19 Şubat günü, aralarında Sayın Nivent Kurtuluş ve Sn. Naki Avşar’ın da bulunduğu Temiz İzmir Derneği üyeleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Cemil Tugay’ı ziyaret ediyorlar.
Konu: Basmane Çukuru.
Konu hakkında görüş bildiriliyor, rapor veriliyor. Nivent Hanım ve Naki Avşar Bey’in düşüncesi; Tunç Soyer tarafından açılan davanın belediye lehine geliştiği ve bu dava sonucunun beklenmesi halinde kamu kazancının çok daha fazla olacağı yönünde. Bu fikri destekleyen bulgular da ortaya konuyor.
Başkan bu savları dinledikten sonra şu cümleyi kuruyor:
“O halde bize avukat önerin, madem böyle bulgular var.”
Benim üzerinde durmak istediğim cümle ve bu cümlenin anlamları aşağıdadır,
Büyükşehir Başkanı, gerçekten çok önemli olan Basmane Çukuru konusunda daha önce açıklamalar yapmış ve imzalanan iyi niyet protokolünün detaylarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Büyük olasılıkla açılan davadan çekilerek yola devam edilmesi düşünülüyor.
Bu açıklamalar ve protokol imzası, belediyenin konuyu tümüyle incelediğini ve hukuki olarak daha iyi bir çözüm bulunamadığını göstermez mi?
Peki o zaman, “O halde bize avukat önerin” niçin denmiştir?
Birkaç seçeneği sıralayalım; okurlarımız da farklı bakış açılarını sunabilir.
A) Başkan konuyu tam incelememiş ve gerçekten söylenen yaklaşımı doğru bulmuş olabilir.
Ancak bu durumda bile koskoca belediyeyi yöneten bir kişi “Bize avukat önerin” der mi?
Eğer çevresindeki ve belediyenin mevcut avukatlarına güvenmiyorsa, diyebilir.
Peki bu söz, kendisine muhalif olduğunu bildiği dernek üyelerine söylenecek bir söz müdür? Değildir.
Savlar inandırıcı gelse bile, ziyaret için teşekkür edilir ve bu görüşlerin inceleneceği belirtilir.
Eğer bu senaryo doğruysa, şehir için iç açıcı değildir. Kamu mallarını korumakla yükümlü olan yetkililer, konuya tam hâkim olmadan karar veriyor ve kamu malı korunmuyor demektir.
B) Başkan ilan ettiği iyi niyet protokolünün sakıncalı taraflarını biliyor; ancak en hızlı çözümün bu olduğuna inanıyor ve sonuna kadar savunuyor olabilir.
Bu durumda aslında şunu demek istemiş olabilir:
“Bizim avukatlarımız yok mu? Onlardan görüş aldık. Hepsi protokol diyor. Sizin önereceğiniz avukat da protokol diyecektir. Zaten ayrıca görüş almayacağız.”
Yani söylem ile düşünce arasında fark oluşuyor. Açıkları biliyor ama oyalıyor.
C) Başkan iyi niyet protokolüne gerçekten inanıyor ve samimi biçimde “Avukat önerin” diyor olabilir.
Bu istek, ziyaretçilerin ne kadar ileri gidebileceğini görmek ve başka talepleri ya da beklentileri olup olmadığını tartmak amacıyla ifade edilmiş olabilir.
Ben, muhalif basın olduğunu bildiği ve iyi niyet protokolünün eksiklerini dile getiren ziyaretçilere “Avukat önerin” denmesinin hem samimi olmadığını hem de amatörce bir ifade olduğunu düşünüyorum.
Konu tüm açıklığıyla gazetemiz sayfalarında yer aldı. Yararlanılmadı.
Gerçekçi olan her yönetici, protokol öncesinde zaten görüş alır ve karar sürecine çoğunluğu katmaya çalışırdı.
Dava tutanakları ve bilirkişi raporları okunmalıydı.
Eğer dava sonucu beklenir ve belediye çok kazançlı çıkarsa olacak olan şudur:
Davayı açan Tunç Soyer olduğu için ana övgüyü o alacaktır.
Cemil Tugay için kamu yararından çok daha fazla önem taşıyan konu da burada başlıyor olabilir. Övgüyü kendisi almak isteyebilir.
Dava daha fazla belediye lehine ilerlemeden, uzun süredir devam eden meseleyi “çözen kişi” rolüyle kapatmak siyasi yarar sağlayabilir.
Ancak kamu zararı oluşursa, bunun vicdani yükü bu karara sebep olanların üzerinde kalacaktır.
Haldun Ertan
21.02.2026



