoruldunuz…
Ama karşı taraf yok.
Çok kısa konuşacağım.”
Hakim kabul etti.
Ve duruşma başladı.
İlk sözüm netti:
“Sanıkların avukatı Metin Yavaş aynı zamanda belediyenin sözleşmeli avukatı.
İmara aykırı ruhsat veren belediyeye karşı açılan davada,
aynı belediyenin avukatı bu sanıkları nasıl savunur?”
“Bu açık bir çelişkidir.”
Talebimi sundum:
Baroya yazı yazılsın
Ya da resen işlem yapılsın
Ardından ikinci kritik konuya girdim:
“İlk celsede katılan sıfatım reddedildi.
Ama Danıştay kararını dosyaya sunuyorum.
Derneğimiz bu davada ehliyetlidir.”
Ve en kritik noktaya geldim:
“Sayın hakim…
Belediye Başkanı Mustafa Günay 3 celsedir gelmiyor.”
- İlkinde: şehir dışı
- İkincide: avukat mazereti
- Bu celsede: siyasi program
Sonra şunu söyledim:
“Yarın ‘kardeş belediye toplantısı var’ derse ne olacak?”
Ve talebimi açıkça dile getirdim:
Zorla getirilme kararı
Mahkeme heyeti talebimi yerinde buldu.
Ve yeni duruşma günü verildi:
7 Temmuz 14.20
Ben hep şunu söyledim…
Ve bugün bir kez daha gördüm:
Ben Türk Adaletine güveniyorum.
Çünkü biliyorum ki:
Hiçbir suç cezasız kalmaz.
Yarın size bu davanın neden açıldığını,
belgeleriyle tek tek anlatacağım.



