Cemil Tugay gerçekten İzmirlinin malını koruyor mu?
Ben anlayamadım da!
nedenine gelince;
%70’ini Ver, %30’una Razı Ol!
İzmir’de son dönemde yaşananları yan yana koyduğumuzda insan ister istemez şu soruyu soruyor:
İzmirlinin malını kim, kime karşı koruyor?
Bir yanda Basmane Çukuru…
Kamuoyuna “iyi niyet protokolü” diye sunulan bir süreç.
İzmir halkına ait olan bir alan için ortaya konulan tablo şu:
%70’ini devret, %30’una razı gel.
Bu mu İzmirlinin malını korumak?
İzmir’in göbeğinde, yıllardır kent vicdanını yaralayan bir alan, “iyi niyet” adı altında pazarlık konusu yapılıyor. Üstelik bu pazarlık, İzmirlinin mülkiyet hakkı üzerinden yürütülüyor. Adına protokol densin, uzlaşma densin; sonuç değişmiyor:
İzmirlinin malı küçülüyor, karşı tarafın payı büyüyor.
Sonra ne oluyor?
Aynı günlerde, Cemil Tugay çıkıp basın karşısında çok sert açıklamalar yapıyor:
“İzmir halkının malına el konulmasına izin vermeyeceğiz.”
Bu sözler, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün belediyenin fiilen kullandığı bazı binalar üzerindeki tapu işlemleriyle ilgili. Eski DGM binası, Egemenlik binası, Tepecik’teki eski gasilhane…
Başkan Cemil Tugay, bu işlemleri “ceberrut bir tavır”, “İzmir’in malına çökme” olarak nitelendiriyor ve hukuki mücadele vurgusu yapıyor.
Buraya kadar tamam.
Peki şu soru çok mu haksız?
İzmirlinin malı söz konusuysa, bu hassasiyet neden Basmane Çukuru’nda gösterilmiyor?
Oraya da ÇÖKME YOK MU?
CEBERRUT BİR TAVIR YOK MU?
ACELE OLARAK YASA VE YÖNETMELİĞE AYKIRI OYLANMADI MI?
Vakıflar bir işlem yaptığında “İzmir halkının malına el koyamazlar” deniyor.
Ama İzmirlinin göbeğindeki bir alan için, masa başında yapılan bir uzlaşmayla, kamu payının %30’a düşmesi normal mi kabul ediliyor?
Bu nasıl bir çelişkidir?
Bir yerde “İzmirlinin malı kutsaldır” deniyor,
bir başka yerde “iyi niyet” denilerek İzmirlinin malı paylaşılıyor.
Yoksa Basmane Çukuru HARAM MI?
Daha da önemlisi şu:
Basmane Çukuru’nda yapılanın adı her ne kadar “satış” olmasa da, sonuç tasarruftur. Mülkiyetin değeri, geleceği ve kullanım hakkı üzerinde İzmirlinin payı azalıyor. Hukukta isimler değil, sonuçlar önemlidir.
Cemil Tugay yoksa siz İzmir halkını saf mı sanıyorsunız?
İzmirli kim gerçekten malına sahip çıkıyor, kim “koruyor gibi yapıp” paylaştırıyor, bunu ayırt edecek akla da hafızaya da sahiptir.
Eğer bir yerde %70’ten vazgeçmeye razı olunuyorsa,
başka bir yerde “İzmir’in malına el koyamazlar” demenin inandırıcılığı sorgulanır.
İzmirlinin malı bir bütündür.
Parça parça savunulmaz, işine gelince sahip çıkılmaz.
Ya gerçekten korursun,
ya da koruyor gibi yapmazsın!
Bilmem anlata bildim mi Sn. Tugay?
Ben anlattım da siz anlayabildiniz mi?



