“Görmedim, duymadım, işitmedim… Ama bedeli vatandaşa”
Menemen’de yaşanan imar süreci, ne yazık ki artık “istisna” olmaktan çıkıp bir tabloya dönüşmüş durumda. Yüzlerce yeni bina; belediyeden yasa dışı inşaat ruhsatı alarak tamamlanmış, oturma raporları verilmiş, hatta vatandaşlara satılmıştır.
Bu açık hukuksuzluk gün yüzüne çıktığında ise şaşırtıcı bir refleksle karşılaşıyoruz:
İki dönemdir görevde olan belediye başkanı, olup bitenden haberi yokmuş gibi davranıyor. Görmemiş, duymamış, işitmemiş… Sanki her şey yeni öğrenilmiş gibi bir soruşturma süreci başlatılıyor.
Olan bitenin sorumluluğu ise klasik yöntemle birkaç bürokratın omzuna yükleniyor. Günah keçileri hazır. Hatta imar gibi teknik ve ağır bir alana, ehliyeti tartışmalı bir memurun vekâleten atanmasıyla tüm suç bu kişide toplanmak isteniyor.
Oysa bu konular meclis toplantılarında defalarca dile getirilmiş, savcılığa suç duyuruları yapılmış, Menemen sakinleri tarafından ayrı ayrı çok sayıda başvuru gerçekleştirilmiştir.
Bugün gelinen noktada, imar planında belirtilen yasal hakkın iki katı yapılaşmaya izin verilerek düzenlenen ruhsatlar iptal edilmiştir. Ancak burada büyük bir adaletsizlik vardır:
Bu hukuksuzluğun bedeli, bilmeden ev satın alan vatandaşa kesilmektedir.
Oysa asıl sorumlular bellidir:
• Yasa dışı ruhsatı verip bundan çıkar sağlayan bürokrasi,
• Bu sistemi kuran, koruyan ve besleyen siyasetçiler,
• Bilerek ve isteyerek bu yapıları inşa eden müteahhitler,
• Gayrimeşru projelere imza atan mimar ve mühendisler,
• Hukuksuzluğu bilerek görmezden gelen yapı denetim firmaları.
Vatandaşın mağduriyetini önlemenin yolu, yalnızca göstermelik cezalar değildir.
“Nasıl olsa af çıkar” rahatlığıyla bu suçların tekrarlanmasının önüne geçmek için, sorumluların tüm mal varlıklarına el konulması ve gerçek bir yaptırım uygulanması şarttır.
Menemen’de imar yolsuzluğunun bu kadar açık ve yaygın olmasına rağmen, bugüne kadar İçişleri Bakanlığı ya da Cumhuriyet savcılıkları tarafından kapsamlı bir soruşturma yürütülmemiş olması, kamuoyunda siyasi koruma şüphesini doğurmaktadır.
Aynı uygulamalar muhalif bir belediyede yaşansaydı, çoktan herkesin gözaltına alınmış olacağı gerçeği ise hafızalardadır.
Siyasetin, rantın, partizanlığın ve gayrimeşru kazançların iç içe geçtiği bu düzen, artık sadece bir imar sorunu değil; ülkemizin temel demokrasi sorunlarından biridir.
Ve en acısı şudur:
Suçlular ortadayken, bedeli yine vatandaş ödemektedir.
Ercüment Şahin
23.01.2026
Sosyal medyada paylaşımlar;








