1. Haberler
  2. Diğer
  3. Memleket Meselesi

Memleket Meselesi

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugün televizyonda bir röportajda bir beyefendi, “Ben 85 yaşındayım, böyle bir ekonomiyi daha önce görmedim.” diyordu. Haklı, evet; ama konu sadece ekonomi değil ki. 2002 yılında “3 Y” engellenecek ve Avrupa Topluluğu’na girecektik: Yolsuzluk, yoksulluk ve yasakların olmadığı demokratik bir ülke vaat ediliyordu. Şimdi nerelere geldik? Adalet kayboldu, ahlaksızlık sıradanlaştı. Yoksulluk yaygınlaştı, yasaklar her yerde, her şeyde. Sanayici olmak cesaret istiyor; hem maliyetlerin yüksekliğinden hem de pazarın dengesizliğinden.

Memlekette gelir dağılımı dengesi hiçbir zaman tam adil olmadı; ama 1999 yılı öncesinde alım gücü yüksek, çalıştığında evini alabilen, kısaca daha zengin bir millet vardı. 1999 yılında deprem sonrası konulan dolaylı geçici vergileri devlet çok sevdi ve kalıcı hâle getirerek kendisini zenginleştirdi; ama halk fakirleşti. Zengin olan devlet, aldığı vergileri adil dağıtmadı, yatırıma kaydırmadı. İktidar, ek vergilerle de kalanı aldı.

Bu iktidar, diğer iktidarların yaptığı gibi kendi zenginini yarattı.

Bizim ülkenin diğer bir özelliği de kamu malının diğer ülkelere göre çok fazla olmasıydı. Padişahın olan bu varlıklar, Cumhuriyet ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne geçti. Kamu malı denilen alt ve üst zenginlikler, Cumhuriyet dönemi fabrikaları kamu yararına kullanılmadan; madenler, fabrikalar ve değerli araziler kamu yararı gözetilmeksizin özelleştirildi. Elde kalan birkaç köprü ve otoyol da yakında 25 yıllığına devredilecek.

Yapılan uluslararası sözleşmeler ile çok pahalı yap-işlet-devret modelleri geliştirildi. Şehir hastaneleri ve benzeri projelerle sadece bugüne değil, çocukların geleceğine de ipotek konuldu.

Eğitim kalitesi düştü. Ortak sınavlardaki soruların çalınması gibi skandallar yaşandı. Liyakat yok edildi. İşsizlik oranı yükseldi.

“Halkı yaşat ki devlet yaşasın” şiarı unutuldu.

Tablo iç açıcı değil. Ne zaman erken seçim olacağı belli değil; son günlerde Kasım 2027 tarihi konuşulmaya başlandı.

Peki demokrat, liberal, sosyalist, komünist, milliyetçi ama Atatürk’ü seven kişiler ne yapıyor? Bölünmüş şekilde, cılız bir sesle muhalefet yapıyor. Ana muhalefet partisinin demokratik olmayan yapısıyla iktidarı devireceğine ve demokrasiyi getireceğine inanan bir toplum oluştu. Beklentilerini hep en azda tutan, “Hele bir iktidar değişsin, hele bir gelsinler.” diyerek sorunlarını sürekli öteleyen bir toplum. “Çalıyor ama çalışıyor.” sözü her daim sevildi.

Gücünün farkına varamayan, “Birlikten kuvvet doğar.” diyemeyen bir toplum olduk. Eğer halk, kudretinin damarlarındaki asil kandan geldiğine inanmaz ve bunu hatırlamazsa, Kasım 2027’deki seçim yine hayal kırıklığıyla sonuçlanacaktır. Öncelikle parti tüzüklerinin şeffaf ve demokratik olmasını sağlamak için çalışmalıdır bu halk; parti yöneticilerinin nasıl seçileceğini, ne kadar görevde kalacaklarını belirlemeli ve milletvekili adayları ile belediye başkan adaylarında ön seçimin vazgeçilmez olmasını sağlamalıdır.

Atatürk’ün vefatıyla ülke içine giren ve kolay işbirlikçiler bulan ABD’nin desteklediği partilerin öne çıkarıldığı bir tabloda, sol partilerin olağanüstü durumlarda bile %30 ve üzeri oy almakta zorlanması nedeniyle, tüm Atatürkçü partilerle seçim müttefikliği yapılmasını sağlayan, bir anlamda toplumsal mutabakatı oluşturacak şekilde organize olmalıdır bu halk. Böylelikle TBMM çoğunluğu kazanılmaya çalışılmalı; CHP’nin cumhurbaşkanı adayı konusundaki ısrarı yerine, yine toplumsal mutabakatla belirlenecek bir aday ile yarışa girilmelidir.

Bilinmelidir ki şu anda görevde olan tüm parti yöneticilerine geleceğimizi emanet etmek çok akıllıca değildir. Fikri hür, vicdanı hür nesiller görmek istiyorsak, bu toplumun fertleri olarak siyasetçileri yönlendirmeli, elimizi taşın altına koymalıyız. Bu da demokratik örgütlenme ile olacaktır.

Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Haldun ERTAN

10.02.2026

2
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Memleket Meselesi
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!