Osmanlıda “şüyuu vukuundan beter” diye bir deyim kullanılırdı. “Şüyuu vukuundan beter” ne demektir? Bu kavramın açıklamasını yapay zekaya sorduk, açıklama olarak şöyle bir cümle ile karşılaştık.
“Bir olay yaşanmadan önce veya yaşandıktan sonra, durumu olduğundan daha büyük göstermenin veya gizli kalması gereken bir olumsuzluğu yaymanın, olayın kendisinden daha fazla itibar kaybına veya toplumsal huzursuzluğa yol açtığını vurgular.
Örnek Durumlar:
Bir kurum hakkında temelsiz bir yolsuzluk dedikodusunun çıkması, o kurumun gerçekten ufak bir açık vermesinden daha çok itibar kaybettirebilir.
Özel bir hayatın mahreminin gizli kalması gerekirken, yayılması olayın yaşanmasından daha yıkıcı olabilir.
Özetle, “şüyuu vukuundan beter” sözü, bir kötülüğün yayılmasının kötülüğün kendisini katladığını ve bazen söylenip yayılmasının, fiilin işlenmesinden daha tehlikeli olduğunu ifade eder. ” (Yapay Zeka )
Gelelim konumuza.
Bornova Belediyesi tarafından Kazım Dirik, Yeşilova ve Karacaoğlan Mahalleleri sınırlarında kalan, güneyde Manda Çayı, kuzeyde 364/1 Sokak ve 364/11 Sokak, batıda 364 Sokak ve doğuda çevre yolu ile sınırlı bölgede 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Revizyonu yapılmıştır.
Bu plan revizyonu kamu yararı doğrultusunda yapılmadığı, bireysel yarara yönelik yapıldığı, yoksul ve varsıl vatandaşlar arasında farklı düzenleme ortaklık payı kesintisi yaparak “eşitlik ilkesini” ihlal ettiği ve konut yapılamaz ticaret (T2) alanına konut yerleştirildiği için mevzuata aykırıdır ve iptali gerekir.
a)-Kazım Dirik, Yeşilova ve Karacaoğlan Mahalleleri İmar Planı Revizyonu çalışmasında kamu yararı için değil de bireysel yarar doğrultusunda revizyon yapılmıştır.
Revizyona konu olan imar adaları incelendiğinde plan alanının çok büyük bölümünün konut alanı değil de ticaret alanı olarak planlandığını görüyoruz!!!


Yukarıdaki tabloya göre daha önce 44 bin m2 olan kentsel çalışma alanı, ticaret alanına çevrilmiş ve 53 bin m2 alana yükseltilerek buraların orta ölçekli AVM alanı olması öngörülmüştür.
Konut alanı ise 13 bin m2’den 10 bin m2’ye düşürülmüştür.
İzmir’in (Bornova’nın) AVM’ye mi yoksa, konut alanına mı gereksinimi vardır?
AVM’ler, vatandaşlar için para harcama, AVM sahipleri için ise para kazanma alanlarıdır. AVM’lerde satılan ürünlerin birçoğunun da yerli değil, ithal ürün olduğu hususu da unutulmamalıdır.
AVM sahibi ve/veya müteahhit 3-5 kişi para kazansın diye ticaret alanının büyütülmesi doğru olmamıştır.
b)-Yoksul ve varsıl vatandaşlar arasında farklı DOP (düzenleme ortaklık payı) kesintisi yapılarak Anayasa’nın eşitlik ilkesi ihlal edilmiştir.


Plan alanı içinde en çok itiraz edilen 22703/2 sayılı parseldir. Bu parsel içinde konutları olan yoksul vatandaşlardan % 42 – 43 civarında DOP kesintisi yapılmış, Plan alanı içindeki diğer parsellerden (özellikle müteahhit veya iş insanlarının sahibi olduğu parsellerden) ise daha düşük %25-30) DOP kesintisi yapıldığı, tarafımıza iletilmiştir.
Aynı zamanda fiilen konut alanı olarak kullanılan 22703/2 sayılı parsel alanı, planda konut değil de ticaret alanına dönüştürülmüştür !!!
“Anayasa’nın 10.maddesindeki eşitlik ilkesinden hareketle, düzenlemeye tabi tüm parsellerden yüzölçümleri oranında eşit ve dengeli olarak DOP alınmalıdır.”
Yoksullardan yüksek, varsıllardan ise düşük oranda DOP alınması (iddiası bile) vahim bir durumdur.
Hiçbir belediyenin böyle bir uygulama yapacağına ihtimal vermiyoruz ama iddia doğru ise bu durumun (yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi) “şüyuu vukuundan beter”dir.
Bu parsel alanına yerleştirilen belediye hizmet alanı (BHA) fonksiyonlu yerin planlama alanındaki tüm parsellerden değil de sadece 22703/2 parselden alındığı gibi bir sonuç ortaya çıkar ki, böyle bir tasarrufun, Şehircilik İlkeleri ve Planlama Esaslarına, İmar Mevzuatına, Anayasa’ya ve AİHM kararlarına aykırı olacağını, söyleyebiliriz.
Konut yapılamaz, ticaret (T2) alanına konut yerleştirilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda sözünü ettiğimiz 22703/2 sayılı parsel şu anda yoksul vatandaşlar tarafından konut alanı olarak kullanılmaktadır. Bu parselin bulunduğu yer, imar revizyonunda konut alanı değil de, ticaret alanına dönüştürülmüştür. Burada konutu olan vatandaşlara ticaret alanı fonksiyonlu bu adada, (sanki, konut yapabilir bir yermiş gibi) pay ya da hisse verildiği/verileceği tarafımıza iletilmiştir.
İyi de ticaret (T2) alanına konut yapılamaz. Bu arsanın sahibi olan vatandaşların oturulabilecek konuta gereksinimleri vardır. Ticaret alanından pay verilmesinin haklı bir gerekçesi olamaz.
Bornova Belediye yönetimini, meclisini, imar komisyonunu (yukarıda belirtilen iddialar doğru ise) yanlıştan dönmeye davet ediyorum.
Aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi ile imar dairesini de iddiaları incelemeye davet ediyorum.
Bu kent herkesindir.
İbrahim Naki AVŞAR (11.4.2026)



