1. Haberler
  2. İlçeler
  3. KIZILAY GÖNÜLLÜ BİR YARDIM KURULUŞU MU, YOKSA TİCARİ BİR İŞLETME Mİ?

KIZILAY GÖNÜLLÜ BİR YARDIM KURULUŞU MU, YOKSA TİCARİ BİR İŞLETME Mİ?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir’in kalbinde, Cumhuriyet Meydanı’na yaklaşık 75 metre mesafede bulunan 883 metrekarelik bir taşınmaz…

Konak Kültür Mahallesi’nde 1185 ada 2 parselde bulunan ve Türk Kızılayı mülkiyetinde olan bu değerli taşınmazın imar planındaki kullanım kararı değiştiriliyor.

Yıllardır 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda “Kamu Hizmet Alanı”, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda ise “Resmi Tesis Alanı” olarak görünen parselin, şimdi “Ticaret Alanı” olarak planlanmasının önü açıldı. Plan değişikliği İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ilgili komisyonlardan oybirliğiyle geçti ve 21 Eylül 2026 itibarıyla askıya çıktı. Askı süresi 20 Ekim 2026’da sona erecek.

Şimdi sormak gerekiyor:

Kızılay nedir?

Türk Kızılayı, gönüllülük esasına dayalı insani yardım faaliyetleri yürüten ve kamu yararına çalışan bir dernektir. Kendi resmi kaynaklarında gönüllülük faaliyetlerini, afet ve acil durum çalışmalarını, sosyal hizmetleri ve insani yardım faaliyetlerini temel çalışma alanları arasında saymaktadır.

Öyleyse kamu yararına çalışan bir kuruluşun, kamu hizmetine ayrılmış bir taşınmazının neden ticaret alanına dönüştürülmesine ihtiyaç duyuluyor?

Buradaki mesele Kızılay’ın ticari faaliyet yapıp yapamayacağı değildir.

Asıl mesele şudur:

Kamu hizmeti amacıyla planlanmış bir taşınmazın ticari kullanım hakkı kazanması kent açısından ne anlama geliyor?

Plan açıklama raporunda, taşınmazın mevcut fiili kullanımının plan kararından farklı olduğu, binanın yalnızca bir katının Kızılay tarafından kullanıldığı, diğer katların ise ticari faaliyetler kapsamında değerlendirildiği belirtiliyor. Yine raporda, taşınmazın kent merkezindeki konumu, ulaşım akslarına yakınlığı ve çevredeki ticari kullanımlar gerekçe gösterilerek ticaret kullanımının uygun olduğu savunuluyor.

Fakat tam da burada şehircilik açısından başka bir soru ortaya çıkıyor:

Bir alanın çevresinde ticaret yoğunlaştı diye o alanın kamu hizmeti niteliğini ortadan kaldırmak doğru mudur?

Üstelik söz konusu parsel sıradan bir konut arsası değil.

Kent merkezinde, son derece değerli bir konumda bulunan ve kamu hizmetine ayrılmış bir taşınmazdan söz ediyoruz.

İmar planları yalnızca parsellerin ekonomik değerini artırmak için yapılmaz.

Planlama; kentin ortak ihtiyaçlarını, kamu yararını, ulaşımı, sosyal donatıları, altyapıyı ve gelecek kuşakların yaşam hakkını birlikte gözetmek zorundadır.

İzmir’de son yıllarda kamu hizmet alanlarının, sosyal ve kültürel alanların ve farklı kamu kullanımlarının özel kullanımlara dönüştürülmesine ilişkin tartışmalar giderek büyüyor.

Her plan değişikliği elbette hukuka aykırıdır demek mümkün değildir.

Ancak her plan değişikliğinin kamu yararı açısından sorgulanması gerekir.

Çünkü bugün bir kamu hizmet alanını ticarete açtığınızda yalnızca bir parselin kullanım kararını değiştirmiş olmuyorsunuz.

Kentte kamusal alan ile özel ekonomik kullanım arasındaki dengeyi de değiştiriyorsunuz.

Üstelik burada çok daha temel bir çelişki var:

Kızılay, toplumun afet zamanlarında kapısını çaldığı, bağışlarla ve gönüllülerle ayakta duran bir insani yardım kuruluşu.

Kızılay’ın kendi 2025 faaliyet raporunda 449 bin 946 gönüllü ve 6 bin 273 çalışan bulunduğu belirtiliyor.

Böylesine büyük bir sosyal yardım organizasyonunun kent merkezindeki değerli taşınmazlarından birinin “Kamu Hizmet Alanı”ndan “Ticaret Alanı”na dönüştürülmesi, doğal olarak kamuoyuna açıklanması gereken bir karar haline geliyor.

Burada sorulması gereken sorular çok açık:

Bu plan değişikliğinin gerçek amacı nedir?

Taşınmazın ticari değerinin artırılması mı?

Kızılay’ın insani yardım faaliyetlerine gelir yaratılması mı?

Mevcut kullanımı plana uydurmak mı?

Yoksa gerçekten kentin kamu hizmeti ihtiyacının artık ortadan kalktığına mı karar verilmiştir?

Bu soruların yanıtı kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde verilmelidir.

Çünkü mesele yalnızca Kızılay’ın 883 metrekarelik taşınmazı değildir.

Mesele, İzmir’in merkezinde kalan her değerli parselin zaman içerisinde ekonomik değeri üzerinden yeniden tanımlanıp tanımlanmayacağıdır.

Bugün Kızılay’ın taşınmazı…

Yarın başka bir kamu hizmet alanı…

Sonra başka bir sosyal tesis…

Ve sonunda kentte kamu yararı için ayrılmış alanların giderek azalması.

İzmir zaten yoğun yapılaşmanın, trafik yükünün, altyapı sorunlarının ve betonlaşmanın baskısı altında.

Biz şehir plancıları olarak yıllardır aynı şeyi söylüyoruz:

Kent toprağı sınırsız değildir.

Bir kez kamusal niteliğini kaybeden alanı geri kazanmak çoğu zaman mümkün değildir.

Bu nedenle plan değişiklikleri yalnızca “arsa sahibi ne istiyor?” sorusuyla değil, “İzmir’in buna gerçekten ihtiyacı var mı?” sorusuyla değerlendirilmelidir.

Kızılay’a da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne de kamuoyuna açık bir çağrı yapmak gerekiyor:

Bu plan değişikliğinin gerekçelerini, ekonomik sonuçlarını, taşınmazın gelecekte nasıl kullanılacağını ve elde edilecek ekonomik değerin nereye aktarılacağını açıkça anlatın.yoksa kamuoyundaki ortak algı,son büyük depremde Kızılay in gönüllü yardım kuruluşlarına çadır satması gibi büyük skandaldır,Kızılay Ticari bir kar kuruluşu değil gönüllü yardım kuruluşudur

Çünkü kamu yararı yalnızca raporlarda yazan bir ifade değildir.

Kamu yararı, kentlinin hakkıdır.

Ve İzmirlinin kendi kentinde neyin neden değiştirildiğini bilmeye hakkı vardır.

Ercüment Şahin
Şehir Plancısı

21.09.2026

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
4
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
KIZILAY GÖNÜLLÜ BİR YARDIM KURULUŞU MU, YOKSA TİCARİ BİR İŞLETME Mİ?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!