1. Haberler
  2. Diğer
  3. MESLEK FABRİKASI BİNASI KİME AİT ???

MESLEK FABRİKASI BİNASI KİME AİT ???

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Meslek Fabrikası, İzmir’in Konak İlçesi, Halkapınar Mahallesinde 1443 ada 7 sayılı parselde  4.370 m2 arsa  üzerinde bulunan bir binadır.

Tapu bilgilerine göre arsa üzerinde  belediye hizmet binası değil de, “kargir un fabrikası” bulunmaktadır!!!

Tapuda  kargir un fabrikası diye geçen yapı, Cumhuriyetin ilk yıllarında Tuzakoğlu Un Fabrikası unvanıyla anılmış olup,  1908’de Osmanlı vatandaşı olan

Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin

girişimleriyle inşa edilmiştir. Medyaya sunulan aşağıdaki belgeye göre bu arsa 6.4.1926 yılında 185 bin TL bedel karşılığında İzmir Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştır. Bu kamulaştırma işlemi ise o dönemin bakanlar kurulunca kabul edilip ve aşağıdaki belge ile teyidi yapılmıştır.

Un fabrikasını yaptıran Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin  isimlerinden hareketle Hıristiyan olduklarını söyleyebiliriz. Burada iki gayrimüslim vatandaş tarafından yapılmış bir fabrika söz konusudur.

AKP’liler tarafından medyaya bir tapu belgesi servis edilmiştir.  Aşağıda da görülebileceği üzere  bu tapu belgesi 8.10.2025 tarihinde düzenlenmiştir.

Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi isimli Osmanlı vatandaşları ise buradaki un fabrikasını 1908 yılında inşaa etmişlerdir.

Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi isimli iki Osmanlı vatandaşının kendilerine ait olmayan bir arsaya un fabrikası inşaa etmeleri bizce mümkün değildir. Bu arsanın Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’ye ait olma ihtimali ise bizce yüzde yüzdür. Kim gider de başkasına ait arsaya un fabrikası yapar ki? Bir de Osmanlının azınlık nüfusuna bağlı vatandaşların böyle alengirli işlere girişme ihtimali bizce son derece düşüktür.

Peki bu arsanın AKP’lilerin söylediği Beyazıt BABA Vakfı’na ait olma ihtimali nedir diye soracak olursanız bizce % 1 bile değildir. 

1908 – 2025 arasındaki  117 yıl geçtikten sonra düzenlenmiş bir tapu belgesine yaslanılmak istenilmesi bu arsanın Beyazıt Baba Vakfına ait olmadığının en büyük kanıtıdır.

Hangi vakıf 117 yıl bekledikten sonra bu arsa benim der ki? 117 yıl niye beklediniz diye sormazlar mı adama?

1908 yılında bu arsaya Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi tarafından un fabrikası yapıldığında bu vakfın mütevellisi (yönetimi) “Ne oluyor kardeşim, bu arsa bizim” demezler miydi?

Kaldı ki AKP’nin 8.10.2025 tarihinde düzenlettiği yukarıdaki tapu belgesinden önce de tapu bilgilerine göre bu parselde un fabrikası bulunduğu herkesçe bilinmektedir.  

AKP’nin medyaya servis ettiği yukarıdaki tapu belgesinin tapu dairelerinin işleyişini bilenler için hiçbir ehemmiyeti yoktur. Tapu Daireleri re’sen hareket etmezler. Bir kamu kurumu tapu dairesine bu arsa bize aittir diye bir yazı gönderirse, bu yazıya istinaden Tapu İdaresi tarafından yeni tapu belgesi  düzenlenebilir.   Tapu İdaresi, kamu kurumları tarafından gönderilen talimatların yerindeliğini ve haklılığını re’sen araştırmaz. Sadece gönderilen talimatın gereğini yapar.

Dolayısıyla, yukarıda sunulan tapu belgesinin hiçbir ehemmiyeti yoktur. Bu arsanın mülkiyeti bizce önce Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’ye aittir, onlardan Hazineye geçmiştir, ardından da İzmir Belediyesine geçmiştir.

Bugün itibariyle Meslek Fabrikası arsası ve üzerindeki bina İzmir BŞB’ne aittir.

Şu husus unutulmamalıdır, yarın bir kamu kurumu Tapu İdaresine “Halkapınar Mahallesinde 1443 ada 7 sayılı parselde  4.370 m2 arsa kurumumuza aittir” diye yazı gönderdiğinde Meslek Fabrikası arsasının sahibinin en son yazıyı gönderen kamu kurumu olacağı da unutulmamalıdır.

Bu arada bu arsaya ilişkin başka bazı şüpheli hususları da belirtmek durumundayız:

1)- Arsanın sahibi olduğu iddia edilen Beyazıt BABA Vakfı bir Bektaşi Vakfı mıdır? Bilindiği üzere ”Hace Bektaş-ı Veli ve diğer Bektaşi tekkeleri ve türbeleri ile ilgili vakıfların çoğu bu tarikata mensup kişilerce kurulmuştur. Özellikle Balım Sultan’la başladığı bilinen yeni bir teşkilatlanmaya göre adlandırılan makamlardaki “şeyh”, “dede-baba”, “baba” bazı şahsiyetlerle onların oğulları veya halifelerinin bu konuda başı çektiği görülür.”

“Bektaşiliğin ikinci devresini oluşturan Balım Sultan döneminde ise yönetimle ilgili en dikkat çekici gelişme, bütün Bektaşi tekke vakıflarının Hacı Bektaş Zaviyesinin idaresine bağlanmasıdır. Böylece Hacı Bektaş Zaviyesinin diğer zaviyelerin şeyh ve mütevelli tayinlerinde son sözü söyler duruma gelmesi sağlanmıştır. Belli kural ve kaidelere göre yapılan tâyin ve azillere hiçbir devlet yetkilisinin müdahalesi söz konusu olmamıştır.”

Osmanlı da bile hiçbir devlet yetkilisinin müdahalesine izin verilmeyen Bektaşi vakıflarına, bugünkü   Vakıflar Genel Müdürlüğü hiçbir şekilde müdahale edemez.

2)-Meslek Fabrikasına çökülmesinin asıl nedeni vakfı yönetmek değil de çok kıymetli arsasını ele geçirip satmak olabilir mi?

Meslek Fabrikası binasının arkasında ve bitişiğinde 50 (elli) katlı bir bulut delen bina yapılmıştır. Aynı şekilde meslek fabrikasının çevresinde birçok bulut delen bina yapılmış ve yapılmaktadır.

Yukarıdaki fotoğraflar incelendiğinde de görüleceği üzere Meslek Fabrikasının bulunduğu arsanın  çevresi çok katlı imar bölgesi içinde olup, bu bölge şerefiyesi son derece yüksek bir yerdir.

Fotoğrafların bizde yaptığı çağrışım vakıfçılık yapmak için değil de duygusal bağlarla meslek fabrikası arsasına çökülmek istendiği yönündedir.

3)-Vakıflar Genel Müdürlüğü gayrimüslim vakıflarına ait taşınmazları yönetebilir mi? Mevzuatları böyle bir girişime cevaz vermekte midir?

Meslek fabrikası arsası ve üzerindeki un fabrikasının asıl sahibi bizce önce Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’ye aittir, onlardan Hazineye, ardından da İzmir Belediyesine geçmiştir.

Hıristiyan oldukları isimlerinden anlaşılan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’den İzmir BŞB’ne geçen taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilmesi de mümkün değildir. Gayrimüslim vatandaşlara ait vakıfları, Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetemez ama denetleyebilir. Vakıflar Genel Müdürlüğünün kendi sitesinde bakın ne deniyor :

“Cemaat Vakıfları, Cumhuriyet öncesinde gayrimüslim Türk vatandaşlarının oluşturduğu hayır kurumlarıdır. 1936 yılında; düzenledikleri beyannameler ile Vakıflar Genel Müdürlüğündeki kütüğe tescil ve kayıtları yapılmıştır. Böylece, cemaatlere ait bu hayır kurumları “vakıf” olarak kabul edilmiştir.

5737 sayılı Vakıflar Kanununun 3. maddesine göre cemaat vakfı “Vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince tüzel kişilik kazanmış, mensupları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türkiye’deki gayrimüslim cemaatlere ait vakıflar” olarak tanımlanmıştır. Bu vakıflar, 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 4. maddesine göre ayrı ayrı özel hukuk tüzel kişisi olup; aynı kanunun 6. maddesine göre de kendi mensuplarının seçtiği yönetim kurulları tarafından yönetilirler.

Cemaat vakıfları yönetim kurulu kararıyla mal edinebilirler ve malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler. (Kira, intifa, üst hakkı vb.)

Cemaat vakıflarına başlangıçta özgülenen mal ve haklar, vakıf yönetiminin başvurusu üzerine, haklı kılan sebepler varsa, Denetim Makamının görüşü alınarak mahkeme kararı ile sonradan iktisap ettikleri mal ve hakları ise bağımsız ekspertiz kuruluşlarınca düzenlenecek rapora dayalı olarak vakıf yetkili organının kararı ile daha yararlı olanları ile değiştirilebilir veya paraya çevrilebilir.

Cemaat vakıflarına ait, kısmen veya tamamen hayrat olarak kullanılmayan taşınmazlar, vakıf yönetiminin talebi halinde Meclis kararıyla; aynı cemaate ait başka bir vakfa tahsis edilebilir veya vakfın akarına dönüştürülebilir.

Cemaat vakıfları Türkiye’deki diğer vakıflar gibi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından denetlenmektedir.”

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kendi internet sitesinde de belirtildiği üzere gayrimüslim vatandaşlara ait vakıfları Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetemez. Yönetmeye yetkili olmadığı taşınmazların mülkiyetini ele geçirmeye çalışması ise  bizce mümkün değildir.

4 -EMVAL-İ METRUKE SORUNU

“Başka Yörelere Nakledilen Kişilerin Terk Edilmiş Malları, Borçları ve Alacakları hk. 26 Eylül 1915 tarihli Kanunun” bazı maddeleri, 20 Nisan 1922 Tarihli “Terk Edilmiş Mallar Kanununun Muadil Kanun” kabul edilerek, bu konuda bazı düzenlemeler getirilmiştir.

15 Nisan 1922 tarihli Kanunun konumuzu ilgilendiren şu değişikliği çok önemlidir.

Vakıf malları ve gelirleri Vakıflar Hazinesi’ne, diğer taşınmaz malların Maliye Hazinesi’ne kayıtları yapılacağı belirtilmektedir.

Yukarıda belirtilen yasa değişikliği ile aşağıdaki belgeyi dikkatli bir şekilde incelediğimizde Meslek Fabrikası binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü ile hiçbir bağı ve bağlantısının bulunmadığı anlaşılacaktır.

“Tuzakoğlu’nun fabrikası ….. Maliye Vekaleti’nin 18 Mart 1926 tarih ve Emlak-i Milliyye Müdürriyeti 3491 sayılı tezkiresiyle vuku bulan teklifi üzerine, İcra Vekilleri Heyetinin 6 Nisan 1926 içtimaında tasvib ve kabul olunmuştur.”

Tuzakoğlu’nun fabrikası Maliye Hazinesine ait olduğu için Maliye Vekaleti tarafından satışa (kamulaştırmaya) sunulması teklif edilmiştir.

Meslek Fabrikası (Tuzakoğlu’nun fabrikası) şayet Evkaf (vakıflar) Vekaletine ait olsaydı, Bakanlar Kurulu kararında Evkaf Vekaletinin adı geçmesi gerekirdi.

Meslek Fabrikası (Tuzakoğlu’nun fabrikası) Maliye Hazinesine ait bir taşınmazdır. Maliye Hazinesi de burayı İzmir Belediyesine 6 Nisan 1926 tarihinde satmıştır. Bu durumu kanıtlayan resmi evrak ise yukarıdadır.

Meslek Fabrikası İzmir Büyükşehir Belediyesine aittir. Bu durumu kanıtlayan resmi evraklar ise yukarıda sunulmuştur.

brahim Naki AVŞAR (12.4.2026) Karşıyaka / İZMİR

25
mutlu
Mutlu
1
_zg_n
Üzgün
1
sinirli
Sinirli
1
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
MESLEK FABRİKASI BİNASI KİME AİT ???
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Gaze-temiz ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!