AYNI BÖLGEDE İKİ KARAR:, BİRİNE RET, DİĞERİNE EVET!
İzmir’de imar planları konuşulurken sık sık aynı soruyla karşılaşıyoruz:
Kurallar gerçekten herkes için mi geçerli?
Geçtiğimiz günlerde Temiz İzmir Derneği adına Konak Belediyesi’ne önemli bir plan itirazı sunduk.
Konak ilçesi Çınarlı Mahallesi 8667 ada 12 parsel için askıya çıkarılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, söz konusu alanın “Özel Sağlık Tesisi Alanı” olarak planlanmasını öngörüyor.
İlk bakışta kulağa masum gelebilir.
Ama plan raporunu ve plan paftalarını incelediğinizde karşınıza ciddi sorular çıkıyor.
Örneğin;
Sağlık Bakanlığı’nın kapasite uygun görüşü nerede?
Hastanenin yatak kapasitesi nedir?
Bölgede zaten kilitlenmiş durumda olan trafik için kümülatif trafik analizi yapılmış mı?
Ankara Caddesi aksı, Salhane kavşağı, liman ve adliye çevresi zaten İzmir’in en yoğun ulaşım baskısı altında olan noktalarından biri.
Böyle bir bölgeye hastane fonksiyonu getirilirken trafik simülasyonu yapılmadan plan değişikliği yapılması şehircilik ilkeleri açısından ciddi bir eksikliktir.
Ancak asıl dikkat çekici olan konu başka.
Çifte Standart mı Var?
Konak Belediyesi’nin kısa süre önce Yenişehir Mahallesi 7806 ada 3 parsel için yapılan plan değişikliği talebini hatırlayalım.
O parsel için de Merkezi İş Alanı içinde “Özel Sağlık Tesisi Alanı” oluşturulması talep edilmişti.
Ne oldu?
Konak Belediye Meclisi’nin imar ve hukuk komisyonları oy birliği ile reddetti.
Gerekçe neydi?
- Yoğunluk artışı
- Bölgeye yeni hastane fonksiyonu gelmesi
- Kentsel yük oluşturması
Yani kısaca;
“Bu bölge hastaneyi kaldıramaz” denildi.
Peki şimdi soralım:
Aynı belediye, benzer plan talebini başka bir parsel için nasıl askıya çıkarabiliyor?
Üstelik aynı bölgede.
Bu durumda insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Kurallar mı değişti, yoksa muhataplar mı?
Planlama mı, Güç Mü?
Şehir planlama bilimi; kişilere, şirketlere ya da güç dengelerine göre şekillenmez.
Şehircilik;
eşitlik
tutarlılık
kamu yararı
ilkeleri üzerine kuruludur.
Ama eğer aynı plan talebi bir yerde “yoğunluk” gerekçesiyle reddedilirken başka bir yerde kabul ediliyorsa, burada planlamadan çok güç dengeleri konuşulmaya başlanır.
İşte bizim itirazımızın merkezinde tam olarak bu soru var.
Bu bir plan meselesi değil sadece.
Bu aynı zamanda idari tutarlılık meselesidir.
Çünkü şehir yönetiminde en tehlikeli şey çifte standarttır.
İzmir İçin Sormaya Devam Edeceğiz
Temiz İzmir Derneği olarak yaptığımız itirazın amacı bir projeyi engellemek değildir.
Amacımız çok daha basit:
Kurallar herkes için eşit uygulanmalı.
Bir yerde yoğunluk gerekçesiyle reddedilen plan, başka bir yerde kabul ediliyorsa bunun açıklaması yapılmalıdır.
İzmir’in geleceği;
kapalı kapılar ardında verilen kararlarla değil
şeffaf ve tutarlı planlama anlayışıyla korunabilir.
Bu nedenle soruyoruz:
Aynı bölgede bir hastaneye “hayır” denirken, diğerine neden “evet” deniyor?
Cevabını merak ediyoruz.
Ve sormaya devam edeceğiz.
Bilmem anlatabildim mi?
Nivent Kurtuluş
08.03.2026



