TARIM DEDİLER… TİCARET ÇIKTI!
Halilbeyli Planında Kimin Kazandığını Sormak Zorundayız
Yine aynı hikâye…
Önce “kamu yararı” denir.
Sonra “üretim”, “istihdam”, “tarım”, “hayvancılık” gibi süslü kelimeler sıralanır.
Ardından plan paftaları açılır… Ve içinden ticaret alanları çıkar.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kemalpaşa Halilbeyli’de askıya çıkardığı Tarım ve Hayvancılık İhtisas Alanı planına baktım.
İlk bakışta güzel anlatılmış.
Üretim var.
Hayvancılık var.
Tarımsal kalkınma var.
Ama rakamları okuyunca başka bir tablo çıkıyor.
Bu planın adı tarım olabilir…
Fakat ruhunda ciddi ticaret kokusu var.
Ticaret alanı neden 7 kat büyüyor?
Eski planda ticaret alanı yaklaşık 26 bin metrekare.
Yeni planda?
186 bin metrekare.
Yanlış duymadınız.
Yaklaşık 7 kat artış.
Ben şimdi sormayayım da kim sorsun?
Tarım ve hayvancılık planında ticaret neden patlıyor?
Bu bölge gerçekten üretim için mi planlanıyor, yoksa üretim bahanesiyle yeni bir ticari değer alanı mı oluşturuluyor?
440 hektar nereye gitti?
Daha ilginç başka bir konu var.
Eski plan alanı yaklaşık 1.098 hektar.
Yeni plan alanı 658 hektar.
Yani yaklaşık 440 hektar alan buhar olmuş.
Peki hangi alanlar çıktı?
Kimlerin arazileri dışarıda kaldı?
Kimlerin parselleri içeride tutuldu?
Toprağın kaderiyle oynarken bu sorular sorulmadan olmaz.
Özel mülkiyet ağırlıklı alan
Rapora göre alanın büyük kısmı şahıs mülkiyetinde.
Yani kamunun yaptığı plan değişikliği sonrası oluşacak değer artışının önemli kısmı özel parsellerde oluşacak.
Burada artık klasik soru gelir:
Kamu plan yapıyor… Kazancı kim topluyor?
Tarım mı, emlak mı?
88 adet parselde emsal 0.40 hakkı tanımlanıyor.
Kâğıt üzerinde tesis.
Peki yarın ne olacak?
Depo mu?
Paketleme mi?
Showroom mu?
Sanayi benzeri kullanım mı?
Ticari kompleks mi?
Türkiye’de plan notlarının nasıl delindiğini bu şehir çok gördü.
Bu yüzden vatandaş artık tabelaya değil, sonuca bakıyor.
Büyük isimler geçiyorsa daha dikkatli bakılır
Basında bazı büyük yatırımcı ve şirket isimleri anılıyor.
Ben kimseyi peşinen suçlamam.
Ama büyük isimler geçiyorsa, kamu daha şeffaf olmak zorundadır.
Çünkü güven, gizlilikle değil açıklıkla sağlanır.
Asıl mesele güven meselesi
İnsanlar artık şu soruyu soruyor:
Bu plan çiftçi için mi?
Yoksa parsel sahibi için mi?
Bu plan üretim için mi?
Yoksa geleceğin ticari rantı için mi?
Bu plan İzmir için mi?
Yoksa belli çevreler için mi?
Son sözüm net
Ben tarıma karşı değilim.
Üretime karşı hiç değilim.
Hayvancılık ihtisas alanına da karşı değilim.
Ama tarım adı altında ticaret büyütülüyorsa…
Kamu eliyle özel servet üretilüyorsa…
Rakamlar başka, anlatılan başka ise…
Biz buna soru sorarız.
Hem de yüksek sesle sorarız.
Çünkü bu şehir artık makyajlı plan masallarına doymuştur.
Tarım dediler… Ticaret çıktı.
Şimdi sıra cevap vermekte.
PLANA İTİRAZIMIZI HAZIRLAMAYA BAŞLADIK !!!
Öyle çalakalem değil tüm detaylarıyla hazırlayacağız,
Elbet büyükşehir belediyesi itirazımızı incelemeden UYGUN GÖRÜLMEMİŞTİR diyecektir!!
Asıl merak ettiğim İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım eski Plancılar Osası Başkanı olarak bu planı nasıl askıya yolladı?
Gerçekten çok merak ediyorum!!!
Nivent Kurtuluş
22.04.2026



