Bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay ile görüştük.
Yanımda; Değerleme Uzmanı, Müfettiş (E), Kredi Derecelendirme Uzmanı ve Varlık Yönetim Şirketi (E) Bölge Müdürü, Menkul Kıymetler Merkezi (E) Müdürü, Temiz İzmir Derneği üyesi İbrahim Naki Avşar vardı.
Sayın Tugay’ın yanında ise Başkan Vekili Levent Yıldır.
Randevumuza tam saatinde gittik. Bekletilmeden makamına alındık. Kısa bir nezaket sohbetinden sonra söze girdim:
“Sayın Tugay, fazla vaktinizi almadan konuya gireceğiz.”
Ve Basmane Çukuru dosyasını masaya koydum.
“Biz buraya şahsi bir menfaat için gelmedik. Basmane Çukuru arsası sizin, benim, kapıdaki çaycının… İzmirlinin malıdır. Ve tamamı Büyükşehir Belediyesi’ne aittir.”
Sayın Tugay’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalarda “burayı almamız çok zor, otopark parası, borçlar var” ifadelerini kullandığını hatırlattım.
Hayır dedim.
Sizi yanıltıyor olabilirler.
Ortada iki bilirkişi raporu var. İki bilirkişi raporu da belediye lehine. Karşı taraf üçüncü bilirkişi istemiş, mahkeme reddetmiş. Neden? Çünkü iki rapor birbiriyle örtüşüyor.
O zaman sormak zorundayım:
Avukatlarınız sizi eksik mi bilgilendirdi?
Burası yıllarca “çukur” diye anıldı. Şimdi neden birden bire “niyet protokolü” konuşuluyor?
Karşı taraf davayı kaybedeceğini öngördüğü için mi masaya oturmak istiyor?
Sayın Başkan’a kısa bir rapor sundum. Özellikle bilirkişi raporunun 14. ve 17. sayfalarının altını çizdim. Her şey orada yazıyor.
Sonra sözü İbrahim Naki Naki Avşar aldı.
Ve net konuştu.
“Burası tamamlandığında yaklaşık 1 milyar $ değerinde olacak. Belediye doğru hamleyle 700 milyon $ kazanabilecek durumdayken, bugün için hiçbir ekonomik değeri olmayan (çürümüş) temel kazıkları, yap işlet devret yöntemi ile belediye arsası üzerine yapılmış, 15 yıl yükleniciler tarafından kullanılmış ve belediyeye teslim edilmiş Kahramanlar Otoparkı için belediyeye bırakılan kısmı satamazsınız” dedi.
Daha da önemlisi:
“Yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmenin feshi zorunludur. Çünkü otuz yılın sonunda inşaat seviyesi yüzde 1 bile değil. Maksimum 11 milyon dolar ödeme çıkabilir. Bu rakamdan da belediyeye 30 yıl önce teslim edilmesi gereken yerlerin teslim edilmemesi nedeniyle oluşan belediye zararın düşülmesi gerekeceğini belirtti. Kahramanlar Otoparkı zaten yap-işlet-devret modeliyle yapılmış 15 yıl yükleniciler tarafından işletildikten sonra da 2015 yılında belediyeye teslim edilmiştir. Otopark kaynaklı alacak-verecek olamaz” dedi.
Rakamlarla, hesapla, dosyayla konuştu. Bir de BELEDİYELERİN KAMU HİZMETLERİNDE FİİLEN KULLANILAN MALLARI HACZEDİLEMEZ !!!
Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez. 5393 s.Kanunun 15.maddesi son fıkrası anımsatılarak, bu konunun cevval bir avukat grubu tarafından ciddi şekilde araştırılması, önerildi. Sayın Tugay’ın cevabı şu oldu:
“O halde bize avukat önerin, madem böyle bir hüküm var.”
Ben de açıkça söyledim:
“Elbette önerimiz olacak. Hem de en iyisi”
Çünkü mesele kişisel değil. Mesele İzmir
Naki Bey ayrıca şunları da söyledi: “Basmane Çukuru arsasının bağımsız bölümleri üzerinde 38 sayfa haciz olduğu, bu hacizlerin bir çoğunun devam ettiği, bu hacizler nedeniyle EGS ve Güçbirliği ortaklarının çok fazla umutlanmaması gerekir”.
“Belediye mali açıdan çıkmazda olabilir. Ancak imar fazlalığı olan projelere mevzuat gereği cezalar uygulanırsa belediye kasası ciddi şekilde rahatlar.”
Yani çözüm var.
Üstelik sadece Basmane değil. Belediyenin finansal sorunlarını azaltacak bir proje daha sunduk. Onu ayrı bir yazıda anlatacağım.
Bugün oraya giderken cebimizde bir kuruşluk menfaat yoktu.
Yarın da olmayacak.
Bizim tek derdimiz şu:
Bu şehir, kent insanlarının hakkı olan değeri kaybetmesin.
Basmane Çukuru bir dosya değil.
Bir turnusol kağıdıdır.
Ya İzmir kendi malına sahip çıkacak,
Ya da “niyet protokolleriyle” geleceğini ipotek edecek.
Nihai karar, karar vericilerindir.
Ama, tarih notunu düşer.
Nivent Kurtuluş
19.02.2026



