MENDERES’TEKİ KAÇAK YAPI ŞİKÂYETİMİZDE EKSİK İNCELEME Mİ YAPILDI?
Menderes’teki tarım arazilerinde yıllardır devam eden kaçak ve ruhsatsız yapılaşmalarla ilgili yaptığımız suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Kararı okudum.
Bir daha okudum.
Ama açıkçası ikna olmadım.
Çünkü benim savcılığa yaptığım suç duyurusu tek bir parsel hakkında değildi.
Şikâyet dilekçemde açıkça;
Görece 933 ada 20 parsel,
934 ada 11 parsel,
934 ada 12 parsel,
928 ada 5 parsel
ve diğer tarım alanlarındaki yapılaşmaları bildirdim.
Savcılık da kararında şikâyet ettiğim bu parselleri tek tek yazmış.
Peki sonra?
İşte benim itirazım tam burada başlıyor.
933 ADA 20 İNCELENMİŞ, DİĞER PARSELLER?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararında 933 ada 20 parsele ilişkin oldukça ayrıntılı bir değerlendirme bulunuyor.
İzmir 5. İdare Mahkemesinin kararı aktarılıyor.
Yapı tatil zaptı tartışılıyor.
Ölçüler tartışılıyor.
Tutanaktaki bazı rakamların üzerinin çizilerek sonradan farklı rakamların yazıldığı dahi kararda yer alıyor. Mahkemenin sonuçta yapı tatil zaptını usulüne uygun bulmadığı belirtiliyor. MEnderes TakipsizlikKarari (3)
Peki;
934 ada 11 nerede?
934 ada 12 nerede?
928 ada 5 nerede?
Bu parseller için ayrı ayrı hangi yapı tatil zaptı düzenlendi?
Hangi tarihte?
Yıkım kararları ne zaman alındı?
Encümen kararlarının tarih ve sayıları ne?
Bu yapılar bugün hâlâ ayakta mı?
Mühürlendikten sonra kullanılmaya devam edildi mi?
Tarım dışı kullanım izinleri var mı?
Bunları kararda göremedim.
“YIKIM İHALESİNE KİMSE KATILMADI”
Savcılık kararındaki bir başka bölüm ise daha da düşündürücü.
Menderes Belediyesinin yapı tatil zaptı düzenlediği, yapı sahiplerinin yapıları yıkmadığı ve ruhsatlandırmadığı, bunun üzerine yıkım ihalesine çıkıldığı ancak 2026 yılında ihaleye katılım olmadığı için ihalenin iptal edildiği belirtiliyor. MEnderes TakipsizlikKarari (3)
Peki ihale iptal edildi.
Sonra ne oldu?
İkinci kez ihaleye çıkıldı mı?
Başka bir yasal yöntem denendi mi?
Belediyenin kendi imkânlarıyla yıkım yapılması değerlendirildi mi?
Başka bir kamu kurumundan destek istendi mi?
Ve en basit soru:
KAÇAK YAPILAR BUGÜN HÂLÂ AYAKTA MI?
Bir yıkım ihalesine kimsenin katılmaması, yıkım kararını ortadan kaldırıyor mu?
Eğer kaldırmıyorsa, o karar ne zaman uygulanacak?
Çünkü aksi durumda çok garip bir sonuç ortaya çıkar:
Kaçak yapının kaderini belediyenin aldığı yıkım kararı değil, ihaleye bir müteahhidin katılıp katılmaması belirlemiş olur.
Bunun kabul edilebilir olduğunu düşünmüyorum.
SAVCILIK “BU YAPI YASALDIR” DEMEMİŞ!
933 ada 20 parselle ilgili de önemli bir ayrıntının altını çizelim.
İdare Mahkemesi yapının yasal olduğuna karar vermemiş.
Mahkemenin eleştirdiği şey belediyenin düzenlediği yapı tatil zaptı.
Savcılık kararında aktarıldığı üzere mahkeme; ölçümlerin açık olmadığını, bazı rakamların değiştirildiğini ve ruhsatsız imalatların tereddütsüz biçimde tespit edildiğinin söylenemeyeceğini belirlemiş.
Sonrasında ise ne yapılması gerektiği de açık:
Yapının mahallinde yeniden ölçülmesi, yeniden tespit yapılması ve bu tespitler doğrultusunda 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi.
Fakat savcılık kararında dikkatimi çeken ifade şu:
Menderes Belediyesince “daha sonradan gerekli işlemlerin yapılacağı” belirtiliyor.
Bir dakika…
“Yapılacak” başka şeydir, “yapıldı” başka şey.
Takipsizlik kararı verildiği gün itibarıyla yeniden ölçüm yapılmış mı?
Yeni tutanak düzenlenmiş mi?
Yeni karar alınmış mı?
Bunların araştırıldığını karardan anlayamıyorum.
KAÇAK YAPIYI YAPANLAR NE OLDU?
Bir başka dikkat çekici konu daha var.
Savcılık kararında şüpheliler yalnızca belediye görevlileri değil.
Açıkça:
“Kaçak yapı yapan kişi ve kurumlar”da şüpheli olarak gösterilmiş. MEnderes TakipsizlikKarari (3)
Ancak kararın gerekçesinde esas ağırlık belediye görevlilerinin görevlerini yapıp yapmadığı üzerinde.
O halde soruyorum:
Şikâyet ettiğimiz her parseldeki yapı sahipleri belirlendi mi?
Yapıların ne zaman yapıldığı araştırıldı mı?
Ruhsatları olup olmadığı ayrı ayrı belirlendi mi?
TCK 184 kapsamında imar kirliliğine neden olma suçu yönünden her yapı ve yapı sahibi ayrı ayrı değerlendirildi mi?
Kararda bunların cevabını göremiyorum.
TARIM ARAZİSİ MESELESİ NEREDE?
Benim suç duyurum yalnızca İmar Kanunu’na dayanmıyordu.
Özellikle tarım arazilerindeki yapılaşmayı şikâyet ettim.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında da araştırma istedim.
Peki bu parsellerin tarımsal niteliği nedir?
Tarım dışı kullanım izni var mı?
Tarım ve Orman Müdürlüğü ne diyor?
Tarım toprağının amacı dışında kullanılması yönünden herhangi bir inceleme yapılmış mı?
Takipsizlik kararında bu konuda da beni tatmin edecek bir değerlendirme göremedim.
BENİM İTİRAZIM ÇOK BASİT
Ben savcılıktan kimsenin peşinen suçlu ilan edilmesini istemiyorum.
Ben soruşturma yapılmasını istiyorum.
Şikâyet ettiğim dört parsel varsa dört parsel de ayrı ayrı incelensin.
Belediyenin cevabı alınsın ama bununla yetinilmesin.
Yapı tatil zabıtları getirilsin.
Encümen ve yıkım kararları getirilsin.
İhale dosyası getirilsin.
Hangi parsellerin yıkım ihalesine dahil edildiği ortaya çıkarılsın.
İhale iptal edildikten sonra belediyenin ne yaptığı sorulsun.
Tarım Müdürlüğünden kayıtlar alınsın.
Ve en önemlisi;
Kolluk bugün gidip baksın: Bu yapılar hâlâ orada mı?
Ondan sonra suç var mı, yok mu karar verilsin.
Bu nedenle Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/6574 Soruşturma, 2026/3590 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazımı hazırladım.
Çünkü savcılık kararında da açıkça belirtildiği üzere karara karşı 15 günlük süre içerisinde İzmir Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz yolu açık.
İtiraz dilekçemde özellikle eksik soruşturma üzerinde duruyorum.
933 ada 20 parselin yanı sıra 934 ada 11, 934 ada 12 ve 928 ada 5 parsellerin de ayrı ayrı araştırılmasını, bütün idari işlem dosyalarının getirtilmesini, yapıların güncel durumunun yerinde tespit edilmesini ve tarım arazileri yönünden de inceleme yapılmasını talep edeceğim.
Çünkü benim için mesele bir dosyanın kapanıp kapanmaması değil.
Mesele tarım toprakları.
Mesele, alınan yıkım kararlarının gerçekten uygulanıp uygulanmadığı.
Ve mesele şu sorunun cevabı:
“İHALEYE KİMSE KATILMADI” DENİLİNCE KAÇAK YAPI YERİNDE KALABİLİR Mİ?
Ben cevabımı biliyorum.
Şimdi hukukun cevabını bekleyeceğim.
Her zaman dediğim gibi Türk Adaletine Güveniyorum!
Hiç bir suç cezasız kalmaz!
İtirazımı yarın sizlerle paylaşacağım.



