Kaçak ve yasadışı yapıların imar planları aracılığıyla yasallaştırılması mümkün değildir, kabul edilemez.
Çeşme’de; Boyalık ve Altınyunus mahalleleri başta olmak üzere Sakarya, Ilıca ve Celalbayar mahallelerini de kapsayan yaklaşık 422 hektarlık devasa bir alan için hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlar bir “revizyon” değil, tartışmalı yapılaşmaları meşrulaştırma girişimidir.
Daha önce ne oldu?
Parça parça plan değişiklikleriyle
kaçak ve riskli yapıların aynen korunması hedeflendi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bu düzenlemeleri kabul etti.
Ancak İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu bu planları reddetti.
Şimdi aynı içerik, bu kez “revizyon plan” adı altında
arka kapıdan geçirilmek isteniyor.
Bu açık bir gerçektir.
Bu yaklaşım;
Planlama ilkelerine aykırıdır
Koruma hukukunu hiçe saymaktadır
Kamu yararı değil, rant üretme riski taşımaktadır
Açık konuşalım:
Bu bir plan değil, bir meşrulaştırma operasyonudur.
Kent suçu niteliği taşıyabilecek bu girişime karşı uyarıyoruz:
Biz bu planların takipçisiyiz.
Betonlaşmaya, rant düzenine ve kamu zararına yol açacak hiçbir adıma sessiz kalmayacağız.
Eğer gerçekten planlama yapmak istiyorsanız;
Yıllardır bekleyen, mevzuat gereği öncelikli olan
Germiyan–Ildır III. derece sit alanı koruma amaçlı imar planını yapın.
Bir yıl içinde hazırlanması gereken bu planın hâlâ ortada olmaması
niyetinizi sorgulatmaktadır.
Bir başka soru daha:
Belediyenizde onlarca şehir plancıları çalışırken,
belediye borç içindeyken, taşınmazlar bir bir satılırken
imar planlarını neden ihale ediyorsunuz?
Yoksa bu planlar,
kendi teknik personelinizin altına imza atmak istemeyeceği kadar tartışmalı mı?
Çeşme’nin en değerli bölgelerinde,
zaten yapılaşmış alanlarda yapılan bu planlamanın amacı nedir?
Kaçak yapıları aklamak mı?
Otel ruhsatı adı altında yapılmış kaçak rezidansları yasallaştırmak mı?
Son sorumuz net:
Sizin önceliğiniz kamu yararı mı, yoksa rant mı?
Ercüment Şahin
08.04.2026



